Kasas Suresi 22. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 22/88
وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَآءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسَىٰ رَبِّىٓ أَن يَهْدِيَنِى سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ
Ve lemma teveccehe tilkae medyene kale asa rabbi en yehdiyeni sevaes sebil.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 22. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Vakta ki Medyen cihetine yöneldi, ola ki rabbım beni düz yola çıkara dedi
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa, Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabbim beni düz yola çıkarır." dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Musa) Medyen tarafına yönelince dedi ki: "Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Medyen'e doğru yönelince: "Umarım ki Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Medyen tarafına yönelince: "Umarım Rabbim beni doğru yola yöneltir." dedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Medyen'e doğru yöneldiğinde de: "Umarım Rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir" dedi.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve Medyen'e doğru yola çıkarken (kendi kendine): "Umarım, Rabbim beni (böylece) doğru yola yöneltir!" dedi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Medyen tarafına yöneldiğinde: "Rabbimin bana doğru yolu göstermesini umuyorum." dedi.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabb'im bana bir çıkış yolu gösterir." dedi.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve Medyen'e doğru yöneldiğinde, şöyle dedi: "Efendimin, beni, gerçeğin yoluna yönlendireceğini umut ediyorum!"[320]
Tefsir / dipnot (1)
Musa peygamberin Medyen'e doğru yola çıkması, Tevrat ve İncil ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Mısır'dan Çıkış 2:15; "Firavun, olayı duyunca, Musa'yı öldürtmek istedi. Fakat Musa, ondan kaçarak Midyan yöresine gitti." İncil, Elçilerin İşleri 7:29; "Musa, bu söz üzerine Midyan ülkesine kaçtı. Orada gurbette yaşadı ve iki oğul babası oldu."
İbni Kesir
Medyen tarafına yöneldiğinde dedi ki: Umarım ki Rabbım, beni yolun doğrusuna hidayet eder.
Gültekin Onan
Medyen'e doğru yöneldiğinde de: "Umarım rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir" dedi.
Rowad Tercüme Merkezi
Medyen’e doğru yönelince: “Umarım Rabbim beni doğru yola iletir” dedi.
Şaban Piriş
Medyen tarafına yöneldiğinde: “Rabbimin bana doğru yolu göstermesini umuyorum.” dedi.
Ali Özek ve diğerleri
Medyen’e doğru yöneldiğinde: Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir, dedi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Medyen tarafına yüzünü çevirip ilerlediği zaman şöyle dedi: "Umarım Rabbim beni en hayırlı yola yönlendirir de ondan asla sapmam."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَلَمَّا | لما | لما: ظرفية بمعنى حينما. | |||
| تَوَجَّهَ | وجه | قصد. | |||
| تِلْقَاءَ | لقي | جهة. | |||
| مَدْيَنَ | مدن | قرية على البحر الأحمر بين المدينة والشام. | |||
| قَالَ | قول | تكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا. | |||
| عَسَىٰ | عسي | فعل للترجي في المحبوب. | |||
| رَبِّي | ربب | إلهي المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| يَهْدِيَنِي | هدي | يرشدني. | |||
| سَوَاءَ | سوي | سواء السبيل: وسطه وقصده والمراد طريق الهداية السوي المستقيم. | |||
| ٱلسَّبِيلِ | سبل | سواء السبيل: الطريق الصحيح الذي فيه النجاة أو خير طريق يؤدي إلى "مدين". |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَلَمَّا} غنة في الميم المشددة، بعدها مد طبيعي {تِلْقَاءَ} مد
متصل {مَدْيَنَ} قلقلة في الدال {رَبِّي أَنْ يَهْدِيَنِي} مد منفصل، يليه إدغام
بغنة في النون مع الياء {سَوَاءَ} مد متصل ويوقف عليه بالسكون لأن الهمزة مفتوحة
وليست منونة.