En'âm Suresi 54. Ayet

Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 54/165

وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَـٰتِنَا فَقُلْ سَلَـٰمٌ عَلَيْكُمْ ۖ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ ۖ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Ve iza caekellezine yu'minune bi ayatina fe kul selamun aleykum ketebe rabbukum ala nefsihir rahmete ennehu men amile minkum suen bi cehaletin summe tabe min ba'dihi ve asleha fe ennehu gafurun rahim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

En'âm Suresi 54. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

7. cüz · PDF sayfası 13

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ayetlerimize iyman ediyor olanlar yanına geldikleri zaman da de ki "selam sizlere rabbınız kendine rahmeti yazdı, içinizden her kim bir cahillikle bir kabahat yapmış, sonra arkasından tevbe edib düzelmiş ise ona karşı gafur, rahim olmayı irade buyurdu

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimize iman edenler, yanına geldikleri zaman de ki: "Selam sizlere! Rabbiniz kendine rahmeti yazdı. Sizden kim bir cahillikle bir kötülük yapmış, sonra arkasından tevbe edip düzelmiş ise, ona karşı bağışlayan, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ayetlerimize iman (da sebat) edenler sana geldiği zaman de ki: "Selam sizlere. Rabbiniz kendi üzerine (şu) rahmeti yazdı: İçinizden kim bilmeyerek bir fenalık yapıb da sonra arkasından tevbe etmiş ve düzelmiş ise şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ayetlerimize inananlar, sana geldikleri zaman: "Size selam olsun, de, Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti yazmış(yaratıklarına acımayı prensip edinmiş)tir. Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar da sonra ardından tevbe eder, uslanırsa muhakkak ki O, bağışlayandır, esirgeyendir."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman onlara:"Selam sizlere!" de! Rabbiniz merhameti kendi Zatına temel bir ilke edinmiştir. Sizden kim bilmeyerek bir günah işler de sonra ardından tövbe eder ve halini düzeltirse Onun da gafur ve rahim (çok affedici ve merhametli) olduğunu bilmelidir."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Bizim ayetlerimize iman edenler sana geldiklerinde, onlara de ki: "Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Mesajlarımıza inananlar sana geldiklerinde de ki: "Size selam olsun! Rabbiniz rahmet ve merhameti kendisine ilke edinmiştir, böylece sizden biri bilgisizlikten dolayı kötü bir fiil işler ve sonra tevbe edip dürüst ve erdemlice bir hayat yaşarsa O(nun) çok affedici ve rahmet kaynağı (olduğunu görecek)tir".

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman: De ki: Selam size Rabbiniz, kendi üzerine rahmeti gerekli kıldı. Bu sebeple, içinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip, halini düzeltirse, şüphesiz Allah bağışlayan ve merhamet edendir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ayetlerimize iman etmiş kimseler[1] sana geldiklerinde, "Size selam olsun."de.[2] Rabb'iniz rahmet etmeyi Kendi üzerine yazdı.[3] Sizden kim cehaletle[4] kötü bir şey yapar da ardından tevbe edip kendini düzeltirse, bilsin ki O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Tefsir / dipnot (4)

Statüleri ne olursa olsun; ister zengin, ister yoksul, ister ünlü, ister gariban…

İtibar et, değer ver.

Gerekli gördü, zorunlu kıldı.

Düşüncesizce hareket eden, nankör, bağnaz.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde, şunu söyle: "Size selam olsun! Efendiniz, rahmeti, Kendi üzerine yazmıştır. Bilisizlik yüzünden işlediği bir kötülükten sonra, kim pişmanlık göstererek kendisini düzeltirse; kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir!"

İbni Kesir

Ayetlerimize iman edenler, sana geldiklerinde de ki: Selam size. Rabbınız rahmeti kendi üzerine yazdı. İçinizden her kim ki bilmeyerek bir fenalık yapar da arkasından tevbe eder ve ıslah ederse; şüphesiz O; Gafur'dur, Rahim'dir.

