Hûd Suresi 65. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 65/123
فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَـٰثَةَ أَيَّامٍ ۖ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ
Fe akaruha fe kale temetteu fi darikum selasete eyyam, zalike va'dun gayru mekzub.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 65. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Derken onu tepelediler, bunun üzerine dedi ki: Evinizde üç gün yaşayın ve işte bu bir va'd ki yalan çıkarılmamıştır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken onu tepeleyip öldürdüler. Bunun üzerine Salih onlara: "Evinizde üç gün yaşayın; işte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir!" dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Derken, onu, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine (Saalih) dedi ki: "Memleketinizde üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalanı çıkarılamayacak bir tehdiddir".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Fakat onu kesip devirdiler. (Salih) dedi ki: "Yurdunuzda üç gün yaşayın, (sonra mahvolacaksınız); bu, yalan olmayan bir uyarıdır!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: "Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı. Sonra helak olacaksınız. İşte hilafı olmayan kesin söz!" dedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bu (uyarıya) rağmen, hunharca boğazladılar onu. Bunun üzerine (Salih): "Artık (sadece) üç gün(ünüz) kaldı, barınaklarınızda eyleşecek" dedi, "bu (söylediğim) yalanlanamayacak bir yargıdır!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Deveyi kestiler. "Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir sözdür." dedi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Yine de onu kestiler.[1] "Yurdunuzda üç gün yaşayın.[2] Bu yalan olmayan bir uyarıdır." dedi.
Tefsir / dipnot (2)
Kesme anlamına gelen (A-K-R) kelimesi, kökünden kesmek, yok etmek, köksüz bırakmak, kısır anlamlarına gelmektedir. Dişi devenin kesilmesinin bu kelimeyle ifade edilmesi halka ait bir imkanın yok edilmesini de çağrıştırmaktadır.
Kısacık bir zamanınız kaldı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yine de onu kestiler. Bunun üzerine, şöyle dedi: "Ülkenizde üç gün daha yararlanın bakalım. İşte bu, yalanlanamayacak bir sözdür!"
İbni Kesir
Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman: Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu; yalanlanmayacak bir sözdür, dedi.
Gültekin Onan
Fakat onu öldürdüler. (Salih) Dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaaddir."
Rowad Tercüme Merkezi
Derken deveyi kestiler. Salih, dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helâk olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”
Şaban Piriş
Deveyi kestiler. Ancak üç gün daha yurdunuzda yaşarsınız, bu yalanlanmayacak bir vaattir dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Fakat Semûd kavmi o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Sâlih dedi ki: «Yurdunuzda üç gün daha yaşayın (sonra helâk olacaksınız)!» Bu söz, yalanlanamayan bir tehdit idi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yalanlamada ileri giderek deveyi kestiler. Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Deveyi kestikten sonra (helak edilmeden önce) size verilen süre üç gündür. Sonra da Allah'ın azabı size gelir. Bundan sonra O'nun azabının gelmesi vadedilmiştir, kaçınılmaz ve yalan olmayan doğru bir sözdür.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَعَقَرُوهَا | عقر | فنحروها. | |||
| فَقَالَ | قول | فتكلم. | |||
| تَمَتَّعُوا | متع | إنعموا بما يزينه لكم الكفر من الشهوات. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| دَارِكُمْ | دور | الدار: المنزل المبني الذي يسكنه الناس. | |||
| ثَلَٰثَةَ | ثلث | العدد الواقع بعد الاثنين وقبل الأربعة. | |||
| أَيَّامٍ | يوم | جمع يوم، واليوم بوجه عام: من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| وَعْدٌ | وعد | وعد غير مكذوب: وعد ناجز لا بد من وقوعه. | |||
| غَيْرُ | غير | وردت أحيانا بمعنى"إلا"وأحيانا بمعنى"دون"وأحيانا صفة. | |||
| مَكْذُوبٍ | كذب | غير مكذوب: ناجز لا بد من وقوعه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَعْدٌ غَيْرُ} إظهار حلقي في التنوين مع الغين {مَكْذُوبٍ} مد عارض للسكون،
والباء مقلقلة وقفًا وفي الكاف همس.