Mâide Suresi 105. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 105/120
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ ۖ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا ٱهْتَدَيْتُمْ ۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Ya eyyuhellezine amenu aleykum enfusekum, la yadurrukum men dalle izehtedeytum ilallahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mâide Suresi 105. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ey o bütün iyman edenler! Sizler kendinizi düzeltmeğe bakın, siz doğru gittikten sonra öte taraftan sapanlar size bir ziyan dokunduramaz, hepinizin varacağı nihayet Allah, o vakıt haber verecek o size neler yapıyordunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, siz kendinizi düzeltmeye bakın; siz doğru gittikten sonra öte taraftan sapıtanlar size ziyan dokunduramaz. Hepinizin varışı sonunda Allah'adır. O size neler yaptıklarınızı o zaman haber verecektir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ey iman edenler, siz nefisleriniz (i ıslah etmiy) e bakın. Kendiniz doğru yolu bulunca sapanlar size zarar vermez. Hepinizin dönüb varacağı nihayet Allahdır. Artık O, neler yapıyordunuz, size haber verecekdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ey inananlar, siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ne yaptığınızı haber verecektir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltmeye bakın! Siz doğru yolda olduktan sonra sapanlar size zarar veremez. Hepiniz dönüp dolaşıp Allah'ın huzurunda toplanacaksınız. O da yaptıklarınızı size bir bir bildirecek, karşılığını verecektir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Siz ey imana ermiş olanlar! Siz (yalnız) kendinizden sorumlusunuz: Sapkınlığa düşenler, eğer doğru yolda iseniz, size hiçbir zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allaha olacaktır: Ve o zaman Allah, size (hayatta) yapmış olduğunuz her şeyi bildirecektir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Ey iman edenler! Kendinize dikkat edin. Siz hidayette olursanız, sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ey İman Edenler! Siz, kendinizden sorumlusunuz. Eğer siz doğru yol üzerindeyseniz, sapan kimseler size zarar veremez. Dönüşünüz Allah'adır. Yaptığınız şeyleri size haber verecektir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ey inanca çağırılanlar! Kendinize egemen olun. Doğru yolda olursanız, yoldan çıkan, size dokunca veremez. Tümünüz, Allah'a döneceksiniz. Sonunda, yaptıklarınızı size bildirecektir.
İbni Kesir
Ey iman edenler; siz kendinize bakın. Siz doğru yolda bulunursanız; sapıtmış olanalr size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'a dır. Yapmış olduklarınızı O, size haber verecektir.
Gültekin Onan
Ey inananlar, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefslerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Tanrı'yadır. O size yaptıklarınızı haber verecektir.
Rowad Tercüme Merkezi
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz hidayette olursanız, doğru yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Şaban Piriş
Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz hidayette olursanız, sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Ali Özek ve diğerleri
Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık O, size yaptıklarınızı bildirecektir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz! Sürekli kendi nefislerinizi ıslah edecek faydalı şeyleri yapınız. Bu durumda doğru yoldan sapan kimse sizin davetinize karşılık vermese bile size zarar veremez. Siz hak ve hidayet yolunda olursanız, iyiliği emredip kötülükten alı koymanız doğru yolda olduğunuzun göstergesidir. Kıyamet günü dönüşünüz yalnızca Allah'adır. Dünyada yaptıklarınızı size haber verecek ve bunlardan dolayı karşılığınızı verecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَٰأَيُّهَا | — | يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| ءَامَنُوا | أمن | صدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| عَلَيْكُمْ | على | عليكم أنفسكم: الزموها واحفظوها من المعاصي. | |||
| أَنفُسَكُمْ | نفس | ذواتكم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء، ذاته. والنفس تطلق ويراد بها: الروح، وتطلق ويراد بها: الجسم مع الروح معاً. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| يَضُرُّكُم | ضرر | لا يضركم: لا يلحق بكم مكروهاً أو أذى. | |||
| مَّن | مَن | يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| ضَلَّ | ضلل | ضل: انصرف عن طريق الحق ولم يستجب للهداية. | |||
| إِذَا | إذا | ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل. | |||
| ٱهْتَدَيْتُمْ | هدي | قبلتم الهداية واستجبتم للإرشاد ولزمتم طريق الاستقامة. | |||
| إِلَى | إلى | حرف جر، يدل على انتهاء الغاية. | |||
| ٱللَّهِ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| مَرْجِعُكُمْ | رجع | رجوعكم وعودتكم ومصيركم. | |||
| جَمِيعًا | جمع | يؤتى بها لتوكيد معنى الجمع. | |||
| فَيُنَبِّئُكُم | نبأ | فيخبركم. | |||
| بِمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية. | |||
| كُنتُمْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| تَعْمَلُونَ | عمل | العمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، كل فعل كان بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {أَنْفُسَكُمْ} إخفاء حقيقي، كذا {مَنْ ضَلَّ}
واللام مرققة، {جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُمْ} إخفاء حقيقي بين التنوين والفاء
{فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا} إخفاء شفوي {كُنْتُمْ} إخفاء حقيقي {كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ} إظهار شفوي، ومد عارض للسكون.