Neml Suresi 44. Ayet

Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 44/93

قِيلَ لَهَا ٱدْخُلِى ٱلصَّرْحَ ۖ فَلَمَّا رَأَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَن سَاقَيْهَا ۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرْحٌ مُّمَرَّدٌ مِّن قَوَارِيرَ ۗ قَالَتْ رَبِّ إِنِّى ظَلَمْتُ نَفْسِى وَأَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمَـٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kile lehadhulis sarh, fe lemma raethu hasibethu lucceten ve keşefet an sakayha, kale innehu sarhun mumerradun min kavarir, kalet rabbi inni zalemtu nefsi ve eslemtu mea suleymane lillahi rabbil alemin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Köşke gir denildi ona, derken onu görünce derin bir su sandı ve paçalarından çemrendi, Süleyman, o dedi: mücella bir köşk, sırçadan, kadın ya rabb! dedi: hakıkaten ben evvel nefsime zulmetmişim, şimdi Süleymanın maıyyetinde teslim oldum Allaha, o rabbül'alemine

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona: "Köşke gir!" denildi. Derken (Melike) onu görünce derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman: "O parlak bir köşk, sırçadan!" dedi. Kadın: "Ey Rabbim, gerçekten ben önce nefsime zulmetmişim, şimdi Süleyman'ın maiyyetinde, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ona denildi ki: "Köşke gir". (Kadın) onu görünce, derin bir su sandı, iki ayağını aç (ıb sıva) dı. (Süleyman): "O, dedi, Hakıykaten sırçadan ma'mul, düzeltilmiş (ve şeffaf) bir açıklıkdır". (Kadın): "Ey Rabbim, hakıykat ben kendime yazık etmişim. Süleymanın maiyyetinde aalemlerin Rabbi olan Allaha teslim oldum (müslüman oldum.)" dedi.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ona: "Köşke gir!" dendi. Köşkü görünce zemini su sandı ve bacaklarını sıvadı. (Süleyman) "O, cilalı, şeffaf sırçadandır" dedi. (Kraliçe): "Rabbim, ben kendime zulmetmişim. (Artık) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum," dedi.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kraliçeye: "Buyurun, saraya girin" denildi. Sarayın eyvanını görünce, zemininde engin ve duru su olduğunu zannedip eteğini yukarı çekti. Süleyman: "Bu, sırçadan yapılmış şeffaf bir saraydır." Kraliçe:"Ya Rabbi, dedi, Ben (Sen'den başkasına ibadet etmekle) kendime zulmetmişim, şimdi ise Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbine teslim oluyorum."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk / zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Az sonra) ona: "Girin bu saraya!" dendi. Fakat sarayı görünce, (önünde) engin, duru bir su (var) sandı ve eteğini yukarı çekti. (Süleyman:) "Bu, zemini camla döşenmiş bir saraydır!" dedi. (Sebe Melikesi:) "Rabbim!" dedi, "(Senden başkasına kulluk etmekle) ben kendime yazık etmişim; fakat (şimdi) Süleyman'la beraber alemlerin Rabbi olan Allah'a yürekten boyun eğiyorum!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ona, "köşke gir!" denildi. Orayı görünce derin su sandı ve eteğini topladı. Süleyman: -Bu camdan yapılmış bir köşktür, dedi. Kadın da: -Rabbim, ben kendime zulmetmişim. Süleyman'la beraber evrenin sahibi Allah'a teslim oldum, dedi.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ona, "Köşke gir!" denildi. Köşkü görünce, onu[1] derin su sanarak bacaklarını sıvadı. Süleyman, "Bu billurdan döşenmiş şeffaf bir zemindir." dedi. Melike, "Rabb'im, ben kendime haksızlık ettim. Süleyman ile birlikte alemlerin Rabb'i olan Allah'a teslim oldum." dedi.

Tefsir / dipnot (1)

Zemindeki şeffaflığı.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ona, "Saraya gir!" denildiğinde, gördüğünü derin bir su sandı ve bacaklarını sıvadı. "Aslında, bu saray kristalden yapıldı!" dedi. Dedi ki: "Efendim! Kuşkusuz, kendime yazık ettim. Süleyman'ın yanında, Evrenlerin Efendisi Allah'a teslim oldum!"[314]

Tefsir / dipnot (1)

Allah'tan başka bir de ayrıca güneşe tapan Sebe toplumunun, sapkın inanışlarını bırakarak, Allah'a teslim olmayı kabul ettiği yukarıdaki ayetlerde bildirildikten sonra, Sebe toplumunun büyük çoğunluğunun, sapkın inanışlarını bırakmadığı ve bu nedenle Sebe ülkesinin büyük bir su baskınıyla yıkıma uğratıldığı 34:15-20 ayetlerinde bildirilmiştir. Sebe ülkesine egemen olan kadının Süleyman peygamberin görkemli sarayından etkilenmesi, Tevrat, II. Tarihler 9:1-4 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Sebe Kraliçesi, Süleyman'ın ününü duyunca, onu çetin sorularla sınamak için çok büyük bir kervanla; baharat ve çok miktarda altın ve değerli taşlar yüklü develerle Yeruşalim'e geldi. Aklından geçen her şeyi Süleyman'la konuştu. Süleyman'ın bilgeliğini, yaptırdığı sarayı, sofrasının zenginliğini, görevlilerinin oturup kalkışını, hizmetçilerinin ve sakilerinin giysilerini ve Rabbin evine çıktığı merdiveni gören Sebe Kraliçesi hayran kaldı."

