Duhân Suresi 45. Ayet
Duman · Mekke · Sure 44 · Ayet 45/59
كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ
Kel muhl, yagli fil butun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Pota gibi karınlarında kaynar,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Pota gibi karınlarında kaynar,
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Pota gibi karınlarda kaynar.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(45-46) Kaynar su nasıl fokurdarsa, o da erimiş maden gibi karınlarında fokurdar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
tıpkı karın boşluğunda kaynayan sıvı kurşun gibi,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yanmış yağ gibi karınlarda kaynar durur.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Karınlarda kaynayan erimiş maden gibi.
İbni Kesir
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
Gültekin Onan
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Zakkum ağacının meyvesi siyah zeytin yağı gibidir. Aşırı sıcaklığının şiddetinden dolayı o kimselerin karınlarında kaynayıp durur.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
43- Şüphesiz ki Zakkûm ağacı, 44- Günahkârların yiyeceğidir. 45- Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar; 46- Tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi. 47- “Tutun onu ve sürükleyerek götürün cehennemin ortasına!” 48- “Sonra da başından aşağı o kaynar azap suyundan dökün!” 49- “Tat bakalım. Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” 50- “İşte bu, sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır)!”
43-44. Yüce Allah, Kıyamet gününü ve o günde kulları arasında ayırt edici hükmü vereceğini söz konusu ettikten sonra, onların iki gruba ayrılacaklarını, bir grubun cennette olacağını, diğer grubun ise cehennem ateşi içerisinde olacağını belirtti. Bu sonuncu grup, küfür ve masiyetler işleyerek günahkâr olanlardır. Bunların yiyecekleri, ağaçların en kötüsü ve en fecisi olan “Zakkûm ağacı”dır. 45-50. Bu ağacın tadı ise “erimiş maden gibidir.” Yahut oldukça kötü kokan, tadı da kötü, kokusu da kötü, son derece sıcak bir irin gibidir. “Karınlarda kaynar, tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi.” Azap edilecek olana şöyle denilecektir: Haydi bu can yakıcı azabı ve bu vahim cezayı “tat bakalım! Çünkü sen güçlü ve değerli imişsin!” Kendi kanaatine göre sen, Allah’ın azabına karşı kendini koruyacak güçlü bir kimse olduğunu zannediyordun. Allah nezdinde de değerli olduğunu ve sana hiçbir şekilde azap etmeyeceğini ileri sürüyordun. İşte bu gün, sen zillete düşürülen, tahkir edilen, son derece değersiz bir kişi olduğunu açıkça görüyorsun. “İşte bu” pek büyük olan bu azab, “sizin (dünyadayken) şüphe ettiğiniz (azaptır).” Ama artık sizin için son derece kesin bir bilgidir.