Ankebût Suresi 33. Ayet
Dişi Örümcek · Mekke · Sure 29 · Ayet 33/69
وَلَمَّآ أَن جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ ۖ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ
Ve lemma en caet rusuluna lutan sie bihim ve daka bihim zer'an, ve kalu la tehaf ve la tahzen, inna muneccuke ve ehleke illemreeteke kanet minel gabirin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Ankebût Suresi 33. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve vakta ki elçilerimiz Lut'a çıkavardılar onlar yüzünden fenalaştı ve haklarında eli kolu daraldı, onlar da; korkma dediler ve keder etme, çünkü biz seni ve ehlini kurtaracağız ancak karın ötekilerden oldu
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı ve haklarında eli kolu daraldı (bağlandı). Onlar da: "Korkma ve kederlenme; seni ve aileni kurtaracağız; ancak karın ötekilerden oldu.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Elçilerimiz Luuta gelince o, bunlar sebebiyle tasalandı, bunlar sebebiyle kolu (göğsü) daraldı. "Korkma, tasalanma, dediler, çünkü biz seni de, senin ehlini de kurtaracağız. Yalnız geride (azabda) kalacaklardan olan karın müstesna".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Elçilerimiz Lut'a gelince (Lut) onlar yüzünden fenalaştı ve onlar hakkında arşını daraldı. (Melekler): "Korkma üzülme dediler, biz seni ve aileni kurtaracağız, yalnız karın kalacaklardan olmuştur."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Elçilerimiz Lut'a gelince, onları, halkının tecavüzlerinden koruyamayacağı düşüncesiyle üzüldü, eli kolu bağlanıp göğsü daraldı. Onlar dediler ki: "Bizden yana endişe etme, üzülme! Biz seni ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşin geride kalanlar arasında yer alacaktır."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Elçilerimiz kendisine geldiklerinde Lut onlar adına üzüntüye kapıldı, çünkü onları koruyamayacağını gördü; ama onlar Lut'a: "Korkma ve üzülme! Biz seni ve karın dışında bütün aileni koruyacağız; karın ise geride bırakılanlar arasında yer alacak.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, onlar sebebiyle kötülenmiş ve içi daralmıştı. -Korkma ve üzülme! Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Elçilerimiz Lut'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: "Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, Onlardan dolayı kaygılandı; göğsü daraldı. "Korkma ve üzülme!" dediler; "Kuşkusuz, seni ve aileni kesinlikle kurtaracağız; karın dışında!" "O, geride kalanlar arasında olacak!"
İbni Kesir
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, bu yüzden o tasalandı ve çok sıkıldı. Ona dediler ki: Korkma ve tasalanma. Doğrusu biz, seni ve geride kalacaklardan olan karının dışındaki aileni kurtaracağız.
Gültekin Onan
Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve ehlini (aileni) muhakkak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır."
Rowad Tercüme Merkezi
Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde; Lût onlar için tasalandı ve göğsüne bir sıkıntı bastı. Elçiler ona; “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. Çünkü o kadın geride kalacaklardandır” dediler.
Şaban Piriş
Elçilerimiz Lut’a geldiklerinde, onlar sebebiyle endişelenmiş ve içi daralmıştı. Korkma ve üzülme! dediler. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.
Ali Özek ve diğerleri
Elçilerimiz Lût’a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona; Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Lût kavmini helak etmek üzere gönderdiğimiz melekler, Lût'un yanına gelince, kavminin onlara bir ahlaksızlık yapmalarından korktuğundan dolayı onların gelmesi onu üzdü ve hüzünlendirdi. Melekler onun yanına erkek şeklinde gelmişlerdi ve kavmi, kadınları bırakıp erkeklere yanaşıyorlardı. Melekler ona dedi ki: "Korkma! Kavmin sana bir kötülük yapamayacak. Onları helak edeceğimize dair verdiğimiz habere de üzülme! Şüphesiz biz seni ve karın dışında bütün aileni helak olmaktan kurtaracağız. O ise, geride kalıp helak olanlardandır. Bu yüzden onu da helak edeceğiz."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| أَن | أن | حرف مبني على السكون يفيد التوكيد. | |||
| جَاءَتْ | جيأ | أتت. | |||
| رُسُلُنَا | رسل | ملائكة الله. | |||
| لُوطًا | لوط | لوط: نبي من أنبياء الله - عليه السلام. | |||
| سِيءَ | سوأ | سيء بهم: أصيبوا بمكروه، من ساءهم الشيء: غمهم. | |||
| بِهِمْ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| وَضَاقَ | ضيق | ضاق بهم ذرعا: تألم وتضجر، لعجزه عن تدبير إنقاذهم من شر قومه. | |||
| بِهِمْ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| ذَرْعًا | ذرع | ضاق بهم ذرعا: تألم وتضجر، لعجزه عن تدبير إنقاذهم من شر قومه. | |||
| وَقَالُوا | قول | وتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| لَا | لا | حرف نهي. | |||
| تَخَفْ | خوف | الخوف: انفعال يبعث الفزع في النفس لتوقع مكروه. | |||
| وَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَحْزَنْ | حزن | لا تحزن: لا تكن مهموما ولا مغموما. | |||
| إِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| مُنَجُّوكَ | نجو | منقذوك. | |||
| وَأَهْلَكَ | أهل | وأفراد أسرتك. | |||
| إِلَّا | إلا | حرف استثناء، والاستثناء هنا متصل. | |||
| ٱمْرَأَتَكَ | مرأ | زوجتك. | |||
| كَانَتْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنَ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| ٱلْغَٰبِرِينَ | غبر | الهالكين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَمَّا أَنْ} غنة في النون المشددة، يليها مد منفصل، وفي {أَنْ جَاءَتْ}
مد متصل. قبله إخفاء حقيقي في النون مع الجيم {لُوطًا سِيءَ} إخفاء حقيقي في
التنوين مع السين، ومد متصل {ذَرْعًا وَقَالُوا} إدغام بغنة في التنوين مع الواو،
ويليها مد طبيعي {إِنَّ} غنة في النون المشددة