لما

“لما” Kökü

Kur'an'da 165 yerde, 153 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 153).

Bakara Suresi, 17. ayet فَلَمَّا Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sır… Bakara Suresi, 33. ayet فَلَمَّا Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini b… Bakara Suresi, 89. ayet وَلَمَّا فَلَمَّا Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa,… Bakara Suresi, 101. ayet وَلَمَّا Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendi… Bakara Suresi, 214. ayet وَلَمَّا Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sa… Bakara Suresi, 246. ayet فَلَمَّا Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinde… Bakara Suresi, 249. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içers… Bakara Suresi, 250. ayet وَلَمَّا (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerim… Bakara Suresi, 259. ayet فَلَمَّا Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı öl… Âl-i İmrân Suresi, 36. ayet فَلَمَّا Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- … Âl-i İmrân Suresi, 52. ayet فَلَمَّا İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah y… Âl-i İmrân Suresi, 142. ayet وَلَمَّا Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ay… Âl-i İmrân Suresi, 165. ayet أَوَلَمَّا Onların (müşriklerin) başına (Bedir'de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud'da) sizin başınız… Nisâ Suresi, 77. ayet فَلَمَّا Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görm… Mâide Suresi, 117. ayet فَلَمَّا "Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a k… En'âm Suresi, 5. ayet لَمَّا Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kend… En'âm Suresi, 44. ayet فَلَمَّا Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık.… En'âm Suresi, 76. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle … En'âm Suresi, 77. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu g… En'âm Suresi, 78. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "… A'râf Suresi, 22. ayet فَلَمَّا Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri görün… A'râf Suresi, 116. ayet فَلَمَّا (Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler… A'râf Suresi, 126. ayet لَمَّا "Sen sırf, Rabbimizin ayetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz… A'râf Suresi, 134. ayet وَلَمَّا Üzerlerine azap çökünce, "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı … A'râf Suresi, 135. ayet فَلَمَّا Fakat erişecekleri bir süreye kadar biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen yeminlerini bozarlar.… A'râf Suresi, 143. ayet وَلَمَّا فَلَمَّا فَلَمَّا Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana… A'râf Suresi, 149. ayet وَلَمَّا İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize… A'râf Suresi, 150. ayet وَلَمَّا Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabb… A'râf Suresi, 154. ayet وَلَمَّا Musa'nın öfkesi dinince (attığı) levhaları aldı. Onların yazısında Rableri için korku duyanlara bir … A'râf Suresi, 155. ayet فَلَمَّا Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bay… A'râf Suresi, 165. ayet فَلَمَّا Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmed… A'râf Suresi, 166. ayet فَلَمَّا Yasaklandıkları şeylerden vazgeçmeye yanaşmayınca da onlara "aşağılık maymunlar olun" dedik.… A'râf Suresi, 189. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İ… A'râf Suresi, 190. ayet فَلَمَّا Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusund… Enfâl Suresi, 48. ayet فَلَمَّا Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yo… Tevbe Suresi, 16. ayet وَلَمَّا Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksi… Tevbe Suresi, 76. ayet فَلَمَّا Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittil… Tevbe Suresi, 114. ayet فَلَمَّا İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı o… Yûnus Suresi, 12. ayet فَلَمَّا İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her ha… Yûnus Suresi, 13. ayet لَمَّا Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde… Yûnus Suresi, 23. ayet فَلَمَّا Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar… Yûnus Suresi, 39. ayet وَلَمَّا Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanl… Yûnus Suresi, 54. ayet لَمَّا (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fid… Yûnus Suresi, 76. ayet فَلَمَّا Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, "Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir" dediler.… Yûnus Suresi, 77. ayet لَمَّا Musa: "Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, if… Yûnus Suresi, 80. ayet فَلَمَّا Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.… Yûnus Suresi, 81. ayet فَلَمَّا Sihirbazlar atacaklarını atınca, Musa dedi ki: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boş… Yûnus Suresi, 98. ayet لَمَّا Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek meml… Hûd Suresi, 58. ayet وَلَمَّا Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtard… Hûd Suresi, 66. ayet فَلَمَّا (Helak) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle he… Hûd Suresi, 70. ayet فَلَمَّا Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce, onları yadırgadı ve onlardan dolayı içinde bir korku duydu.