Duhân Suresi 29. Ayet
Duman · Mekke · Sure 44 · Ayet 29/59
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ
Fe ma beket aleyhimus semau vel ardu ve ma kanu munzarin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Duhân Suresi 29. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Binnetice ne Gök ağladı üzerlerine ne Yer ne de imhal olundular
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonuçta ne gök ağladı üzerlerine, ne yer; ne de kendilerine bir mühlet verildi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ne gök, ne yer onların üstüne ağlamadı. Onlara (aman ve) mühlet verilmedi.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onlara gök ve yer ağlamadı. Ve kendilerine fırsat da verilmedi.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(28-29) İşte böyle oldu! Sonra bütün bunları, başka bir topluma miras bıraktık. Merhamete layık olma haklarını kaybettiklerinden, perişan hallerine gök de ağlamadı, yer de ağlamadı. Artık onlara yeni bir mühlet de verilmedi.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar(ın azabı) ertelenmedi.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
onlara ne gök ne de yer ağladı ve ne de bir mühlet verildi.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onlar için, gök ve yeryüzü ağlamadı; süre de verilmedi.
İbni Kesir
Gök ve yer onların helakine ağlamadı. Ve onlar, mühlet verilenler de olmadı.
Gültekin Onan
Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar(ın azabı) ertelenmedi.
Rowad Tercüme Merkezi
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
Şaban Piriş
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Hiç bekletilmediler.
Ali Özek ve diğerleri
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Firavun ve kavminin suda boğulup helak olmaları ile gök de yer de ağlamadı. tövbe edinceye kadar kendilerine mühlet de verilmedi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| بَكَتْ | بكي | ما بكت عليهم السماء والأرض: المراد ما حزن أحد لفقدهم. | |||
| عَلَيْهِمُ | على | على: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية. | |||
| ٱلسَّمَاءُ | سمو | السماء، مصدر سما، وهي: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، وله أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَٱلْأَرْضُ | أرض | الأرض: الكرة التي عليها الحيوان والنبات. وتطلق الكلمة على قسم منها كبير أو صغير. والجمع: أرْضون وأرَضون وأراضٍ. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مُنظَرِينَ | نظر | مؤخرين ممهلين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{السَّمَاءُ} مد متصل {مُنْظَرِينَ} إخفاء حقيقي للنون مع الظاء.