Mü'minûn Suresi 83. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 83/118
لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَـٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Lekad vuıdna nahnu ve abauna haza min kablu in haza illa esatirul evvelin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'minûn Suresi 83. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yemin ederiz ki bize de, atalarımıza da bu, bundan evvel va'dolundu, bu eskilerin masallarından başka bir şey değil" dediler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yemin ederiz ki, bize de atalarımıza da bundan önce bu va'dolundu; bu eskilerin masallarından başka bir şey değil!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Andederiz ki bize de, atalarımıza da daha önce bu va'd olunmuşdur. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Andolsun bu tehdid bize de bizden önce atalarımıza da yapıldı. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(82-83) "Ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra biz dirilecekmişiz ha! Bize de, daha önce babalarımıza da bu vaad edilip durdu. Doğrusu bu dirilme işi, öncekilerin masallarından başka bir şey değil!" dediler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Gerçek şu ki, bize de, bizden önce atalarımıza da aynı şey vaad edilmişti! Eskilerin masallarından başka bir şey değil bu!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bu, bize ve babalarımıza daha önce de vaat edilen eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Ant olsun ki bize yapılan bu uyarı, daha önce atalarımıza da yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Gerçek şu ki, bize sözü verilen, daha önce atalarımıza da söylenmişti. Öncekilerin söylencelerinden başka bir şey değil bu!"
İbni Kesir
Andolsun ki biz, ve daha önce de atalarımız bununla tehdit edilmişti. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Gültekin Onan
"Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."
Rowad Tercüme Merkezi
Bu, bize ve atalarımıza daha önce de vadedilmişti. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.
Şaban Piriş
Bu, bize ve babalarımıza daha önce de vaat edilen eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Ali Özek ve diğerleri
Hakikaten, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bize ve daha önce de atalarımıza ölümden sonra diriltileceğimiz vadedilmişti. Biz, bu vaadin gerçekleşeceğini düşünmüyoruz. Bu; eskilerin boş sözlerinden ve yalanlarından başka bir şey değildir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| لَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| وُعِدْنَا | وعد | أخبرنا. | |||
| نَحْنُ | نحن | ضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا. | |||
| وَءَابَاؤُنَا | أبو | ووالدينا أو أجدادنا. والآباء بالمد: الوالدون الذكور، وعلى هذا يدخل فيها الأجداد. جمع أب وهو الوالد. | |||
| هَٰذَا | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| قَبْلُ | قبل | ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| إِنْ | إن | حرف نفي بمعنى "ما" النافية يعمل عمل "ليس". | |||
| هَٰذَا | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| أَسَٰطِيرُ | سطر | أساطير الأولين: خرافاتهم وأباطيلهم. | |||
| ٱلْأَوَّلِينَ | أول | الأمم السابقة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لَقَدْ} قلقلة {وَآبَاؤُنَا} مد متصل {مِنْ قَبْلُ} إخفاء حقيقي في النون مع
القاف {هَذَا إِلَّا} مد منفصل والهمزة والسين من {أَسَاطِيرُ} مرققتان.