… Hûd Suresi, 74. ayet فَلَمَّا İbrahim'in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lut kavmi hakkında bizim (elçilerimiz)le tartışmay… Hûd Suresi, 77. ayet وَلَمَّا Elçilerimiz Lut'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.… Hûd Suresi, 82. ayet فَلَمَّا (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenm… Hûd Suresi, 94. ayet وَلَمَّا (Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık… Hûd Suresi, 101. ayet لَّمَّا Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bır… Hûd Suresi, 111. ayet لَّمَّا Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz Rabbin o… Yûsuf Suresi, 15. ayet فَلَمَّا Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf … Yûsuf Suresi, 22. ayet وَلَمَّا Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükafatlandırı… Yûsuf Suresi, 28. ayet فَلَمَّا Kadının kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınlar… Yûsuf Suresi, 31. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar iç… Yûsuf Suresi, 50. ayet فَلَمَّا Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kes… Yûsuf Suresi, 54. ayet فَلَمَّا Kral, "Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım", dedi. Onunla konuşunca dedi ki: "Şüphesiz b… Yûsuf Suresi, 59. ayet وَلَمَّا Yusuf, onların yüklerini hazırlatınca dedi ki: "Sizin baba bir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor… Yûsuf Suresi, 63. ayet فَلَمَّا Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi (Bünyamin'… Yûsuf Suresi, 65. ayet وَلَمَّا Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne ister… Yûsuf Suresi, 66. ayet فَلَمَّا Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına s… Yûsuf Suresi, 68. ayet وَلَمَّا Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şe… Yûsuf Suresi, 69. ayet وَلَمَّا Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin ol… Yûsuf Suresi, 70. ayet فَلَمَّا Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı ş… Yûsuf Suresi, 80. ayet فَلَمَّا Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: … Yûsuf Suresi, 88. ayet فَلَمَّا Bunun üzerine (Mısır'a dönüp) Yusuf'un yanına girdiklerinde, "Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlı… Yûsuf Suresi, 94. ayet وَلَمَّا Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yusuf'un kokusunu alıyor… Yûsuf Suresi, 96. ayet فَلَمَّا Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından… Yûsuf Suresi, 99. ayet فَلَمَّا (Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın irade… İbrâhîm Suresi, 22. ayet لَمَّا İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz v… Hicr Suresi, 61. ayet فَلَمَّا (61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersi… İsrâ Suresi, 67. ayet فَلَمَّا Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Al… Kehf Suresi, 59. ayet لَمَّا İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etm… Kehf Suresi, 61. ayet فَلَمَّا Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp g… Kehf Suresi, 62. ayet فَلَمَّا Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı… Meryem Suresi, 49. ayet فَلَمَّا İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her biri… Tâhâ Suresi, 11. ayet فَلَمَّا Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"… Enbiyâ Suresi, 12. ayet فَلَمَّا Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.… Furkân Suresi, 37. ayet لَّمَّا Nuh kavmini de, Peygamberleri yalanladıkları vakit suda boğduk. Onları insanlara bir ibret yaptık ve… Şuarâ Suresi, 21. ayet لَمَّا "Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de be… Şuarâ Suresi, 41. ayet فَلَمَّا Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükafat var mı?" dedile… Şuarâ Suresi, 61. ayet فَلَمَّا İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.… Neml Suresi, 8. ayet فَلَمَّا (Musa) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: "Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Alem… Neml Suresi, 10. ayet فَلَمَّا "Değneğini at." (Musa değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan… Neml Suresi, 13. ayet فَلَمَّا Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler… Neml Suresi, 36. ayet فَلَمَّا (Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile destekl… Neml Suresi, 40. ayet فَلَمَّا Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, ta… Neml Suresi, 42. ayet فَلَمَّا Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi v… Neml Suresi, 44. ayet فَلَمَّا Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süle… Kasas Suresi, 14. ayet وَلَمَّا Musa, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik ede… Kasas Suresi, 19. ayet فَلَمَّا Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi,… Kasas Suresi, 22. ayet وَلَمَّا (Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.