Nisâ Suresi 140. Ayet
Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 140/176
وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلْكِتَـٰبِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا۟ مَعَهُمْ حَتَّىٰ يَخُوضُوا۟ فِى حَدِيثٍ غَيْرِهِۦٓ ۚ إِنَّكُمْ إِذًا مِّثْلُهُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلْمُنَـٰفِقِينَ وَٱلْكَـٰفِرِينَ فِى جَهَنَّمَ جَمِيعًا
Ve kad nezzele aleykum fil kitabi en iza semi'tum ayatillahi yukferu biha ve yustehzeu biha fe la tak'udu meahum hatta yehudu fi hadisin gayrihi, innekum izen misluhum. İnnallahe camiul munafikine vel kafirine fi cehenneme cemia.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O size kitabında şunu da indirmiştir: Allahın ayetlerini işittiniz mi hakları inkar ediliyor ve onlarla eğleniliyor, artık o hariflerin yanlarında oturmayın ta ki başka bir lakırdıya dalsınlar, çünkü o zaman siz de onlar gibisinizdir. Şüphesiz ki Allah o münafıklarla kafirleri cehennemde toplayacak topunu bir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, size kitab'ında şunu da indirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla eğlenildiğini işittiğiniz zaman başka bir konuşmaya dalmalarına kadar o heriflerin yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz ki Allah, münafıklarla kafirleri, topunu birlikte cehennemde bir arada toplayacaktır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O, size kitabda "Allahın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla eğlenildiğini işitdiğiniz zaman onlar bundan başka bir söze dalıncaya kadar, yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de şübhesiz ki onlar gibi (olursunuz)" diye (bir ayet) indirmişdir. Allah muhakkak ki münafıkları da, kafirleri de cehennemde topdan bir araya getirecek olandır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Allah) Size Kitapta indirmişti ki: Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar (bu sözü bırakıp) başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allah, bütün iki yüzlüleri ve kafirleri cehennemde toplayacaktır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Allah size kitapta şunu da bildirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkar ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, bunu yapanlar başka bir konuya geçmedikçe onların yanında oturmayın."Böyle yaparsanız siz de onlar gibi olursunuz. Şüphe yok ki Allah münafıkları da, kafirleri de cehennemde bir araya getirecektir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O, size Kitapta: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Allah bu ilahi kelamda size buyurmuştur ki ne zaman Allahın mesajlarının inkar edildiğini ve onların hafife alındığını duyarsanız, başka şeyler konuşmaya başlayıncaya kadar bunu yapanların yanından ayrılmalısınız, yoksa kesinlikle onlar gibi olursunuz. Bakın, Allah, ikiyüzlüleri hakikati inkar edenlerle birlikte cehennemde toplayacaktır,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Allah, kitapta şunu da indirmiştir: Allah'ın ayetlerinin inkar / küfredildiği ve ayetlerle eğlenildiğini işittiğiniz zaman bir başka konuya geçene kadar onlarla oturmayın. Eğer oturursanız siz de onlar gibi olursunuz. Allah, bütün münafıkları ve kafirleri cehennemde toplayacaktır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve O, size indirdiği Kitap'ta: "Ayetlerinin küfredildiğini ve alaya alındığını duyduğunuz zaman başka bir söze geçinceye kadar onlarla beraber bulunmayın, yoksa onlar gibi olursunuz." diye bildirdi. Kuşkusuz, Allah, bütün Münafıkları ve Kafirleri Cehennem'de toplayacaktır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Kitap'ta, şunu indirmiştir: "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini duyduğunuzda, başka bir söze dalıncaya değin onlarla oturmayın; yoksa kesinlikle onlardan olursunuz!" Kuşkusuz, Allah, ikiyüzlülerin ve nankörlük edenlerin tümünü cehennemde Toplayacak Olandır.
