Yûnus Suresi 90. Ayet

Yunus · Mekke · Sure 10 · Ayet 90/109

۞ وَجَـٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etbeahum fir'avnu ve cunuduhu bagyen ve adva, hatta iza edrekehul gareku kale amentu ennehu la ilahe illellezi amenet bihi benu israile ve ene minel muslimin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Yûnus Suresi 90. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

11. cüz · PDF sayfası 18

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Derken Beni İsraili denizi geçirdik, derhal Fir'avn askerile ta'kıb ve taaruz için arkalarına düştü, nihayet gark kendini derdest edince; inandım hakıkat Beni İsrailin iyman ettiğinden başka ilah yok, ben de ona teslim olanlardanım, dedi

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun askerleriyle takip ve taarruz etmek için derhal arkalarına düştü. Sonunda boğulma kendini sıkboğaz edince: "İnandım, gerçekten de İsrail oğullarının iman ettiği Allah'tan başka tanrı yok, ben de O'na teslimiyet gösterenlerdenim!" dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Israil oğullarını denizden (selametle) geçirdik. Hemen Fir'avn, askerleriyle beraber, zulmederek ve saldırarak, arkalarına düşdü. Nihayet su onu boğmıya başlayınca (şöyle) dedi: "İnandım. Hakıykat İsrail oğullarının iman etdiğinden başka Tanrı yokmuş. Ben de müslümanlardanım".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İsrail oğullarını denizden geçirdik, Fir'avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma kendisini yakalayınca (Fir'avn): "Gerçekten İsrail oğullarının inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım!" dedi.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Derken, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Hemen Firavun, askerleriyle beraber haksız ve saldırgan bir şekilde peşlerine düştü. Nihayet boğulmak üzere iken: "İman ettim. İsrailoğullarının inandığı İlahtan başka tanrı yokmuş. Ben de Müslümanlardanım" dedi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığı (ilahtan) başka ilah olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Derken İsrailoğulları'nı denizin öte yakasına geçirdik; bunun üzerine Firavun ve ordusu hışımla onların ardına düştü, (denizin dalgaları onları örtüp de Firavun) boğulmak üzereyken: "Elhak, inandım," dedi, "İsrailoğulları'nın inandığı Tanrı'dan başka tanrı yok! Ve ben de artık kendini yürekten O'na teslim eden kimselerdenim!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: -İsrailoğulları'nın inandığından başka ilah olmadığına inandım. Artık ben O'na teslim olanlardanım, dedi.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim.[1]" dedi.

Tefsir / dipnot (1)

Teslim olanlardanım.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve İsrailoğullarını, denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla arkalarına düştü. Boğulmak üzereyken, şöyle dedi: "İnandım! Kuşkusuz, İsrailoğullarının inandığından başka Tanrı yoktur. Ben de teslim olanlar arasındayım!"

İbni Kesir

İsrailoğullarına da denizi geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla ardlarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: İsrailoğullarının iman ettiğinden başka tanrı olmadığına inandım. Artık ben de müslümanlardanım, dedi.

Gültekin Onan

Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğullarının kendisine inandığından başka tanrı olmadığına inandım ve ben de müslümanlardanım" dedi.

Rowad Tercüme Merkezi

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri, haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: "İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben de Müslümanlardanım." dedi.

Şaban Piriş

İsrailoğulları'nı denizden geçirdik. Firavun ve askerleri haksızlık ve düşmanlıkla arkalarına düştüler. Firavun boğulacağı anda: İsrailoğulları’nın iman ettiği ilahtan başka (hak) ilah olmadığına iman ettim. Artık ben O’na inanan müslümanlardanım, dedi.

Ali Özek ve diğerleri

İsrailoğullarını denizden geçirmiştik. Firavun ve askerleri ise, zâlim ve düşman olarak onları takip etmişlerdi. Nihayet Firavun suda boğulacağını iyice anlayınca şöyle demişti: "İsrailoğullarının iman ettiğinden başka İlâh olmadığına iman ettim. Ben de müslümanlardanım".