… Kasas Suresi, 23. ayet وَلَمَّا Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yan… Kasas Suresi, 25. ayet فَلَمَّا Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini… Kasas Suresi, 29. ayet فَلَمَّا Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz bura… Kasas Suresi, 30. ayet فَلَمَّا Musa, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: "Ey… Kasas Suresi, 31. ayet فَلَمَّا "Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, a… Kasas Suresi, 36. ayet فَلَمَّا Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz ge… Kasas Suresi, 48. ayet فَلَمَّا Onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" de… Ankebût Suresi, 31. ayet وَلَمَّا Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, … Ankebût Suresi, 33. ayet وَلَمَّا Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düşt… Ankebût Suresi, 65. ayet فَلَمَّا Gemiye bindikleri zaman dini Allah'a has kılarak O'na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı … Ankebût Suresi, 68. ayet لَمَّا Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine geldiğinde, gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Ce… Lokmân Suresi, 32. ayet فَلَمَّا Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar… Secde Suresi, 24. ayet لَمَّا Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderle… Ahzâb Suresi, 22. ayet وَلَمَّا Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. All… Ahzâb Suresi, 37. ayet فَلَمَّا Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimse… Sebe' Suresi, 14. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt g… Sebe' Suresi, 33. ayet لَمَّا Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz k… Sebe' Suresi, 43. ayet لَمَّا Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerde… Fâtır Suresi, 42. ayet فَلَمَّا Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üz… Yâsîn Suresi, 32. ayet لَّمَّا Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.… Sâffât Suresi, 102. ayet فَلَمَّا Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazl… Sâffât Suresi, 103. ayet فَلَمَّا (103-104) Nihayet her ikisi de (Allah'ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üs… Sâd Suresi, 8. ayet لَّمَّا (6-8) İçlerinden ileri gelenler, "Gidin, ilahlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Bi… Mü'min Suresi, 25. ayet فَلَمَّا Musa onlara tarafımızdan gerçeği getirince, "Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadın… Mü'min Suresi, 66. ayet لَمَّا De ki: "Rabbimden bana apaçık deliller gelince, Allah'ı bırakıp da taptıklarınıza tapmam bana yasakl… Mü'min Suresi, 83. ayet فَلَمَّا Peygamberleri onlara apaçık deliller getirince, sahip oldukları bilgi ile şımardılar (ve onları alay… Mü'min Suresi, 84. ayet فَلَمَّا Azabımızı gördükleri zaman, "Yalnız Allah'a inandık; O'na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkar ett… Mü'min Suresi, 85. ayet لَمَّا Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkınd… Fussilet Suresi, 41. ayet لَمَّا Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkar edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir. Şüphesiz o, çok de… Şûrâ Suresi, 44. ayet لَمَّا Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zalimlerin, … Zuhruf Suresi, 30. ayet وَلَمَّا Fakat kendilerine Hak gelince, "Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkar ediyoruz" dediler.… Zuhruf Suresi, 35. ayet لَمَّا (34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık… Zuhruf Suresi, 47. ayet فَلَمَّا (Musa) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar!… Zuhruf Suresi, 50. ayet فَلَمَّا Fakat biz onlardan azabı kaldırınca bir de bakmışsın sözlerinden dönüyorlar.… Zuhruf Suresi, 55. ayet فَلَمَّا Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.… Zuhruf Suresi, 57. ayet وَلَمَّا Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir de… Zuhruf Suresi, 63. ayet وَلَمَّا İsa, apaçık mucizeleri getirdiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığ… Ahkâf Suresi, 7. ayet لَمَّا Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur'an) iç… Ahkâf Suresi, 24. ayet فَلَمَّا O azabı vadilerine doğru yayılan bir bulut olarak gördüklerinde, "Bu, bize yağmur getiren bir bulutt… Ahkâf Suresi, 29. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince bir… Hucurât Suresi, 14. ayet وَلَمَّا Bedeviler "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. (Öyle ise, "iman ettik" demeyin.) "Fakat boy… Kâf Suresi, 5. ayet لَمَّا Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir haldedirler.… Haşr Suresi, 16. ayet فَلَمَّا Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkar et" der; insan in… Saf Suresi, 5. ayet فَلَمَّا Hani Musa kavmine, "Ey kavmim! Allah'ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz halde, … Saf Suresi, 6. ayet فَلَمَّا Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı d… Cuma Suresi, 3. ayet لَمَّا (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak g… Tahrîm Suresi, 3. ayet فَلَمَّا فَلَمَّا Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip… Mülk Suresi, 27. ayet فَلَمَّا Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkar edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, "İşte bu, (alaylı… Kalem Suresi, 26. ayet فَلَمَّا Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.… Kalem Suresi, 51. ayet لَمَّا Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (S… Hâkka Suresi, 11. ayet لَمَّا (11-12) Şüphesiz, (Nuh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için … Cin Suresi, 13. ayet لَمَّا "Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur'an'ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hak…