Mâide Suresi 24. Ayet

Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 24/120

قَالُوا۟ يَـٰمُوسَىٰٓ إِنَّا لَن نَّدْخُلَهَآ أَبَدًا مَّا دَامُوا۟ فِيهَا ۖ فَٱذْهَبْ أَنتَ وَرَبُّكَ فَقَـٰتِلَآ إِنَّا هَـٰهُنَا قَـٰعِدُونَ

Kalu ya musa inna len nedhuleha ebeden ma damu fiha fezheb ente ve rabbuke fe katila inna hahuna kaıdun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mâide Suresi 24. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

6. cüz · PDF sayfası 11

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ya Musa, dediler: Onlar orada bulundukça biz oraya ebeda giremeyiz, haydi sen rabbınla git ikiniz harb edin biz işte burada otururuz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Ey Musa, onlar orada bulundukça biz asla oraya girmeyiz! Haydi, sen Rabbinle git, ikiniz savaşın; biz işte burada oturacağız!" dediler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar da (şöyle) söylediler: "Ya Musa, onlar orada bulundukça biz oraya ilel'ebed giremeyiz. Artık sen Rabbinle beraber git! Bu suretle ikiniz harb edin! Biz mutlakaa oturucularız".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Dediler ki: "Ey Musa, onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Rabbin, gidin, savaşın, biz burada oturuyoruz!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Yine dediler ki: "Ya Musa! O zorbalar orada oldukları müddetçe biz asla giremeyiz. Haydi sen Rabbinle git, ikiniz onlarla savaşın, biz işte burada oturuyoruz."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Dediler ki: "Ey Musa biz, onlar durduğu sürece hiç bir zaman oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin git, ikiniz savaşın. Biz burda duracağız."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Ama) onlar: "Ey Musa!" dediler, "Ötekiler orada oldukça biz o (topraklar)a asla giremeyeceğiz. O halde sen ve Rabbin gidin ve birlikte savaşın! Biz burada kalacağız!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey Musa, onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız, demişlerdi.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

"Ey Musa! Onlar, orada oldukları sürece biz oraya asla girmeyiz; haydi sen git, sen ve Rabb'in birlikte savaşın. Kuşkusuz, işte biz buradan öteye gitmeyiz." dediler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

"Ey Musa!" dediler; "Onlar orada oldukça, oraya asla girmeyiz. Şimdi, sen ve Efendin; ikiniz gidip savaşın. Biz, burada kalacağız!"

İbni Kesir

Demişlerdi ki: Ey Musa; onalr orada oldukça, ebediyyen oraya girmeyiz. Git, sen ve Rabbın savaşın. Biz, burada oturanlardanız.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey Musa, biz onlar durduğu sürece ebediyen oraya girmeyeceğiz. Sen ve rabbin git, ikiniz savaşın. Biz burada duracağız."

Rowad Tercüme Merkezi

Ey Mûsâ! Onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız, demişlerdi.

Şaban Piriş

Ey Musa, onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın. Biz burada oturacağız, demişlerdi.

Ali Özek ve diğerleri

«Ey Mûsâ! Onlar orada bulundukları müddetçe biz oraya asla girmeyiz; şu halde sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız» dediler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Musa -aleyhisselam-'ın İsrailoğulları'ndan olan kavmi peygamberleri Musa'nın kendilerine vermiş olduğu emre karşı gelmede ısrarcı davranmaya devam edip şöyle dediler: Şehirde zorbalar oldukları müddetçe biz asla oraya girmeyeceğiz. -Ey Musa!- Sen ve Rabbin gidin zorbalarla savaşınız. Biz ise burada oturup bekleyeceğiz ve seninle beraber onlara karşı savaşmayacağız.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قَالُواقولتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يُراد بالقول أعمّ من ذلك.
يَٰمُوسَىٰ—موسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
إِنَّاإنّإن: حرف توكيد ونصب، يُفيد تأكيد مضمون الجملة.
لَنلنلن: حرف نفي ونصب واستقبال، يدخل على المضارع فينصبه، وينفي معناه، ويُحَوِّله من الحاضر إلى المستقبل، وقد يكون نفي الفعل على سبيل التأبيد.
نَّدْخُلَهَادخلدخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله.
أَبَدًاأبدإلى الأبد أي إلى آخر الدهر.
مَّاماحرف مصدري ظرفي يؤول مع ما بعده لظرف زمان.
دَامُوادومما داموا: في حال دوامهم.
فِيهَافيفي: حرف جر، يُفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية.
فَٱذْهَبْذهبفسر وامض.
أَنتَأنتضمير رفع منفصل للمخاطب الواحد.
وَرَبُّكَرببوإلهكم المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
فَقَٰتِلَاقتلفحاربا.
إِنَّاإنّإن: حرف توكيد ونصب، يُفيد تأكيد مضمون الجملة.
هَٰهُنَاهناللتنبيه والإشارة إلى المكان.
قَٰعِدُونَقعدمتخلفون عن الجهاد.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِنَّا} غنة، ومد طبيعي {لَنْ نَدْخُلَهَا أَبَدًا} في النونين

إدغام بغنة من باب التماثل، وفي الألف مع الهمزة مد منفصل {أَبَدًا مَا دَامُوا}

إدغام بغنة {فَاذْهَبْ} الباء مقلقلة {أَنْتَ} إخفاء حقيقي {فَقَاتِلَا إِنَّا} مد

منفصل، ثم غنة ومد طبيعي.