İbni Kesir
O, size kitabda; Allah'ın ayetlerine küfür edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir mevzua intikal edinceye kadar yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz, diye bildirdi. Doğrusu Allah; münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
Gültekin Onan
O size Kitapta: "Tanrı'nın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Doğrusu Tanrı, münafıkların ve kafirlerin tümünü cehennemde toplayacak olandır.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Müminler!- Yüce Allah sizlere indirdiği Kur'an-ı Kerim’de şunu bildirmiştir: Bir mecliste oturduğunuzda Allah’ın ayetlerini inkâr eden ve onlarla alay eden kimseler duyarsanız, onlar Allah’ın ayetlerini inkâr etmekten ve onlarla alay etmekten vazgeçip başka konularda konuşuncaya dek, sizin orada onlarla beraber oturmayı terk etmeniz ve meclislerinden ayrılmanız gerekir. Onlar Allah’ın ayetlerini inkâr edip alay ettikleri halde onları işittikten sonra onlarla oturmaya devam ederseniz Allah’ın emrine karşı gelmede onlarla aynı olursunuz. Çünkü onların inkâr ederek Allah’a karşı geldikleri gibi, siz de orada oturarak Allah’a karşı gelmiş olursunuz. Şüphesiz Allah kıyamet günü İslam’ı (Müslümanlıklarını) gösterip küfürlerini gizleyen münafıkları kâfirlerle beraber cehennem ateşinde toplayacaktır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
O, size kitabda; Allah´ın ayetlerine küfür edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir mevzua intikal edinceye kadar yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz, diye bildirdi. Doğrusu Allah; münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
140- Allah, Kitapta size (şu hükmü) indirdi: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz vakit, onlar başka bir söze dalıncaya kadar yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz. Şüphe yok ki Allah münafıkları da kâfirleri de cehennemde bir araya toplayacaktır. 141- Onlar sizi gözetleyip dururlar. Onun için de şayet Allah’tan size bir zafer nasip olursa:“Biz de sizinle birlikte değil miydik?” derler. Eğer kâfirlere (zaferden) bir pay düşerse derler ki: “Biz sizin galip gelmenizi sağlamadık mı? Mü’minlere karşı da sizi korumadık mı?” Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir. Allah mü’minlerin aleyhine kâfirlere asla yol vermeyecektir.
140. Yani Yüce Allah, size indirdiği buyruklar içerisinde küfür ve masiyet meclislerinde bulunmanız halinde takınmanız gereken şer’i hükmü de size açıklamış bulunmaktadır:“Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini” yani onların küçümsendiğini, hafife alındığını demektir. Çünkü Allah’ın âyetleri karşısında her mükellefin yerine getirmesi gereken görev, o âyetlere iman etmek, onları tazim etmek, yüceltmek ve onlara gereken saygıyı göstermektir. Bu âyetlerin indirilmesinden maksat budur. Allah’ın yaratıkları yaratma sebebi de budur. Buna göre o ayetlere imanın zıddı onları inkar etmektir. Bu âyetleri gereken şekilde tazim etmenin zıddı ise onlarla alay etmek ve onları küçümsemektir. Kâfir ve münafıkların, Allah’ın âyetlerini çürütmek ve kendi küfürlerini desteklemek için giriştikleri tartışmalar da bunun kapsamına girmektedir. Değişik türleri ile bidatçiler de buna dâhildir. Zira onların kendi batıllarının doğruluğuna dair delil getirmeleri, aynı zamanda Allah’ın âyetlerini küçümsemeyi ihtiva eder. Çünkü Allah’ın âyetleri ancak hakka delildir ve ancak doğru olan bir şeyi ihtivâ ederler. Bunların yanı sıra Allah’ın emir ve yasaklarının küçümsendiği ve kulları için çizmiş olduğu sınırların çiğnendiği günah ve fısk meclislerinde bulunmak bile bu ayetteki yasağın kapsamına girmektedir. Bu gibi kimselerle oturma yasağının nihai süresi ise “onlar başka