إذا

“إذا” Kökü

Kur'an'da 423 yerde, 383 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 383).

Bakara Suresi, 11. ayet وَإِذَا Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.… Bakara Suresi, 13. ayet وَإِذَا Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman m… Bakara Suresi, 14. ayet وَإِذَا وَإِذَا İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) ya… Bakara Suresi, 20. ayet وَإِذَا Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökün… Bakara Suresi, 76. ayet وَإِذَا وَإِذَا Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyl… Bakara Suresi, 91. ayet وَإِذَا Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a… Bakara Suresi, 117. ayet وَإِذَا O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir… Bakara Suresi, 156. ayet إِذَا Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na d… Bakara Suresi, 170. ayet وَإِذَا Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol… Bakara Suresi, 177. ayet إِذَا İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 180. ayet إِذَا Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve y… Bakara Suresi, 186. ayet وَإِذَا إِذَا Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edinc… Bakara Suresi, 196. ayet فَإِذَا إِذَا Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş … Bakara Suresi, 198. ayet فَإِذَا (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafa… Bakara Suresi, 200. ayet فَإِذَا Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan d… Bakara Suresi, 205. ayet وَإِذَا O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Alla… Bakara Suresi, 206. ayet وَإِذَا Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından… Bakara Suresi, 222. ayet فَإِذَا Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uz… Bakara Suresi, 231. ayet وَإِذَا Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun ya… Bakara Suresi, 232. ayet وَإِذَا إِذَا Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve di… Bakara Suresi, 233. ayet إِذَا -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (anneleri… Bakara Suresi, 234. ayet فَإِذَا İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. … Bakara Suresi, 239. ayet فَإِذَا Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca… Bakara Suresi, 282. ayet إِذَا إِذَا إِذَا Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıc… Âl-i İmrân Suresi, 25. ayet إِذَا Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye … Âl-i İmrân Suresi, 47. ayet إِذَا (Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama… Âl-i İmrân Suresi, 119. ayet وَإِذَا وَإِذَا İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, … Âl-i İmrân Suresi, 135. ayet إِذَا Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen… Âl-i İmrân Suresi, 152. ayet إِذَا Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleşt… Âl-i İmrân Suresi, 156. ayet إِذَا Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda ols… Âl-i İmrân Suresi, 159. ayet فَإِذَا Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onl… Nisâ Suresi, 6. ayet إِذَا فَإِذَا Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, malların… Nisâ Suresi, 8. ayet وَإِذَا Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onla… Nisâ Suresi, 18. ayet إِذَا Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben… Nisâ Suresi, 25. ayet فَإِذَا Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızda… Nisâ Suresi, 41. ayet إِذَا Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım o… Nisâ Suresi, 58. ayet وَإِذَا Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle h… Nisâ Suresi, 61. ayet وَإِذَا Münafıklara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygambere gelin" dendiği zaman, onların senden büs… Nisâ Suresi, 62. ayet إِذَا Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmakt… Nisâ Suresi, 77. ayet إِذَا Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görm… Nisâ Suresi, 81. ayet فَإِذَا Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (seni… Nisâ Suresi, 83. ayet وَإِذَا Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuk… Nisâ Suresi, 86. ayet وَإِذَا Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Alla… Nisâ Suresi, 94. ayet إِذَا Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren … Nisâ Suresi, 101. ayet وَإِذَا Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan… Nisâ Suresi, 102. ayet وَإِذَا فَإِذَا (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vak… Nisâ Suresi, 103. ayet فَإِذَا فَإِذَا Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavu… Nisâ Suresi, 140. ayet إِذَا Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiği… Nisâ Suresi, 142. ayet وَإِذَا Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, n… Mâide Suresi, 2. ayet وَإِذَا Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara ta… Mâide Suresi, 5. ayet إِذَا Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal… Mâide Suresi, 6. ayet إِذَا Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza … Mâide Suresi, 23. ayet فَإِذَا Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapı… Mâide Suresi, 58. ayet وَإِذَا Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akıllar… Mâide Suresi, 61. ayet وَإِذَا (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları halde, size geldiklerinde "İnandık" de… Mâide Suresi, 83. ayet وَإِذَا Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla do… Mâide Suresi, 89. ayet إِذَا Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle s… Mâide Suresi, 93. ayet إِذَا İman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih a… Mâide Suresi, 104. ayet وَإِذَا Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üze… Mâide Suresi, 105. ayet إِذَا Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar ve… Mâide Suresi, 106. ayet إِذَا Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanl… En'âm Suresi, 25. ayet إِذَا İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdele… En'âm Suresi, 31. ayet إِذَا Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (… En'âm Suresi, 44. ayet إِذَا فَإِذَا Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık.… En'âm Suresi, 54. ayet وَإِذَا Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine ra… En'âm Suresi, 61. ayet إِذَا O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet b… En'âm Suresi, 68. ayet وَإِذَا Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz… En'âm Suresi, 99. ayet إِذَا O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir… En'âm Suresi, 109. ayet إِذَا Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle A… En'âm Suresi, 124. ayet وَإِذَا Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asl… En'âm Suresi, 141. ayet إِذَا O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve n… En'âm Suresi, 152. ayet وَإِذَا Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle … A'râf Suresi, 28. ayet وَإِذَا Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti"… A'râf Suresi, 34. ayet فَإِذَا Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne … A'râf Suresi, 37. ayet إِذَا Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara k… A'râf Suresi, 38. ayet إِذَا Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her… A'râf Suresi, 47. ayet وَإِذَا Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" d… A'râf Suresi, 57. ayet إِذَا O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiğ… A'râf Suresi, 107. ayet فَإِذَا Bunun üzerine Musa, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.