Kehf Suresi 62. Ayet
Mağara · Mekke · Sure 18 · Ayet 62/110
فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتَىٰهُ ءَاتِنَا غَدَآءَنَا لَقَدْ لَقِينَا مِن سَفَرِنَا هَـٰذَا نَصَبًا
Fe lemma caveza kale li fetahu atina gadaena lekad lekina min seferina haza nasaba.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kehf Suresi 62. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu suretle vakta ki geçtiler fetasına getir, dedi: Kuşluk yemeğimizi, hakikaten biz bu seferimizden yorgunluğa giriftar olduk
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu şekilde geçtikleri zaman genç hizmetçisine: "Getir kuşluk yemeğimizi; gerçekten biz bu yolculuğumuzda yorulduk." dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Vaktaki (oradan geçip gitdiler) Musa gene (adamın) a dedi ki: "Kuşluk yemeğimizi getir. Bu yolculuğumuzdan, andolsun, yorgun düşdük".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Orayı geçip gittiklerinde (Musa) uşağına: "Kahvaltımızı bize getir (de yiyelim), andolsun ki, bu yolculuğumuzdan (epey) yorgunluk çektik." dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Buluşma yerini farkına varmaksızın geçip gidince Musa yardımcısına:"Getir artık kahvaltımızı!" dedi, "Gerçekten bu seyahatimizde epey yorgun düştük."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Varmaları gereken yere gelip) geçtiklerinde (Musa) genç yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve biraz uzaklaştıktan sonra (Musa) yardımcısına: "Öğlen azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu, bu yolculuk bizi bir hayli yordu!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: -Yiyeceğimizi getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Epey bir mesafe aldıktan sonra, genç arkadaşına, "Yolculuğumuz nedeniyle iyice yorulduk, haydi sabah yemeğimizi getir." dedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Geçtikten sonra, genç yardımcısına, şöyle dedi: "Öğle yemeğimizi çıkar. Gerçek şu ki, bu yolculuktan yorulduk!"
İbni Kesir
Oradan uzaklaştıkları vakit Musa delikanlısına; azığımızı çıkar, bu yolculuğumuzdan andolsun ki yorgun düştük, dedi.
Gültekin Onan
(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk."
Rowad Tercüme Merkezi
O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: "Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük." dedi.
Şaban Piriş
O yeri geçtikleri zaman genç arkadaşına: Kahvaltımızı getir, bu yolculuğumuzda bir hayli yorgun düştük, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize. Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O yeri geçtikleri zaman Musa -aleyhisselam- hizmetçisine şöyle dedi: Kahvaltı yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzda çok aşırı yorulduk.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| جَاوَزَا | جوز | جاوزا المكان: خلفاه وبعدا عنه. | |||
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| لِفَتَىٰهُ | فتي | لخادمه يوشع بن نون. | |||
| ءَاتِنَا | أتي | أعطنا. | |||
| غَدَاءَنَا | غدو | الغداء: طعام الصباح الباكر، أو طعام الظهيرة. | |||
| لَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| لَقِينَا | لقي | وجدنا. | |||
| مِن | مِن | من السببية: حرف جر يفيد التعليل. | |||
| سَفَرِنَا | سفر | من سفرنا: على أثر المسافة التي قطعناها. | |||
| هَٰذَا | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| نَصَبًا | نصب | تعبا شديدا. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَلَمَّا} غنة، ومد طبيعي {آتِنَا} مد بدل، ومد طبيعي {غَدَاءَنَا}
مد متصل {لَقَدْ} قلقلة {مِنْ سَفَرِنَا} إخفاء حقيقي في النون مع السين، وفي
{نَصَبًا} مد عوض حالة الوقف.