bir söze dalıncaya kadar” ifadesi ile belirtilmiştir. Yani Allah’ın âyetlerini inkar ve onlarla alay etmeyip bırakıp başka bir söze geçinceye kadar onlarla oturulamaz. “Çünkü o zaman” yani sözü edilen ve yasaklanan halde onlarla birlikte oturacak olursanız “siz de onlar gibi olursunuz.” Çünkü o zaman siz, onların küfür ve alaylarına rıza göstermiş olursunuz. Bir günaha razı olan kimse ise bizzat onu işleyen kimse gibidir. Özetle Allah’a isyan edilen bir mecliste hazır bulunan bir kimsenin gücü yetiyor ise bna karşı çıkıp engel olması, böyle bir gücü yoksa kalkıp oradan ayrılması gerekir. “Şüphe yok ki Allah münafıkları da kâfirleri de cehennemde bir araya toplayacaktır.” Tıpkı küfürde ve birbirlerini dost edinmede bir arada oldukları gibi. Münafıkların yalnızca zahiren mü’minlerle birlikte olmalarının da kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“O günde münafık erkeklerle münafık kadınlar mü’minlere: Bizi bekleyin de nurunuzdan aydınlanalım, derler...”(el-Hadid, 57/13) Daha sonra Yüce Allah münafıkların gerçekte kâfirlerin dostları olduklarını, mü’minlerin ise düşmanları olduğunu söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
141. “Onlar sizi gözetleyip dururlar” Yani hayır ya da şer sizin sonunda ulaşacağınız noktayı, varacağınız hali gözetleyip dururlar ve münafıklıklarına uygun olarak her bir duruma uygun bir cevap hazırlarlar. “Onun için de şayet Allah’tan size bir zafer nasip olursa: Biz de sizinle birlikte değil miydik? derler” ve bu sözlerle hem zahiren hem de batınen mü’minlerle birlikte olduklarını söylerler. Böylelikle tenkit edilmekten kurtulmayı, ganimet ve fey’de mü’minlerle ortak olmayı ve gerektiğinde de onların destek ve yardımını almayı amaçlarlar. “Eğer kâfirlere (zaferden) bir pay düşerse” burada onlar hakkında “zafer” denilmeyip “(zaferden) bir pay” denmiştir. Çünkü onlar için hiçbir zaman, devam edip gidecek bir zafer gerçekleşmeyecektir. Aksine -Allah’ın hikmetinin bir gereği olarak- onların bütün yapabilecekleri, zaferden sürekli olmayan bir pay sahibi olmaktan ibarettir. İşte böyle bir durum söz konusu olduğu takdirde kafirlere “derler ki: Biz sizin galip gelmenizi sağlamadık mı?” Yani biz size yardım edip size bir galibiyet sağlamadık mı? “Mü’minlere karşı da sizi korumadık mı?” Yani güç yetirebilmekle birlikte onlara el uzatmadıklarını söyleyerek onlara karşı yapmacık iddialarda bulunurlar. Mü’minlere karşı onları bütün yollarla koruduklarını iddia ederler. Mü’minleri kâfirleri rahatsız etmekten alıkoymak, onlarla savaşma isteklerini kırmak, mü’minlere karşı düşmanlarına destek vermek vb. gibi yaptıkları bilinen bütün yollarla. “Allah, kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.” Böylece zahir ve batınları ile mü’min olan kimseleri cennetle mükâfatlandıracak, münafık ve müşrik erkeklerle kadınları da azaba duçar edecektir. “Allah mü’minlerin aleyhine kâfirlere asla yol vermeyecektir.” Kâfirleri mü’minlere musallat etmeyecek, mü’minleri avuçlarının içerisine almalarına fırsat vermeyecektir. Aksine mü’minlerden bir kesim, her zaman için hak üzere Allah’ın yardımına mazhar olmaya devam edecek, onları yardımsız bırakanların ve onlara muhalefet edenlerin onlara hiçbir zararları olmayacaktır. Yüce Allah mü’minlerin zafere kavuşmaları ve kâfirlerin onlar üzerindeki tasallutlarını bertaraf etmek için sebepler yaratmaktadır ve bu hep böyle olacaktır. Nitekim bu, gözle görülen bir husustur. Hatta kâfir kesimlerin egemen olduğu kimi müslümanlar bile saygı duyulan bir konumda bulunmakta, dinlerine herhangi bir şekilde saldırılmamakta, hor ve hakir görülmemektedirler. Aksine Allah’tan tam bir izzete sahip bulunmaktadırlar. Önünde de sonunda da zahiren ve batınen de hamd Allah’ındır.