الدخان

Duhân Suresi

“Duman” · 59 ayet · Mekke'de indi · İniş sırası 64

Arapça Tilavet
Türkçe Sesli Meal
346Kelime
1454Harf
59Benzersiz ayet
منEn sık kelime
فَاعْتَزِلُونِ/وَأَوْرَثْنَٰهَا/الْمُسْرِفِينَ/وَءَاتَيْنَٰهُم/بِءَابَائِنَاEn uzun kelime

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

2

وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ

Vel kitabil mubin.

(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

3

إِنَّآ أَنزَلْنَـٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَـٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

İnna enzelnahu fi leyletin mubareketin inna kunna munzirin.

(2-3) Apaçık olan Kitab'a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

4

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

Fiha yufreku kullu emrin hakim.

(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

5

أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

Emren min indina inna kunna mursilin.

(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

6

رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Rahmeten min rabbik, innehu huves semiul alim.

(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

7

رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Rabbis semavati vel ardı ve ma beynehuma, in kuntum mukinin.

(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

8

لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

La ilahe illa huve yuhyi ve yumit, rabbukumve rabbu abaikumul evvelin.

O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Yaşatır, öldürür. O, sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

10

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ

Fertekib yevme te'tis semau bi duhanin mubin.

Göğün açık bir duman getireceği günü bekle.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

12

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

Rabbenekşif annel azabe inna mu'minun.

İnsanlar, "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır, çünkü biz artık inanıyoruz" derler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

13

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ

Enna lehumuz zikra ve kad caehum resulun mubin.

Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

14

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ

Summe tevellev anhu ve kalu muallemun mecnun.

Sonra ondan yüz çevirdiler ve "Bu bir öğretilmiş, bu bir deli!" dediler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

15

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

İnna kaşiful azabi kalilen innekum aidun.

Biz bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski halinize döneceksiniz.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

16

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

Yevme nebtışul batşetel kubra inna muntekimun.

Onları o en şiddetli yakalayışla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

17

۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ

Ve lekad fetenna kablehum kavme fir'avne ve caehum resulun kerim.

Andolsun, onlardan önce Firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Musa) gelmişti.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

18

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

En eddu ileyye ibadallah, inni lekum resulun emin.

O, şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

19

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

Ve en la ta'lu alallah, inniatikum bi sultanin mubin.

"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

20

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Ve inni uztu bi rabbi ve rabbikumen tercumuni.

"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

22

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

Fe dea rabbehu enne haulai kavmun mucrimun.

Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

23

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Fe esri bi ibadi leylen innekum muttebeun.

Allah da şöyle dedi: "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

24

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ

Vetrukil bahre rehva, innehum cundun mugrekun.

"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

28

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَـٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

Kezalik, ve evresnaha kavmen aharin.

İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

29

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

Fe ma beket aleyhimus semau vel ardu ve ma kanu munzarin.

Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

30

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Ve lekad necceyna beni israile minel azabil muhin.

(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

31

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

Min fir'avn, innehu kane aliyen minel musrifin.

(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

32

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَـٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ

Ve lekadihternahum ala ilmin alel alemin.

Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

33

وَءَاتَيْنَـٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَـٰتِ مَا فِيهِ بَلَـٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ

Ve ateynahum minel ayati ma fihi belaun mubin.

Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

34

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

İnne haulai le yekulun.

(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

35

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

İn hiye illa mevtetunel ulave ma nahnu bi munşerin.

(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

36

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Fe'tu bi abaina in kuntum sadikin.

"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

37

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَـٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

E hum hayrun em kavmu tubbein vellezine min kablihim, ehleknahum innehum kanu mucrimin.

Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

38

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَـٰعِبِينَ

Ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma laibin.

Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

39

مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Ma halaknahuma illa bil hakkı ve lakinne ekserehum la ya'lemun.

Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

40

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

İnne yevmel faslı mikatuhum ecmain.

Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

41

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

Yevme la yugni mevlen an mevlen şey'en ve la hum yunsarun.

O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

42

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

İlla men rahimallah, innehu huvel azizur rahim.

Yalnız, Allah'ın yardım ettiği kimseler bunların dışındadır. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, çok merhamet edendir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

47

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

Huzuhu fa'tiluhu ila sevail cahim.

(Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

48

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

Summe subbu fevka re'sihi min azabil hamim.

"Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

53

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

Yelbesune min sundusin ve istebrakın mutekabilin.

İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

54

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ

Kezalik, ve zevvecnahum bi hurin in.

İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

55

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

Yed'une fiha bi kulli fakihetin aminin.

Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

56

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

La yezukune fihel mevte illel mevtetel ula, ve vekahum azabel cahim.

Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

57

فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Fadlen min rabbik, zalike huvel fevzul azim.

Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

58

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Fe innema yessernahu bi lisanike leallehum yetezekkerun.

(Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →