Rûm Suresi 60. Ayet
Roma · Mekke · Sure 30 · Ayet 60/60
فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ ۖ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ
Fasbir inne va'dallahi hakkun ve la yestahıffennekellezine la yukınun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Rûm Suresi 60. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şimdi sen sabret, çünkü Allahın va'di muhakkak haktır ve sakın iykanı olmıyanlar seni hafifliğe sevk etmesinler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın va'di mutlaka haktır. Ve sakın kesin imanı olmayanlar seni hafifliğe sevketmesin!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sen (habibim) şimdi sabret. Şübhe yok ki Allahın va'di hakdır. (Buna) kat'i inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafifliğe götürmesin (ler).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sabret, Allah'ın va'di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telaşa düşürmesin.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
O halde sabret! Çünkü Allah'ın vadi kesindir. Sakın ona inanmayanlar seni paniğe düşürmesin, seni dayanıksız bulmasın ve seni endişelendirmesinler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Öyleyse sen sabret; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O halde sıkıntılara göğüs ger: Allah'ın (Kıyamet Günü ile ilgili) vaadi kesinlikle doğrudur. Öyleyse, tam bir iç tatminine ulaşamayanların senin zihnine şüphe tohumları ekmelerine izin verme!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Öyleyse sen, sabret, kuşkusuz Allah'ın vaadi haktır. Gerçeği göremeyenler sakın seni hafife almasınlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Öyleyse sabret, kuşkusuz Allah'ın verdiği söz kesindir. Sakın ha! İman etmeyenler seni gevşetmesinler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Artık, dirençli ol. Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Kesin bilgiyle inanmayanlar, seni şapşal yerine koymasın.
İbni Kesir
Sabret, şüphesiz ki Allah'ın vaadi haktır. Yakınen inanmayanlar seni hafifliğe itmesinler.
Gültekin Onan
Öyleyse sen sabret; şüphesiz Tanrı'nın vaadi haktır; kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp hafifliğe (veya gevşekliğe) sürüklemesinler.
Rowad Tercüme Merkezi
O halde sabret muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe sevk etmesin.
Şaban Piriş
Öyleyse sen sabret! Kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. İman etmeyenler sakın seni hafife almaya/gevşemeye sürüklemesin.
Ali Özek ve diğerleri
Bu itibarla (ey Muhammed!) sabret. Şüphe yoktur ki, Allah'ın vaadi haktır. İnanmayanlar, sakın seni sıkıntıya düşürüp gevşetmesin.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Resul!- Kavminin seni yalanlamasına sabret. Allah'ın sana yardım ve imkân sağlama vaadi şüphe barındırmayan bir gerçektir. Yeniden dirileceklerine inanmayanlar, seni acele etmeye ve sabrı terk etmeye itmesin.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَٱصْبِرْ | صبر | فاحبس نفسك عن الجزع. وأصل الصبر: الحبس، وكل من حبس شيئًا، فقد صبره. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| وَعْدَ | وعد | الوعد: الإلتزام بأمر إزاء الغير، ووعد الله هو الوعد الصدق الحق الذي لا شك فيه. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| حَقٌّ | حقق | الوعد الحق: الناجز الذي لا يتخلف، وذلك لأنه وصف لوعد الله. | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| يَسْتَخِفَّنَّكَ | خفف | لا يستخفنك: لا يستفزنك عن دينك. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| يُوقِنُونَ | يقن | يعلمون علماً صحيحاً لا شك فيه، ولا تردد |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
راء رقيقة لأنها ساكنة بعد كسر أصلى في كلمة وليس بعدها حرف استعلاء {إِنَّ}
غنة {حَقٌّ وَلَا} إدغام بغنة في التنوين مع الواو وصلًا. وفي الوقف على {حَقٌّ}
قلقلة قلقلة في القاف {وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ} في النون المشددة غنة.