Gültekin Onan

Bizim ayetlerimize inananlar sana geldiklerinde onlara de ki: "Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tevbe eder ve (kendini) islah ederse kuşkusuz O, bağışlayandır, esirgeyendir."

Rowad Tercüme Merkezi

Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman de ki: "Selam size! Rabbiniz, rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. İçinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip salih ameller işlerse, şüphesiz Allah çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir."

Şaban Piriş

Ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman de ki: Selam size! Rabbiniz, rahmet etmeyi kendi üzerine yazmıştır. İçinizden kim cahillikle bir kötülük işler de ardından tevbe edip, salih ameller işlerse, şüphesiz Allah çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

Ali Özek ve diğerleri

Âyetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki: Sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tevbe edip de kendini ıslah ederse, bilsin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- Senin getirdiklerinin sadık olduğuna şahitlik eden, ayetlerimize iman edenler yanına geldikleri zaman onlara ikram olarak onların selamını al. Onları Allah'ın rahmetinin genişliği ile müjdele. Kesinlikle Allah kendi üzerine rahmeti lütuf olarak vacip kıldı. Bu itibarla, içinizden her kim bilmeyerek ve cehalet ile bir kötülük işler, bundan sonra da tövbe eder ve amelini ıslah ederse, şüphesiz Allah işlemiş olduğu günahı bağışlar. Allah kullarından tövbe edenleri bağışlar, onlara merhamet eder.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذَاإذاإذا: ظرف زمان يتضمن معنى المفاجأة.
جَاءَكَجيأأتاك.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
يُؤْمِنُونَأمنيُصدِّقُون ويُذْعِنون، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.
بِءَايَٰتِنَاأييالقرآن والحجج والبراهين.
فَقُلْقولفعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به.
سَلَٰمٌسلملفظ تحية وتسليم.
عَلَيْكُمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
كَتَبَكتبقضى وأوجب تفضلاً وإحساناً.
رَبُّكُمْرببإلهكم المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
عَلَىٰعلىحرف جر ورد لتأكيد التفضل.
نَفْسِهِنفسذاته، والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا.
ٱلرَّحْمَةَرحمالرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. ‌وأصل ‌الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها.
أَنَّهُأنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
مَنْمَناسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
عَمِلَعملالعمل: بالتحريك مصدر عمل جمع أعمال، ‌كل ‌فعل ‌كان ‌بقصد وفكر سواء كان من أفعال القلوب كالنية أم من أفعال الجوارح كالصلاة. والعمل أيضا: هو ما يحتاج إلى بذل الجهد لتحقيق الغاية.
مِنكُمْمِنمن: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
سُوءًاسوأقبحا، ويراد به الإثم والذنب.
بِجَهَٰلَةٍجهلبطيش وسفاهة، وكل عاص مسيء جاهل.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين.
تَابَتوبرجع عن المعاصي.
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
بَعْدِهِبعدبعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم.
وَأَصْلَحَصلحوداوم على العمل الصالح.
فَأَنَّهُأنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
غَفُورٌغفرصفة لله سبحانه، والغفور هو الذي تكثر منه المغفرة.
رَّحِيمٌرحمصفة لله سبحانه، والرحيم: الذي يرحم المؤمنين في الآخرة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{جَاءَكَ} مد متصل {بِآيَاتِنَا} مد بدل، ثم مد طبيعى {أَنَّهُ} غنة مشددة،

وصلة صغرى {مَنْ عَمِلَ} إظهار حلقي {مِنْكُمْ} إخفاء حقيقي {سُوءًا بِجَهَالَةٍ}

مد متصل، والوقف عليه يجعل التنوين مد عوض، ومع الباء بعدهاحالة الوصليُقلب

التنوين ميمًا {ثُمَّ}. غنة {مِنْ بَعْدِهِ} إقلاب، وصلة صغرى {فَأَنَّهُ} غنة

وصلة صغرى {غَفُورٌ رَحِيمٌ} إدغام بغير غنة.