Ahkâf Suresi 29. Ayet
Kum Tepeleri · Mekke · Sure 46 · Ayet 29/35
وَإِذْ صَرَفْنَآ إِلَيْكَ نَفَرًا مِّنَ ٱلْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقُرْءَانَ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُوٓا۟ أَنصِتُوا۟ ۖ فَلَمَّا قُضِىَ وَلَّوْا۟ إِلَىٰ قَوْمِهِم مُّنذِرِينَ
Ve iz sarefna ileyke neferen minel cinni yestemiunel kur'an, fe lemma hadaruhu kalu ensıtu, fe lemma kudıye vellev ila kavmihim munzirin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ahkâf Suresi 29. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir de şu vaktı anlat ki: Cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana sevketmiştik, bu suretle vakta ki ona hazır oldular, susun dinleyin dediler, sonra bitirildiği vakıt da döndüler, inzar etmek üzere kavımlarına gittiler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Yadet o zamanı ki cinlerden bir taaifeyi Kur'an dinlemeleri için sana (doğru) çevirmişdik. İşte bunlar onun huzuuruna gelince (birbirine) "Susun (dinleyin)" demişler, (okunması) bitirilince de (kendilerini azab ile) korkutmıya me'mur olarak kavmlerine dönmüşlerdi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine): "Susun, (dinleyin)" dediler. (Okuma) Bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler:
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Hani Biz bir vakit cinlerden bir takımını Kur'an dinlemeleri için sana göndermiştik. Kur'an'ı işitip dinleyecek yere gelince birbirlerine: "Susun, dinleyin!" dediler. Okuma tamamlanınca kendi toplumlarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hani (ey Muhammed!) Biz bir grup tanınmayan/bilinmeyen varlığı, Kuran'ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve o(nun mesajları)nı fark eder etmez de (birbirlerine) "Sessizce dinleyin!" demişler ve (okuma) bittiğinde kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Hani, cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yöneltmiştik. Onun yanına gelince "susun!" demişler. (Okuma) tamamlanınca kavimlerine uyarıcı olarak dönmüşler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bir grup cinni[1] Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Tefsir / dipnot (1)
Tanımadığın, yabancı bir topluluktan kimseleri; yabancı bir heyet. Cinn, ontolojik bir varlık olmanın yanı sıra yabancı, tanımadık, bilinmeyen kimseler demektir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kur'an'ı dinlemeleri için, cinlerden bir kümeyi sana yönlendirmiştik. Ona hazır olduklarında, şöyle dediler: "Sessizce dinleyin!" Sonra bitirildiğinde, kendi toplumlarına uyarıcılar olarak döndüler.
İbni Kesir
Hani Kur'an dinlesinler diye sana cinlerden bir taife yöneltmiştik. Hazır olunca demişlerdi ki: Susun. Kur'an tamam olunca da her biri birer uyarıcı olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
Gültekin Onan
Hani cinlerden birkaçını, Kuran dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Rowad Tercüme Merkezi
Hani cinlerden bir grubu, Kur’an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur’an'ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine); "Susup, dinleyin!" demişler, Kur'an'ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
Şaban Piriş
Hani, cinlerden bir grubu Kur’an’ı dinlesinler diye sana yöneltmiştik. Onun yanına gelince “Susun!” demişler, (Okuma) tamamlanınca kavimlerine uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Ali Özek ve diğerleri
Hani cinlerden bir grubu, Kur’an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur’an'ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine) «Susun» demişler, Kur'an'ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Hani cinlerden bir grubu, sana indirilen Kur’an'ı dinlemeleri için yöneltmiştik. Onlar; Kur’an'ı dinlemeye hazır olunca birbirlerine şöyle dediler: "Susun ki, onu güzelce dinleyelim." Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur'an okumayı bitirince, bu Kur'an'a iman etmezlerse, Allah'ın kendilerini uğratacağı azabı ile uyarmak üzere kavimlerine dönmüşlerdi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَإِذْ | إذ | إذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي. | |||
| صَرَفْنَا | صرف | صرفنا إليك نفرا: وجهناهم إليك. | |||
| إِلَيْكَ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| نَفَرًا | نفر | رهطا أو عشيرة. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْجِنِّ | جنن | عالم مستتر لا يرى. | |||
| يَسْتَمِعُونَ | سمع | يصغون. | |||
| ٱلْقُرْءَانَ | قرأ | القرآن: كتاب الله المعجز الذي أنزله على رسوله محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| فَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| حَضَرُوهُ | حضر | شهدوه. | |||
| قَالُوا | قول | تكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| أَنصِتُوا | نصت | اسكنوا واسمعوا. | |||
| فَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| قُضِيَ | قضي | أتم. | |||
| وَلَّوْا | ولي | ولوا إلى قومهم: اتجهوا إليهم. | |||
| إِلَىٰ | إلى | حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| قَوْمِهِم | قوم | جماعتهم. | |||
| مُّنذِرِينَ | نذر | معلمين ومبلغين ومحذرين من العقاب. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
يراعى عدم إدغام الذال في الصاد من {وَإِذْ صَرَفْنَا إِلَيْكَ}
وفيها مد منفصل {نَفَرًا مِنَ} إدغام بغنة {الْجِنِّ} غنة {فَلَمَّا} غنة في الميم
{قَالُوا أَنْصِتُوا} مد منفصل، وإخفاء حقيقي، {فَلَمَّا} غنة في الميم
{قَوْمِهِمْ مُنْذِرِينَ} إدغام تماثل صغير. يليه إخفاء حقيقي، ومد عارض للسكون
وقفًا.