Yûnus Suresi 42. Ayet
Yunus · Mekke · Sure 10 · Ayet 42/109
وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ ۚ أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَعْقِلُونَ
Ve minhum men yestemiune ileyk, e fe ente tusmius summe ve lev kanu la ya'kilun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yûnus Suresi 42. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İçlerinden seni dinlemiye gelenler de var, fakat akılları da yokken sağırlara sen mi işittireceksin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İçlerinden seni dinlemeye gelenler de var; ama akılları da yokken sağırlara sen mi duyuracaksın?
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onlardan sana kulak verenler vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın? Hele akılları da olmazsa!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İçlerinden sana kulak verip dinleyenler de vardır. Fakat sağırlara sen mi duyuracaksın? Hele akıllarını da kullanmıyorlarsa!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onların içinde senin söylediklerini dinlemeye gelenler de var. Fakat sen sağırlara nasıl duyurabilirsin ki? Hele akıllarını da kullanmıyorlarsa!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onlardan seni dinleyecekler vardır. Ama hiç duymayan -sağırlara -üstelik hiç akılları ermiyorsasen mi duyuracaksın?
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve, onların aralarında sana kulak verir gibi yapanlar var; ama, eğer akıllarını kullanmıyorlarsa, sen sesini hiç sağırlara işittirebilir misin?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlardan seni dinleyenler vardır. Şayet akletmez olduysalar sağırlara sen mi işittireceksin?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlardan seni dinleyenler de var. Ancak sağırlara duyurabilir misin? Üstelik akıllarını da kullanmıyorlarsa!
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onların arasında, sana kulak verenler de vardır. Öyleyse aklını kullanmayan sağırlara, sen mi duyuracaksın?
İbni Kesir
İçlerinde sana kulak verenler vardır. Fakat sen sağırlara işittirebilir misin? Üstelik akılları da hiç ermiyorsa.
Gültekin Onan
Onlardan seni dinleyecekler vardır. Ama hiç duymayana, sağırlara -üstelik hiç akletmiyorsa- sen mi duyuracaksın?
Rowad Tercüme Merkezi
Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin?
Şaban Piriş
Onlardan seni dinleyenler vardır. Şayet akletmez olduysalar sağırlara sen mi işittireceksin?
Ali Özek ve diğerleri
Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat sağırlara üstelik akılları da ermiyorsa sen mi duyuracaksın?
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Rasul!- Kur'an okuduğun zaman müşriklerden kabul etmeden ve boyun eğmeden sana kulak verenler vardır. Sen, işitme özelliği alınan bir kimseye işittirmeye güç yetirebilir misin? Aynı şekilde sen, hakkı işitmek hususunda sağır olan ve hakkı akıl etmeyen kimseleri doğru yola iletmeye de güç yetiremezsin.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمِنْهُم | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| مَّن | مَن | يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| يَسْتَمِعُونَ | سمع | يوجهون السمع. | |||
| إِلَيْكَ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| أَفَأَنتَ | أنت | أنت: ضمير رفع منفصل للمخاطب الواحد. | |||
| تُسْمِعُ | سمع | أفأنت تسمع الصم: لا تقدر أن تسمع من أصم الله سمعه عن سماع الحق. | |||
| ٱلصُّمَّ | صمم | الصم: ذوو الصمم، والمراد: الذين لا يصغون للحق. | |||
| وَلَوْ | لو | لو: أداة للدلالة على الشرط وهي غير امتناعية. | |||
| كَانُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| يَعْقِلُونَ | عقل | لا يعقلون: لا يعملون عقولهم ولا يفكرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مَنْ يَسْتَمِعُونَ} إدغام بغنة في النون مع الياء {أَفَأَنْتَ} إخفاء حقيقي
في النون مع التاء {الصُّمَّ} غنة في الميم المشددة.