Kasas Suresi 25. Ayet

Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 25/88

فَجَآءَتْهُ إِحْدَىٰهُمَا تَمْشِى عَلَى ٱسْتِحْيَآءٍ قَالَتْ إِنَّ أَبِى يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ أَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَا ۚ فَلَمَّا جَآءَهُۥ وَقَصَّ عَلَيْهِ ٱلْقَصَصَ قَالَ لَا تَخَفْ ۖ نَجَوْتَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Fe caethu ıhdahuma temşi alestihyain, kalet inne ebi yed'uke li yecziyeke ecra ma sekayte lena, fe lemma caehu ve kassa aleyhil kasasa kale la tehaf, necevte minel kavmiz zalimin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, "Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor" dedi. Musa, onun (Şu'ayb'ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu'ayb, "Korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Derken o ikinin birisi bir edeb-ü haya üzere yürüyerek ona geldi, "babam seni da'vet ediyor bize su çekiverdiğin ecrini sana ödemek için" dedi bunun üzerine varıp ona kıssayı anlatınca, korkma, dedi, kurtuldun o kavmden, o zalimlerden

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona gelip: "Babam, bize su çekivermenin ücretini ödemek için seni çağırıyor." dedi. Bunun üzerine varıp ona başından geçeni anlatınca o: "Korkma, kurtuldun o zalim topluluktan!" dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Derken o iki (kadın) dan biri utana utana yürüyerek ona geldi. "Babam, dedi, biz (im sürümüz) ü sıvardığının ücretini sana ödemek için seni çağırıyor". Bunun üzerine (Muusa) ona gidib kendisine kıssayı anlatınca o: "Korkma, dedi, o zalimler güruhünden kurtuldun".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Derken o iki kızdan biri utana utana yürüyerek ona geldi: "Babam seni çağırıyor, bizim için (hayvanları) sulamanın ücretini verecek," dedi. (Musa), o (kızların babaları)na gelip (başından geçen) hikayeyi anlatınca o: "Korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Az sonra o iki kızdan biri utangaç bir tavırla yürüyerek çıkageldi ve "Bize sunduğun suvarma hizmetinin ücretini vermek üzere babam seni davet ediyor." dedi. Musa onun yanına girip başından geçen olayları anlatınca o zat: "Endişe etme, o zalimlerin elinden artık kurtuldun!" dedi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Az sonra o iki (kız)dan biri, utana sıkıla çıkageldi ve "(Hayvanlarımızı) sulamana karşılık ücret ödemek için babam seni çağırıyor" dedi. (Musa) onun yanına varınca, başından geçenleri ona anlattı. Beriki: "Korkma!" dedi, "Artık o zalim halkın elinden kurtulmuş bulunuyorsun!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Az sonra, iki kadından biri utana utana Musa'ya doğru yürüyüp geldi. -Babam bizim hayvanlarımızı sulamana karşılık sana ücret vermek için seni çağırıyor, dedi. Musa, onun yanına varınca başından geçenleri anlattı. O da: -Korkma, zalim kavimden kurtuldun. dedi.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Derken, iki kızdan biri utana utana Musa'ya geldi: "Babam, bizim yerimize sulamanın karşılığını vermek için seni çağırıyor." dedi. Musa, yanına vararak başından geçenleri anlattı. "Korkma! Zalimlerden kurtuldun." dedi.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Az sonra, o ikisinden birisi, utangaç bir biçimde yürüyerek Ona geldi. "Sulamana karşılık ücretini vermek için, babam seni çağırıyor!" dedi. Onun yanına geldiği zaman, Kısa Öyküsünü, Ona anlattı. "Korkma!" dedi; "Haksızlık yapanlar toplumundan artık kurtuldun!"

İbni Kesir

Derken, o kadınlardan biri, utana utana yürüyüp ona geldi: Babam, dedi, sana sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor. Ona gelince, başından geçeni anlattı. O da: Korkma; artık zalimler güruhundan kurtuldun, dedi.

Gültekin Onan

Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir" dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

İkisi gidince, babalarına onu haber verdiler. Babaları da onu davet etmesi için onlardan birini gönderdi. Kadın utana utana yürüyerek onun yanına geldi ve şöyle dedi: "Babam, bizim hayvanları sulamandan ötürü, ücretini ödeyerek ödüllendirmek amacıyla seni yanına davet ediyor.” Musa, o ikisinin babasının yanına gelip ona, başına gelenleri anlatınca, babaları sakinleştirmek için ona şöyle dedi: “Artık korkma! Sen, zalimler topluluğu olan Firavun ve ahalisinden kurtuldun. Şüphesiz onların Medyen şehrinde bir hükümdarlıkları yoktur. Sana burada bir eziyet edemezler.''

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَجَاءَتْهُجيأفأتته.
إِحْدَىٰهُمَاأحدواحدة منهما.
تَمْشِيمشيتسير.
عَلَىعلىحرف جر يدل على الحال.
ٱسْتِحْيَاءٍحييخجل واحتشام.
قَالَتْقولتكلمت مخاطبة.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
أَبِيأبووالدي.
يَدْعُوكَدعويناديك ويطلبك.
لِيَجْزِيَكَجزيليكافئك.
أَجْرَأجرجزاء وعوض.
مَاماحرف مصدري يؤول مع ما بعده بمصدر.
سَقَيْتَسقيسقيت لنا: أرويت غنمنا لأجلنا.
لَنَالاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
فَلَمَّالمالما: ظرفية بمعنى حينما.
جَاءَهُجيأأتاه.
وَقَصَّقصصقص: روى وحكى.
عَلَيْهِعلىعلى: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية.
ٱلْقَصَصَقصصروايته وحكايته مع فرعون وقومه.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
لَالاحرف نهي.
تَخَفْخوفالخوف: انفعال يبعث الفزع في النفس لتوقع مكروه.
نَجَوْتَنجوسلمت.
مِنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلْقَوْمِقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
ٱلظَّٰلِمِينَظلمالجائرين المتجاوزين للحد بالكفر أو الفسق أو نحوهما.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{فَجَاءَتْهُ} مد متصل، كذا {اسْتِحْيَاءٍ قَالَتْ} وفيها إخفاء حقيقي في

التنوين مع القاف. {إِنَّ} غنة، وفي دال {يَدْعُوكَ} قلقلة. كذا جيم

{لِيَجْزِيَكَ} و {أَجْرَ} وفي {فَلَمَّا} غنة، ومد طبيعي {جَاءَهُ} مد متصل. وفي

الهاء مد صلة قصيرة وصلًا.