İbni Kesir

Ona: Köşke gir, dendi. Onu görünce; derin bir su sandı ve iki ayağını açtı. Doğrusu bu, camdan yapılmış düzeltilmiş mücella bir açıklıktır, dedi. O: Rabbım; şüphesiz ben, kendime zulmetmişim. Süleyman'la beraber alemlerin Rabbı olan Allah'a teslim oldum, dedi.

Gültekin Onan

Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk / zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin rabbi olan Tanrı'ya teslim oldum."

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ona şöyle denildi: "Köşke/saraya gir." Kraliçe sarayın zeminini görünce, onu su zannetmişti ve suya girmek için eteğini topladı. Süleyman -aleyhisselam- şöyle dedi: "Bu billurdan yapılmış pürüzsüz, dümdüz bir saraydır." Ve onu İslam'a davet etti. Kraliçe, Süleyman'ın onu davet ettiği bu dini kabul edip şöyle diyerek ona icabet etti: "Rabbim! Ben seninle beraber senden başkasına ibadet ederek kendime zulmetmişim. Süleyman ile beraber mahlukatın hepsinin Rabbi olan Allah'a ben de boyun eğdim, teslim oldum."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قِيلَقولوجه الكلام أو الأمر.
لَهَالاللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ.
ٱدْخُلِيدخلدخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله.
ٱلصَّرْحَصرحالقصر الذي بناه سليمان عليه السلام لبلقيس.
فَلَمَّالمالما: ظرفية بمعنى حينما.
رَأَتْهُرأيأبصرته.
حَسِبَتْهُحسبظنته.
لُجَّةًلججماء كثيرا.
وَكَشَفَتْكشفكشفت عن ساقيها: أظهرتهما.
عَنعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة الحقيقية.
سَاقَيْهَاسوقساقيها: مثنى ساق، وساق الإنسان: ما فوق القدم إلى الركبة.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
إِنَّهُإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
صَرْحٌصرحقصر عال.
مُّمَرَّدٌمردمطلي مصقول.
مِّنمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
قَوَارِيرَقررقطع مسواة من الزجاج ونحوه.
قَالَتْقولتكلمت مخاطبة.
رَبِّرببالرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
إِنِّيإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ظَلَمْتُظلم‌أصل الظلم ‌مجاوزة الحد ووضع الشيء في غير موضعه. وظلم النفس: الإساءة إليها وتعريضها للعقاب.
نَفْسِينفسذاتي، والنفس هي الجسم والروح معا.
وَأَسْلَمْتُسلمالإسلام: هنا بمعنى الإخلاص والإنقياد.
مَعَمعظرف يفيد معنى المصاحبة.
سُلَيْمَٰنَسليمان‏سليمان‏: هو نبي الله سليمان بن نبي الله داود - عليهما السلام، ‏آتاه الله العلم والحكمة، وعلمه منطق الطير، وسخر له الريح والجن، وآتاه ملكا لم يؤته أحدا من بعده.
لِلَّهِألهالله: أي ‌المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق، وتتأله له محبة وتعظيما وخضوعا له، وفزعا إليه في الحوائج والنوائب، لما له من صفات الألوهية. والأصل في تركيبه: ‌"إله" فحذفت الهمزة منه وعرف بال فصار "الله" وجعل علما على ذات الرب الخالق جلا وعلا.
رَبِّرببربنا المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
ٱلْعَٰلَمِينَعلمجميع المخلوقات التي خلقها الله.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{ادْخُلِي} الدال مقلقلة، والبدء بهمزة وصل مضمومة لضم ثالث الفعل {فَلَمَّا}

عَنة {لُجَّةً وَكَشَفَتْ} إدغام بغنة {عَنْ سَاقَيْهَا} إخفاء حقيقي {إِنَّهُ}

غنة، وصلة قصيرة {صَرْحٌ مُمَرَّدٌ} إدغام بغنة {مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَارِيرَ} إدغام

بغنة في التنوين مع الميم. يليه إخفاء حقيقي في النون مع القاف. لام {ظَلَمْتُ}

مرققة {الْعَالَمِينَ} مد عارض للسكون وقفًا.