Mü'min Suresi 55. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 55/85
فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَـٰرِ
Fasbir inne va'dallahi hakkun vestagfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkar.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 55. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ederek tespih et!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Şimdi sen (Habibim) sabret. Çünkü Allahın va'di gerçekdir. Günahının yarlığanmasını iste. Akşam, sabah Rabbini hamd ile (tenzih ve) tesbih et.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sabret, Allah'ın va'di mutlaka gerçektir. Günahına da istiğfar et ve akşam sabah Rabbini övgü ile an.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O halde, sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi gerçektir. Hem günahından istiğfar et, sabah akşam Rabbine hamd ederek zikir ve ibadete devam et.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şu halde sen sabret. Gerçekten Allah'ın va'di haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
o halde sıkıntılara karşı sabırlı ol; çünkü, Allah'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir, günahların için bağışlanma dile ve Rabbinin şanını sabah akşam yücelt.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sen de sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabb'ini tesbih/tenzih et.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Suçların için bağışlanma dile. Akşam sabah[1] Rabb'ini hamd ile tesbih[2] et.
Tefsir / dipnot (2)
Sürekli, gün boyu.
Bkz. 37:143. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, dirençli ol. Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Suçların için bağışlanma dile ve akşam-sabah övgülerle yücelterek Efendini an.
İbni Kesir
Şimdi sen; sabret, Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.
Gültekin Onan
Şu halde sen sabret. Gerçekten Tanrı'nın vaadi haktır. Günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.
Rowad Tercüme Merkezi
(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam ve sabah Rabbini hamt ile tesbih et.
Şaban Piriş
Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah akşam hamd ederek Rabbini tesbih/tenzih et.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) Şimdi sen sabret. Çünkü Allah’ın vaadi gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah Rabbini hamd ile tesbîh et.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına ve sana verdikleri eziyetlere sabret. Rabbinin sana yardım ve destek sözü, üzerinde şüphe olmayan bir hakikattir. Günahlarından dolayı bağışlanma dile. Sabah ve akşam Rabbini hamt ile tespih et.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَٱصْبِرْ | صبر | فاحبس نفسك عن الجزع. وأصل الصبر: الحبس، وكل من حبس شيئًا، فقد صبره. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| وَعْدَ | وعد | الوعد: الإلتزام بأمر إزاء الغير، ووعد الله هو الوعد الصدق الحق الذي لا شك فيه. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| حَقٌّ | حقق | الوعد الحق: الناجز الذي لا يتخلف، وذلك لأنه وصف لوعد الله. | |||
| وَٱسْتَغْفِرْ | غفر | استغفر الله: اطلب العفو والمغفرة من الله. | |||
| لِذَنبِكَ | ذنب | الذنب: الإثم، والمحرم من الفعل. | |||
| وَسَبِّحْ | سبح | تسبيح الله: تقديسه وتنزيهه عن كل ما لا يليق به، وذكره. | |||
| بِحَمْدِ | حمد | سبح بحمد ربك: سبحه مثنيا عليه بتمجيده وتعظيمه. | |||
| رَبِّكَ | ربب | إلهك المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| بِٱلْعَشِيِّ | عشو | العشي: آخر النهار وهو الوقت من زوال الشمس إلى المغرب أو من الأصيل الى المغرب. | |||
| وَٱلْإِبْكَٰرِ | بكر | الإبكار: أول النهار إلى طلوع الشمس. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّ} حرف غنة مشدد. وفي الوقف على {حَقٌّ} قلقلة في القاف {لِذَنْبِكَ}. إقلاب. وفي باء {وَالْإِبْكَارِ} قلقلة. ويراعى ترقيق الكاف، وكذا حرف المد بعدها، مع تفخيم الراء وقفًا، وهى مرققة وصلًا لأنها مكسورة.