Kasas Suresi 19. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 19/88
فَلَمَّآ أَنْ أَرَادَ أَن يَبْطِشَ بِٱلَّذِى هُوَ عَدُوٌّ لَّهُمَا قَالَ يَـٰمُوسَىٰٓ أَتُرِيدُ أَن تَقْتُلَنِى كَمَا قَتَلْتَ نَفْسًۢا بِٱلْأَمْسِ ۖ إِن تُرِيدُ إِلَّآ أَن تَكُونَ جَبَّارًا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا تُرِيدُ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِينَ
Fe lemma en erade en yabtışe billezi huve aduvvun lehuma kale ya musa e turidu en taktuleni kema katelte nefsen bil emsi in turidu illa en tekune cebbaren fil ardı ve ma turidu en tekune minel muslihin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 19. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Deyip de o ikisinin bir düşmanı olan herifi yakalayıvermek isteyince: ya Musa dedi: dün bir adamı öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun, ara düzelticilerden olmak istemeyip de yer yüzünde bir zorba mı olmak istiyorsun
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince o: "Ey Musa! Dün bir adamı öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen yalnızca yeryüzünde bir zorba mı olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyor musun?" dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Derken (Musa) ikisinin de düşmanı olan birini yakalamak isteyince (onun bu hareketinin kendisine müteveccih olduğunu sanan istimdada) dedi ki: "Musa, dün bir canı öldürdüğün gibi (şimdi) beni de mi öldürmek istiyorsun?! Ara buluculardan olmayı arzu etmiyorsun da bu yerde ille yaman bir zorba olmak istiyorsun sen"!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Nihayet (Musa) ikisinin de (kendisinin ve yardım isteyenin) düşmanı olan adamı yakalamak isteyince o dedi ki: "Ey Musa, dün bir canı öldürdüğün gibi şimdi de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arabuluculardan olmak istemiyorsun."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bununla beraber Musa, hem kendisinin hem de soydaşının hasmı olan adamı tutup onları ayırmak isterken soydaşı (kendisini yakalayacağını sanarak):"Ne o, Musa!" dedi, "dün bir adam öldürdüğün yetmemiş gibi bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Senin tek isteğin ülkede bir zorba olmaktır, asla ıslah etmek, ara bulmak istemiyorsun."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonunda ikisinin de düşmanı olan (adam)ı yakalamak isterken (adam ona) dedi ki: "Ey Musa dün birini öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden olmak istemiyorsun."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bununla birlikte, yine de ikisinin de (ortak) düşmanı durumundaki kişiyi tam yakalamak üzereyken, bu sonraki: "Ey Musa!" dedi, "Dün öldürdüğün adam gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Senin tek amacın, haksızlıkları düzelten biri olmak değil, ülkenin başına zorba kesilmek!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Musa, kendilerinin düşmanı olan kimseyi yakalamak isteyince: -Ey Musa, dün birisini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen, ıslah edenlerden olmayı değil, ülkede bir zorba olmayı istiyorsun, dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İkisinin de düşmanı olan adamı yakalamak istediğinde: "Ey Musa! Dün öldürdüğün kimse gibi beni de mi öldürmek istiyorsun? Sen yalnızca yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arayı düzelticilerden olmak istemiyorsun." dedi.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sonunda, ikisinin de düşmanı olanı yakalamak isteyince, şöyle dedi: "Ey Musa! Dün birisini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek istiyorsun; öyle mi?" "Sen, haksızlıkları düzeltenlerden değil, yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun!"[319]
Tefsir / dipnot (1)
Musa peygamberin ikinci kez kavga etmesi, Tevrat ve İncil ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Mısır'dan Çıkış 2:13,14; "Ertesi gün gittiğinde, iki İbraninin kavga ettiğini gördü. Haksız olana ‘Niçin kardeşini dövüyorsun?' diye sordu. Adam, ‘Seni, başımıza yönetici ve yargıç olarak kim atadı? Mısırlıyı öldürdüğün gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun?" dedi. O zaman, Musa korktu ve ‘Bu iş ortaya çıkmış!' diye düşündü." İncil, Elçilerin İşleri 7:26-28; "Ertesi gün Musa, kavga eden iki İbraniyle karşılaşınca, onları barıştırmak istedi. ‘Efendiler; siz kardeşsiniz; niye birbirinize haksızlık ediyorsunuz?' Ne var ki, soydaşına haksızlık eden kişi, Musa'yı yana iterek ‘Seni, başımıza yönetici ve yargıç olarak kim atadı? Dün Mısırlıyı öldürdüğün gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun?' dedi."
