Ana Sayfa › Kökler › أنت أنت “أنت” Kökü Kur'an'da 81 yerde, 78 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0) Bakara Suresi, 32. ayet أَنتَ Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bi… Bakara Suresi, 35. ayet أَنتَ Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca… Bakara Suresi, 127. ayet أَنتَ Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabu… Bakara Suresi, 128. ayet أَنتَ "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize … Bakara Suresi, 129. ayet أَنتَ "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğret… Bakara Suresi, 145. ayet أَنتَ Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene… Bakara Suresi, 286. ayet أَنتَ Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, … Âl-i İmrân Suresi, 8. ayet أَنتَ (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize kat… Âl-i İmrân Suresi, 35. ayet أَنتَ Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul … Mâide Suresi, 24. ayet أَنتَ Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onla… Mâide Suresi, 109. ayet أَنتَ Allah'ın, peygamberleri toplayıp "siz(den sonra davetiniz)e ne derece uyuldu?" diyeceği, onların da,… Mâide Suresi, 114. ayet وَأَنتَ Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zaman… Mâide Suresi, 116. ayet ءَأَنتَ أَنتَ Allah, kıyamet günü şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah'ı bırakarak beni ve … Mâide Suresi, 117. ayet أَنتَ وَأَنتَ "Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a k… Mâide Suresi, 118. ayet أَنتَ "Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe… En'âm Suresi, 107. ayet أَنتَ Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onl… A'râf Suresi, 19. ayet أَنتَ "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa za… A'râf Suresi, 89. ayet وَأَنتَ "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydur… A'râf Suresi, 151. ayet وَأَنتَ (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en mer… A'râf Suresi, 155. ayet أَنتَ وَأَنتَ Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bay… Enfâl Suresi, 33. ayet وَأَنتَ Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onla… Yûnus Suresi, 42. ayet أَفَأَنتَ Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittire… Yûnus Suresi, 43. ayet أَفَأَنتَ İçlerinden sana bakanlar da vardır. Fakat körlere, hele gerçeği görmüyorlarsa, sen mi doğru yolu gös… Yûnus Suresi, 99. ayet أَفَأَنتَ Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekun iman ederlerdi. Böyle iken sen… Hûd Suresi, 12. ayet أَنتَ (Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek g… Hûd Suresi, 45. ayet وَأَنتَ Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din elbette gerçe… Hûd Suresi, 49. ayet أَنتَ İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de k… Hûd Suresi, 87. ayet لَأَنتَ Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk… Hûd Suresi, 91. ayet أَنتَ Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer… Yûsuf Suresi, 17. ayet أَنتَ "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu… Yûsuf Suresi, 90. ayet لَأَنتَ Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize … Yûsuf Suresi, 101. ayet أَنتَ Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! D… Ra'd Suresi, 7. ayet أَنتَ İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her k… Nahl Suresi, 101. ayet أَنتَ Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet… Meryem Suresi, 46. ayet أَنتَ Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taş… Tâhâ Suresi, 42. ayet أَنتَ "Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin."… Tâhâ Suresi, 58. ayet أَنتَ "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun b… Tâhâ Suresi, 68. ayet أَنتَ Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."… Tâhâ Suresi, 72. ayet أَنتَ Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceği… Enbiyâ Suresi, 55. ayet أَنتَ "Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.… Enbiyâ Suresi, 62. ayet ءَأَنتَ (İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.… Enbiyâ Suresi, 83. ayet وَأَنتَ Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merha… Enbiyâ Suresi, 87. ayet أَنتَ Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağ… Enbiyâ Suresi, 89. ayet وَأَنتَ Zekeriya'yı da hatırla. Hani o, Rabbine, "Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlı… Mü'minûn Suresi, 28. ayet أَنتَ Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a … Mü'minûn Suresi, 29. ayet وَأَنتَ Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."… Mü'minûn Suresi, 109. ayet وَأَنتَ Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en ha… Mü'minûn Suresi, 118. ayet وَأَنتَ De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"… Furkân Suresi, 43. ayet أَفَأَنتَ Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?… Şuarâ Suresi, 19. ayet وَأَنتَ "(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."… Şuarâ Suresi, 153. ayet أَنتَ Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."… Şuarâ Suresi, 154. ayet أَنتَ "Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."… Şuarâ Suresi, 185. ayet أَنتَ Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."… Şuarâ Suresi, 186. ayet أَنتَ "Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."… Neml Suresi, 81. ayet أَنتَ Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman o… Rûm Suresi, 53. ayet أَنتَ Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanı… Sebe' Suresi, 41. ayet أَنتَ (Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, … Fâtır Suresi, 22. ayet أَنتَ Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek d… Fâtır Suresi, 23. ayet أَنتَ Sen, ancak bir uyarıcısın.… Sâd Suresi, 35. ayet أَنتَ Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık… Zümer Suresi, 19. ayet أَفَأَنتَ Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracak… Zümer Suresi, 41. ayet أَنتَ (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girers… Zümer Suresi, 46. ayet أَنتَ De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa dü… Mü'min Suresi, 8. ayet أَنتَ "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerin… Şûrâ Suresi, 6. ayet أَنتَ Allah'tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değ… Zuhruf Suresi, 40. ayet أَفَأَنتَ Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yol… Duhân Suresi, 49. ayet أَنتَ (Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"… Kâf Suresi, 45. ayet أَنتَ Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, ben… Zâriyât Suresi, 54. ayet أَنتَ Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.… Tûr Suresi, 29. ayet أَنتَ (Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kahinsin, ne de bir deli… Mümtehine Suresi, 5. ayet أَنتَ "Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak … Kalem Suresi, 2. ayet أَنتَ (1-2) Nun. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesin… Naziât Suresi, 43. ayet أَنتَ Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?… Naziât Suresi, 45. ayet أَنتَ Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.… Abese Suresi, 6. ayet فَأَنتَ Sen, ona yöneliyorsun.… Abese Suresi, 10. ayet فَأَنتَ (8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyor… Gâşiye Suresi, 21. ayet أَنتَ Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.… Beled Suresi, 2. ayet وَأَنتَ (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki…