Hûd Suresi 12. Ayet
Hud · Mekke · Sure 11 · Ayet 12/123
فَلَعَلَّكَ تَارِكٌۢ بَعْضَ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَضَآئِقٌۢ بِهِۦ صَدْرُكَ أَن يَقُولُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ كَنزٌ أَوْ جَآءَ مَعَهُۥ مَلَكٌ ۚ إِنَّمَآ أَنتَ نَذِيرٌ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ
Fe lealleke tarikun ba'da ma yuha ileyke ve daikun bihi sadruke en yekulu lev la unzile aleyhi kenzun ev cae meahu melek, innema ente nezir, vallahu ala kulli şey'in vekil.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hûd Suresi 12. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını göz ardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Şimdi ihtimal ki sen "ona bir hazine indirilse ya veya beraberindeki bir melek gelse ya" diyorlar diye göğsün daralarak sana vahyolunanın ba'zısını bu sebeble terkedecek olursun, fakat sen sırf bir nezirsin. Allah ise, her şey'e karşı vekil.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şimdi belki de sen, onların: "Ona bir hazine indirilse veya beraberinde bir melek gelse ya!" demeleri yüzünden için sıkılarak, sana vahyolunanın bir kısmını terkedecek olursun. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise herşeye vekildir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Şimdi sen (müşriklerin belki): "Ona (gökden) bir hazine indirilseydi, yahud maiyyetinde bir de melek gelseydi ya" demelerinden (naşi) sana vahy olunandan bir kısmını, bu yüzden yüreğin daralarak, hemen terk mi edivereceksin? Sen ancak bir nezirsin (Allahın azabiyle korkutan bir peygambersin). Allah ise her şey'e hakkıyle vekildir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Herhalde sen: "Ona bir hazine indirilmeli veya beraberinde bir melek gelmeli değil miydi?" demelerinden ötürü, sana vahyolunanın bir kısmını bırakacaksın ve bununla göğsün sıkılacak; ama sen sadece bir uyarıcısın (böyle sözlere aldırma), her şeye vekil olan Allah'tır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İmdi, senin de muhatap olduğun imtihan icabı ey Resulüm, o müşriklerin: "Ona bir hazine indirilse ya!" veya "beraberinde bir melek gelse ya!" demelerinden ötürü, belki de göğsün daralarak sana vahyolunanın bir kısmını terk edecek olursun. Fakat sen böyle yapmazsın ve yapma! Zira sen sadece uyaran bir elçisin. Bütün işleri düzenleyen, herkese layık olduğu neticeyi verecek olan ise Allah Tealadır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah her şeye vekildir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O halde, (ey Peygamber, sırf inkarcılar hoşlanmıyor diye ve) onların "Niçin ona (gökten) bir hazine inmedi" ya da, "(niçin) onunla (gözle görülebilen) bir melek gelmedi?" diye söylenmelerinden ötürü yüreğin daralıyor diye sana vahyedilen mesajın bir kısmını göz ardı etmen hiç doğru olur mu? (Unutma ki,) sen sadece bir uyarıcısın; Allah ise her şeyin üzerinde gözetici olarak bulunuyor,
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
O halde sen: -Ona bir hazine indirilmeli veya Onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi? dedikleri için göğsün daralıp sana vahyedilenin bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah, her şeyin vekilidir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
O halde sen, "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp; sana vahyolunanın bir kısmını tebliğ etmekten vaz mı geçeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın.[1] Allah ise her şeye vekildir.[2]
Tefsir / dipnot (2)
Onların iman edip etmemelerinden sen sorumlu değilsin.
Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan." Vekil sadece Allah'tır. Nitekim Allah birçok ayette Resul'üne, "sen onlara vekil değilsin" demiş ve ona, insanlara, "Ben size vekil değilim." demesini buyurmuştur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sen; "Ona, bir gömü indirilmeli veya Onunla birlikte, bir melek gelmeliydi; öyle değil mi?" demeleri yüzünden gönlün daraldığı için, sana bildirilenin bir bölümünü belki de bırakacaksın. Sen, yalnızca bir uyarıcısın. Oysa Allah, Her Şeyin Koruyucusudur.
İbni Kesir
Belki de sen; ona bir hazine indirilmeli veya yakında bir melek gelmeli değil miydi? demelerinden ötürü sana vahyolunanların bir kısmını terkedecek olursun. Sen, ancak bir uyarıcısın. Ve Allah; her şeye Vekil'dir.
Gültekin Onan
Şimdi onların: "Ona bir hazine indirilmeli veya onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen yalnızca bir uyarıcısın. Tanrı her şeye vekildir.
Rowad Tercüme Merkezi
Şimdi sen: “Ona bir hazine indirilmeli yahut onunla beraber bir de bir melek gelmeli değil miydi?” demeleri dolayısıyla göğsün daralıp sana vahyolunanlardan bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
Şaban Piriş
O halde sen: "Ona bir hazine indirilmeli veya Onunla birlikte bir melek gelmeli değil miydi?" dedikleri için göğsün daralıp sana vahyedilenin bir kısmını terk mi edeceksin? Sen ancak bir uyarıcısın. Allah, her şeyin vekilidir.
Ali Özek ve diğerleri
Belki de sen (müşriklerin:) «Ona (gökten) bir hazine indirilseydi veya onunla beraber bir melek gelseydi!» demelerinden ötürü sana vahyolunan âyetlerin bir kısmını (duyurmayı) terk edeceksin ve bu yüzden ruhun daralacaktır. (İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Belki de sen -(müşriklerin) ayetleri inkâr etmeleri, inatları ve ayetler hakkındaki düşünceleri sebebi ile - bu ayetler ile amel etmenin müşriklere zor gelmesinden dolayı Allah'ın sana, tebliğ etmeni emrettiği şeylerden bazılarını terk edeceksin. Ve onların ''(peygambere) gökten bir hazine indirilseydi veya onunla beraber kendisini doğrulayan bir melek gelseydi ya!" dememeleri için kalbin tebliğ etme hususunda daralacaktır. Sakın bu sebeplerden dolayı sana vahyolunanların bazısını tebliğ etmeyi terk etme. Çünkü sen, ancak bir uyarıcısın. Allah'ın sana tebliğ etmeni emrettiği şeyi tebliğ edersin. Onların, ayetler hakkında ortaya koydukları düşüncelerini gerçekleştirmek senin görevin değildir. Allah her şeyi koruyandır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَلَعَلَّكَ | لعل | لعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا. | |||
| تَارِكٌ | ترك | تارك بعض ما يوحى إليك: متخل عن تبليغه. | |||
| بَعْضَ | بعض | بعض الشيء: طائفة منه، قلت أو كثرت. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| يُوحَىٰ | وحي | يوحى إليك: تبلغ بواسطة الوحي. | |||
| إِلَيْكَ | إلى | إلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية. | |||
| وَضَائِقٌ | ضيق | ضائق صدرك: حزين متألم. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء. | |||
| صَدْرُكَ | صدر | الصدر من الإنسان: الجزء الممتد من أسفل العنق إلى فضاء الجوف، وأطلق في القرآن على القلب لوجوده فيه. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| يَقُولُوا | قول | يتكلموا. | |||
| لَوْلَا | لولا | حرف يتضمن معنى الشرط، يدل على العرض أو التحضيض. | |||
| أُنزِلَ | نزل | تم إنزاله، والإنزال: الجلب من علو. | |||
| عَلَيْهِ | على | على: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية. | |||
| كَنزٌ | كنز | مال مدفون تحت الأرض، ويراد به المال الكثير. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف يفيد التفصيل. | |||
| جَاءَ | جيأ | أتى. | |||
| مَعَهُ | مع | مع: ظرف يفيد معنى المصاحبة. | |||
| مَلَكٌ | ألك | ملك: واحد الملائكة، والملائكة هم جنس من خلق الله تعالى لهم أجسام لطيفة نورانية يتشكلون فيما يشاءون من الصور، لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يؤمرون. | |||
| إِنَّمَا | — | أداة حصر. | |||
| أَنتَ | أنت | ضمير رفع منفصل للمخاطب الواحد. | |||
| نَذِيرٌ | نذر | رسول مبلغ، مخوف محذر من عذاب الله. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| وَكِيلٌ | وكل | حافظ ومهيمن. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{تَارِكٌ بَعْضَ} إقلاب {يُوحَى إِلَيْكَ} مد منفصل {وَضَائِقٌ} مد متصل
{بِهِ} صلة صغرى والدال من {صَدْرُكَ} رقيقة، وهي مقلقلة أن يَقُولُوا: إدغام بغنة
للنون مع الياء {لَوْلَا أُنْزِلَ} مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي وكذا {كَنْزٌ} وفي
{جَاءَ} مد متصل {مَعَهُ} فيها صلة صغرى وصلًا {إِنَّمَا أَنْتَ} غنة في النون،
يليها مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي {نَذِيرٌ وَاللَّهُ} إدغام بغنة وصلًا، والوقف
أولى، وراء {نَذِيرٌ} في الوقف مرققة وفي الوصل مفخمة {شَيْءٍ وَكِيلٌ} إدغام بغنة
للتنوين في الواو.