İbni Kesir
Derken ikisinin de düşmanı olanı yakalamak isteyince: Ey Musa, dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmayı değil, yeryüzünde bir zorba olmayı istiyorsun, dedi.
Gültekin Onan
Sonunda ikisinin de düşmanı olan (adam)ı yakalamak isterken (adam ona) dedi ki: "Ey Musa dün birini öldürdüğün gibi, bugün de beni mi öldürmek istiyorsun? Sen yeryüzünde yalnızca bir zorba olmak istiyorsun, ıslah edicilerden olmak istemiyorsun."
Rowad Tercüme Merkezi
Mûsâ, ikisinin de düşmanı olan kimseyi tutup yakalamak isteyince: "Ey Mûsâ! Dün birisini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun?" dedi. "Sen, ıslah edenlerden olmayı değil, ülkede bir zorba olmayı istiyorsun." dedi.
Şaban Piriş
Musa, ikisinin de düşmanı olan kimseyi tutup, yakalamak isteyince: Ey Musa! Dün birisini öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? dedi. Sen, ıslah edenlerden olmayı değil, ülkede bir zorba olmayı istiyorsun, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o adam dedi ki: Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun? Sen, yeryüzünde ıslâh edicilerden olmak istemiyorsun da sadece bir zorba olmak istiyorsun.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Musa -aleyhisselam- kendisine ve İsrailoğulları'ndan olan kişiye düşman olan Kıpti'yi yakalamak istediği zaman, İsrailoğulları'ndan olan kişi; "Şüphesiz sen azgın birisin!" dediğini duyduğu Musa’nın, kendisini yakalamak istediğini zannederek Musa’ya: "Daha dün bir kişiyi öldürdüğün gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Sen, düşman olan kimselerin arasını ıslah eden kimselerden biri değil, ancak yeryüzünde insanları öldüren ve zulmeden zorba bir kimse olmak istiyorsun.” dedi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| أَنْ | أن | حرف مبني على السكون يفيد التوكيد. | |||
| أَرَادَ | رود | شاء. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| يَبْطِشَ | بطش | يأخذ بعنف. | |||
| بِٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول مبهم للمفرد للمذكر، صيغ ليتوصل به إلى وصف المعارف بالجمل، ولا يتم إلا بصلة، وأصله "لذي" فأدخل عليه الألف واللام، ولا يجوز أن ينزعا منه لتنكير. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| عَدُوٌّ | عدو | العدو: هو الباغض الكاره. وأصل العداوة: البغض والبعد وإنكار الحب. وسمي العدو عدواً: لما يخاف من ضرره. | |||
| لَّهُمَا | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ. | |||
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| يَٰمُوسَىٰ | — | موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور. | |||
| أَتُرِيدُ | رود | أترغب. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تَقْتُلَنِي | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| كَمَا | ما | مثلما. | |||
| قَتَلْتَ | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| نَفْسًا | نفس | النفس: الذات والروح أيضا. ونفس كل شيء، ذاته. | |||
| بِٱلْأَمْسِ | أمس | بالزمن الماضي. | |||
| إِن | إن | حرف نفي بمعنى "ما" النافية. | |||
| تُرِيدُ | رود | ترغب. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تَكُونَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| جَبَّارًا | جبر | متسلطا قاهرا. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي يعيش عليها الإنسان، وتطلق الكلمة على جزء منها كبير أو صغير، جمع:أرْضون وأرَضون وأراضٍ | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| تُرِيدُ | رود | ترغب. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تَكُونَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْمُصْلِحِينَ | صلح | المحسنين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَلَمَّا أَنْ} في الميم المشددة غنة، يليها مد منفصل {أَنْ يَبْطِشَ} إدغام
بغنة في النون مع الياء. والباء تقلقل {عَدُوٌّ لَهُمَا} إدغام بغير غنة في
التنوين مع اللام {يَامُوسَى أَتُرِيدُ} مد منفصل {أَنْ تَقْتُلَنِي} إخفاء حقيقي
في النون مع التاء، وفي القاف قلقلة {نَفْسًا بِالْأَمْسِ} إقلاب {إِنْ تُرِيدُ}
إخفاء حقيقي في النون مع التاء {إِلَّا أَنْ تَكُونَ} مد منفصل. يليه إخفاء حقيقي
في النون مع التاء