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Yarılmasından sonra İsrailoğulları'na denizden geçişi kolaylaştırdık. Böylece onlar denizden geçmişlerdi. Firavun ve ordusu ise zulüm ve taşkınlıkla onlara yetişmiş fakat deniz onu sıkıştırıp da boğulacağı zaman kurtulmaktan ümidini kesmişti. Ve şöyle demişti: "İsrailoğulları'nın iman ettiği hak mabuttan başka ilah olmadığına iman ettim. Ben de itaatle O'na boyun eğenlerdenim."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَجَٰوَزْنَاجوزجاوزنا ببني إسرائيل البحر: قطعنا ببني إسرائيل البحر حتى جاوزوه وعبروه.
بِبَنِيبنوبنو إسرائيل: من ينتسبون إلى إسرائيل، وكانوا اثني عشر سبطا.
إِسْرَٰءِيلَإسرائيلهو: نبي الله يعقوب بن إسحاق بن إبراهيم خليل الرحمن - عليهم السلام. ومعنى ‌إسرائيل: ‌عبدالله.
ٱلْبَحْرَبحرالبحر: مكان واسع جامع للماء الكثير.
فَأَتْبَعَهُمْتبعفلحقهم.
فِرْعَوْنُفرعونلقب ملوك مصر في التاريخ القديم، والمراد فرعون موسى عليه السلام، وهو الذي غرق في اليم.
وَجُنُودُهُجندالجنود: الجيش والأنصار والأعوان، ويجمع أيضا على أجناد.
بَغْيًابغيظلما.
وَعَدْوًاعدووعدوانا.
حَتَّىٰحتىحرف ابتداء غير عامل.
إِذَاإذاظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
أَدْرَكَهُدركأحاط به.
ٱلْغَرَقُغرقغلبة الماء على الإنسان فيهلك بالاختناق.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
ءَامَنتُأمنصدقت وأذعنت.
أَنَّهُأنّأن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
لَالانافية للجنس. و"لا": حرف نفي، وحرف نهي.
إِلَٰهَألهلا إله: لا معبود بحق. والإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: ‌من ‌أسماء ‌الله سبحانه.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
ٱلَّذِيالذيالذي: ‌اسم ‌موصول ‌للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل.
ءَامَنَتْأمنصدقت وأذعنت.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق.
بَنُوابنوبنو إسرائيل: من ينتسبون إلى إسرائيل، وكانوا اثني عشر سبطا.
إِسْرَٰءِيلَإسرائيلهو: نبي الله يعقوب بن إسحاق بن إبراهيم خليل الرحمن - عليهم السلام. ومعنى ‌إسرائيل: ‌عبدالله.
وَأَنَاأناأنا: ضمير رفع منفصل للمتكلم أو المتكلمة.
مِنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلْمُسْلِمِينَسلمالمنقادين لله وشرائعه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

﴿بِبَنِي إِسْرَائِيلَ﴾ مد منفصل، يليه مد متصل، ثم ملحق بمد البدل، باعتبار الياء التي بعد الهمزة ﴿وَجُنُودُهُ﴾ صلة صغرى ﴿بَغْيًا وَعَدْوًا﴾ إدغام بغنة، وقلقلة في الدال ﴿حَتَّى إِذَا أَدْرَكَهُ﴾ مد منفصل مرتين ﴿أَدْرَكَهُ﴾ الدال مقلقلة ﴿آمَنَتُ﴾ مد بدل، يليه إخفاء حقيقي ﴿أَنَّهُ﴾ صلة صغرى ﴿لَا إِلَهَ إِلَّا﴾ مد منفصل ﴿الَّذِي آمَنَتْ بِهِ﴾ مد منفصل، ثم مد بدل، يليه إخفاء حقيقي، ثم صلة صغرى ﴿وَأَنَا﴾ تحذف الألف وصلًا وتثبت وقفًا.