Sebe' Suresi 30. Ayet
Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 30/54
قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَـْٔخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ
Kul lekum miadu yevmin la teste'hirune anhu saaten ve la testakdimun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Sebe' Suresi 30. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: size bir gün miadı ki ondan bir saat geri de kalamazsınız, ileri de geçemezsiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Size va'd edilen bir gündür ki; ondan bir saat geri de kalamazsınız, ileri de geçemezsiniz."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki: "Size va'd olunan, öyle bir gündür ki siz ondan bir saat geri de kalamazsınız, (onun) berisine de geçemezsiniz".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Sizin için belirtilmiş bir gün vardır. Ondan ne bir sa'at geri kalırsınız, ne de ileri geçebilirsiniz."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(29-30) Bir de: "Eğer doğru söylüyorsanız vad ettiğiniz kıyamet ne zaman gerçekleşecek?" derler. De ki: "Sizinle öyle bir buluşma günümüz var ki ondan ne bir saat ileri geçebilirsiniz, ne de bir saat geri kalabilirsiniz.!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Sizin için belirlenmiş bir gün vardır ki, ondan ne bir an ertelenebilirsiniz, ne de (bir an) öne alınabilirsiniz."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
De ki: "Sizin için belli bir gün tayin edilmiştir, ondan tek bir an ne geri kalabilirsiniz, ne de onu geçebilirsiniz".
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Size verilen sözün bir günü vardır. Ondan bir saat geri de bırakılmazsınız, zamanı öne de alamazsınız.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
De ki: "Size yapılan uyarının bir zamanı vardır. Ondan, bir saat bile geri de kalmazsınız ileri de geçemezsiniz."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Sizin için, belirlenmiş bir gün vardır. Ne bir saat geri kalabilirsiniz ne de ileri geçebilirsiniz!"
İbni Kesir
De ki: Sizin için bir günün miadı vardır. Ondan bir an ne geri kalabilirsiniz, ne de öne geçebilirsiniz.
Gültekin Onan
De ki: "Sizin için belirlenmiş bir gün vardır ki, ondan ne bir an ertelenebilirsiniz, ne de (bir an) öne alınabilirsiniz."
Rowad Tercüme Merkezi
De ki: “Sizin vaat olunan bir gününüz vardır. Ondan ne bir an geri kalırsınız, ne de ileri geçersiniz.”
Şaban Piriş
De ki: Sizin için vaat edilmiş öyle bir gün vardır ki, siz ondan ne bir an geri kalır, ne de (bir an) öne geçebilirsiniz.
Ali Özek ve diğerleri
De ki: Size öyle bir gün vâdedilmiştir ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Azabın gelmesi hususunda acele edenlere de ki: "Sizin için belirli bir gün vadedilmiştir ki; siz ondan ne bir an geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz. İşte o gün; kıyamet günüdür."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُل | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| لَّكُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| مِّيعَادُ | وعد | الميعاد: الزمن الذي يتحقق فيه الموعود أو مكانه وهو هنا ميعاد يوم القيامة. | |||
| يَوْمٍ | يوم | المراد يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| لَّا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| تَسْتَءْخِرُونَ | أخر | لا تستأخرون: لا يتأخرون أو يؤخرون. | |||
| عَنْهُ | عن | عن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| سَاعَةً | سوع | جزء من الوقت لا يلحظ فيه التحديد. | |||
| وَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| تَسْتَقْدِمُونَ | قدم | لا تستقدمون: لا تتقدمون عليه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{قُلْ لَكُمْ مِيعَادُ} أدغمت لام الفعل {قُلْ} في لام {لَكُمْ} من غير غنة.
وفيها تماثل صغير. وفي الميمين من {لَكُمْ مِيعَادُ} إدغام تماثل صغير {يَوْمٍ
لَا} إدغام بغير غنة في التنوين مع اللام {سَاعَةً وَلَا} إدغام بغنة في التنوين
مع الواو.