Yûsuf Suresi 69. Ayet
Yusuf · Mekke · Sure 12 · Ayet 69/111
وَلَمَّا دَخَلُوا۟ عَلَىٰ يُوسُفَ ءَاوَىٰٓ إِلَيْهِ أَخَاهُ ۖ قَالَ إِنِّىٓ أَنَا۠ أَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
Ve lemma dehalu ala yusufe ava ileyhi ehahu, kale inni ene ehuke fe la tebteis bima kanu ya'melun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yûsuf Suresi 69. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Vakta ki Yusüfün yanına girdiler, kardeşini kendine aldı ve ben, dedi: ben haberin olsun senin kardeşinim, sakın yapacaklarına göcürgenme
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yusuf'un yanına girdikleri vakit, kardeşini yanına aldı ve: "Haberin olsun ben senin kardeşinim, sakın yapacaklarına göcürgenme (üzülme)!" dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Biraderler) Yuusufun huzuruna girince o, kardeşini kendi yanına aldı: "Ben senin hakiki kardeşinim. Onların (geçmişde hakkımızda) yapmış olduklarına tasalanma" dedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Kardeşleri), Yusuf'un yanına girince, (Yusuf, öz) kardeşi(Bünyami)n'i yanına aldı ve: "Ben senin kardeşinim, onların (bizim hakkımızda) yaptıklarına üzülme!" dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onlar Yusuf'un huzuruna girince, öz kardeşini yanına çekti ve: "İyi bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme!" dedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı; "Ben" dedi. "Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve Yusuf'un yanına vardıklarında, (Yusuf) kardeşi (Bünyamin)i bağrına bastı ve ona (gizlice): "Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte yaptıklarına üzülme!" dedi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: -Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme, dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Kardeşleri Yusuf'un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, "Ben senin öz kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme." dedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini yanına çekti. Dedi ki: "Aslında, ben, senin kardeşinim. Onların yaptıkları için artık üzülme!"
İbni Kesir
Yusuf'un yanına girince; o, kardeşini yanına aldı ve: Ben senin kardeşinim, onların yapmış olduklarına artık üzülme, dedi.
Gültekin Onan
Yusuf'un yanına girdikleri zaman, o, kardeşini bağrına bastı; "Ben" dedi. "Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme."
Rowad Tercüme Merkezi
Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşini yanına çekti bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme!" dedi.
Şaban Piriş
Yusuf’un yanına girdiklerinde, kardeşini yanına çekti ve: Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve «Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme» dedi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Yusuf'un kardeşleri yanına girdiğinde yanlarında öz kardeşi de bulunuyordu ve öz kardeşini yanına çekip gizlice ona: "Şüphesiz ki ben senin öz kardeşin Yusuf'um! Kardeşlerinin bize karşı eziyet, kin tutmak ve beni kuyuya atma gibi pervasız davranışlarından dolayı üzülme!" dedi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| دَخَلُوا | دخل | دخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر بمعنى "عند". | |||
| يُوسُفَ | يوسف | هو: ""الكريم ابن الكريم ابن الكريم ابن الكريم يوسف بن يعقوب بن إسحاق بن إبراهيم عليهم السلام". رواه البخاري مرفوعا (3382). | |||
| ءَاوَىٰ | أوي | ضم. | |||
| إِلَيْهِ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| أَخَاهُ | أخو | شقيقه. | |||
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| إِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| أَنَا | أنا | ضمير رفع منفصل للمتكلم أو المتكلمة. | |||
| أَخُوكَ | أخو | شقيقك. | |||
| فَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَبْتَئِسْ | بأس | لا تبتئس: لا تكتئب ولا تحزن. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| يَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَمَّا} في الميم المشددة غنة {آوَى إِلَيْهِ} مد بدل، يليه مد منفصل،
وليس في هاء {إلَيْهِ} ولا هاء {أَخَاهُ} مد صلة لسكون ما قبلهما {إنِّي أَنَا}
غنة في النون المشددة، يليها مد منفصل، وألف {أَنَا} تثبت وقفًا، وتحذف وصلًا
{يَعْمَلُونَ} مد عارض للسكون، كبقية الآيات عند الوقف.