İsrâ Suresi 49. Ayet
Gece Yürüyüşü · Mekke · Sure 17 · Ayet 49/111
وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا كُنَّا عِظَـٰمًا وَرُفَـٰتًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا
Ve kalu e iza kunna izamen ve rufaten e inna le meb'usune halkan cedida.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
İsrâ Suresi 49. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir de dediler ki: biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı cidden biz mi yeni bir hılkatle ba's olunacağız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Dediler ki: "Biz bir sürü kemik, kırıntı ve döküntü (haalinde bir toprak) olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz"?
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, ufalanıp toprak olduktan sonra mı sahiden biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bir de şöyle dediler: "Sahi, biz kupkuru kemik yığını ve ufalanmış toz haline geldiğimiz zaman, biz mi yeniden yaratılıp dirileceğiz! (bu olacak iş değil!)"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve onlar (bir de şöyle) diyorlar: "Demek biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra, gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
"Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman, yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" derler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Biz kemik yığını ve toz toprak olduktan sonra, gerçekten de yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?" dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Dediler ki: "Kemik ve toz toprağa dönüştüğümüzde mi? Gerçekten, yeni bir yaratılışla yeniden yaratılacak mıyız?"
İbni Kesir
Ve dediler ki: Biz, kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı, cidden biz yeni bir yaratılışla diriltilecek miyiz?
Gültekin Onan
Dediler ki: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Rowad Tercüme Merkezi
“Biz kemik ve (toprak olup) ufalandığımız zaman yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?“ derler.
Şaban Piriş
“Biz kemik ve (toprak olup) ufalandığımız zaman yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?“ derler.
Ali Özek ve diğerleri
Bir de onlar dediler ki: Sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yepyeni bir yaratılışla diriltileceğiz, öyle mi!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Müşrikler ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr ederek şöyle dediler: Biz kemik olup cesetlerimiz çürüdükten sonra, yeni bir yaratılışla tekrar diriltilecek miyiz? Kesinlikle bu imkansız ve olacak gibi de değildir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَقَالُوا | قول | وتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك. | |||
| أَءِذَا | إذا | إذا: ظرف زمان يتضمن معنى المفاجأة. | |||
| كُنَّا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| عِظَٰمًا | عظم | عظاما: جمع عظم، والعظم هو القصب الذي عليه اللحم. | |||
| وَرُفَٰتًا | رفت | رفاتا: حطاما وفتاتا. | |||
| أَءِنَّا | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَمَبْعُوثُونَ | بعث | البعث: الإحياء بعد الموت. | |||
| خَلْقًا | خلق | الخلق الجديد: الخلق الحادث بالبعث بعد الموت. | |||
| جَدِيدًا | جدد | الجديد: ضد القديم. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَقَالُوا أَإِذَا} مد منفصل {كُنَّا} غنة {عِظَامًا وَرُفَاتًا} إدغام بغنة
في التنوين مع الواو {أَإِنَّا} غنة في النون {خَلْقًا جَدِيدًا} إخفاء حقيقي في
التنوين مع الجيم، ومد عوض وقفًا.