… A'râf Suresi, 108. ayet فَإِذَا Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.… A'râf Suresi, 117. ayet فَإِذَا Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurdukların… A'râf Suresi, 131. ayet فَإِذَا Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir … A'râf Suresi, 135. ayet إِذَا Fakat erişecekleri bir süreye kadar biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen yeminlerini bozarlar.… A'râf Suresi, 201. ayet إِذَا فَإِذَا Şüphe yok ki Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman i… A'râf Suresi, 203. ayet وَإِذَا (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) b… A'râf Suresi, 204. ayet وَإِذَا Kur'an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.… Enfâl Suresi, 2. ayet إِذَا وَإِذَا Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine … Enfâl Suresi, 15. ayet إِذَا Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyi… Enfâl Suresi, 24. ayet إِذَا Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına u… Enfâl Suresi, 31. ayet وَإِذَا Onlara karşı ayetlerimiz okunduğu zaman, "Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. B… Enfâl Suresi, 45. ayet إِذَا Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki… Tevbe Suresi, 5. ayet فَإِذَا Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp haps… Tevbe Suresi, 38. ayet إِذَا Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. … Tevbe Suresi, 58. ayet إِذَا İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnu… Tevbe Suresi, 86. ayet وَإِذَا "Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihat edin" diye bir sure indirildiğinde, onlardan servet … Tevbe Suresi, 91. ayet إِذَا Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) har… Tevbe Suresi, 92. ayet إِذَا Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim… Tevbe Suresi, 94. ayet إِذَا Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle… Tevbe Suresi, 95. ayet إِذَا Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. … Tevbe Suresi, 118. ayet إِذَا Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara da… Tevbe Suresi, 122. ayet إِذَا (Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir… Tevbe Suresi, 124. ayet وَإِذَا Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) "Bu hanginizin imanını artırdı?" … Tevbe Suresi, 127. ayet وَإِذَا Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp … Yûnus Suresi, 12. ayet وَإِذَا İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her ha… Yûnus Suresi, 15. ayet وَإِذَا Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummay… Yûnus Suresi, 21. ayet وَإِذَا إِذَا Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız … Yûnus Suresi, 22. ayet إِذَا O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerini… Yûnus Suresi, 23. ayet إِذَا Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar… Yûnus Suresi, 24. ayet إِذَا Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanla… Yûnus Suresi, 47. ayet فَإِذَا Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında … Yûnus Suresi, 49. ayet إِذَا De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her mill… Yûnus Suresi, 51. ayet إِذَا (Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunu… Yûnus Suresi, 90. ayet إِذَا İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, … Hûd Suresi, 40. ayet إِذَا Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nuh'a dedik ki: "Her cins c… Hûd Suresi, 102. ayet إِذَا Zulme sapmış memleketlerin halkını yakaladığında, Rabbinin yakalaması işte böyledir! Şüphesiz O'nun … Yûsuf Suresi, 62. ayet إِذَا Yusuf, adamlarına dedi ki: "Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki … Yûsuf Suresi, 110. ayet إِذَا Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hale gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yar… Ra'd Suresi, 5. ayet أَءِذَا Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demel… Ra'd Suresi, 11. ayet وَإِذَا İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, b… Hicr Suresi, 29. ayet فَإِذَا (28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yarataca… Nahl Suresi, 4. ayet فَإِذَا İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiş… Nahl Suresi, 24. ayet وَإِذَا Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" denildiği zaman, "Öncekilerin masalları" dediler.… Nahl Suresi, 40. ayet إِذَا Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.… Nahl Suresi, 53. ayet إِذَا Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalv… Nahl Suresi, 54. ayet إِذَا إِذَا Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.… Nahl Suresi, 58. ayet وَإِذَا Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!… Nahl Suresi, 61. ayet فَإِذَا Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. … Nahl Suresi, 85. ayet وَإِذَا O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilm… Nahl Suresi, 86. ayet وَإِذَا Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp ken… Nahl Suresi, 91. ayet إِذَا Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kıl… Nahl Suresi, 98. ayet فَإِذَا Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.… Nahl Suresi, 101. ayet وَإِذَا Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet… İsrâ Suresi, 5. ayet فَإِذَا Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü … İsrâ Suresi, 7. ayet فَإِذَا İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunu… İsrâ Suresi, 16. ayet وَإِذَا Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati)… İsrâ Suresi, 35. ayet إِذَا Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güze… İsrâ Suresi, 45. ayet وَإِذَا Kur'an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.… İsrâ Suresi, 46. ayet وَإِذَا Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (iba… İsrâ Suresi, 49. ayet أَءِذَا Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla dirilt… İsrâ Suresi, 67. ayet وَإِذَا Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Al… İsrâ Suresi, 83. ayet وَإِذَا وَإِذَا İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine şer dokununca da umutsuzluğa düşer.… İsrâ Suresi, 98. ayet أَءِذَا Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve, "Biz bir yığın kemik, bir yığın uf… İsrâ Suresi, 104. ayet فَإِذَا Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince … İsrâ Suresi, 107. ayet إِذَا De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an k… Kehf Suresi, 17. ayet إِذَا وَإِذَا (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dok… Kehf Suresi, 24. ayet إِذَا Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha … Kehf Suresi, 71. ayet إِذَا Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içinde… Kehf Suresi, 74. ayet إِذَا Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, … Kehf Suresi, 77. ayet إِذَا Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk … Kehf Suresi, 86. ayet إِذَا Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) …