Furkân Suresi 43. Ayet

Ayırıcı · Mekke · Sure 25 · Ayet 43/77

أَرَءَيْتَ مَنِ ٱتَّخَذَ إِلَـٰهَهُۥ هَوَىٰهُ أَفَأَنتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا

E raeyte menittehaze ilahehu hevah, e fe ente tekunu aleyhi vekila.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Furkân Suresi 43. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 2

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilah edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Gördün mü o ilahını hevası ittihaz edeni? Artık ona sen mi vekil olacaksın

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gördün mü o tanrısını canının istediği edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın?

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Gördün mü o heva (ve heves) ini Tanrı edinen kimseyi? Şimdi onun üzerine (Habibim) sen mi bekci olacaksın?

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Arzusunu tanrı edinen kimseyi gördün mü? Onun üstüne sen mi bekçi olacaksın?

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Baksana şu kendi heva ve heveslerini tanrı edinen kimseye! Artık sen mi vekil olacaksın ona, işlerini sen mi yürüteceksin?

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Sen hiç kendi heva ve heveslerini tanrılaştıran (birin)i düşündün mü? İmdi, böyle birinden de sen mi sorumlu olacaksın?

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Arzularını ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde sen mi koruyucu olacaksın?

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Hevasını ilah edinen[1] kimseyi görüyorsun! Onun sorumluluğunu sen üstlenebilir misin?

Tefsir / dipnot (1)

Tutku, kuruntu, bencil ve çıkarcı isteklere uymak. Sahip olduğu zenginlik, makam, ün, güç, bilgi vb. imkanları imtiyaza dönüştürerek üstünlük taslamak. Vahiy yerine din adamları sınıfının uydurduğu dine uymak.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Kendi bencil isteklerini, kendisine tanrı edineni görüyor musun? Sen mi ona denetmen olacaksın?

İbni Kesir

Heva ve hevesini tanrı edinen kimseyi gördün mü? Şimdi onun üzerine vekil sen mi olacaksın?

Gültekin Onan

Kendi istek ve tutkularını (hevasını) tanrı edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?

Rowad Tercüme Merkezi

Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen kimseyi gördün mü? O kimseye sen mi vekil olacaksın?

Şaban Piriş

Arzularını ilah edinen kimseyi gördün mü? O halde sen mi onun üzerine bir koruyucu olacaksın?

Ali Özek ve diğerleri

(Ey Muhammed) Kendi hevâsını ilâh edinen kimseyi gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul! Arzularını- ilah edinip ona itaat eden kimseyi gördün mü? O halde sen mi onu imana döndürecek, küfürden engelleyecek ve ona bir koruyucu olacaksın?

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أَرَءَيْتَرأيأخبرني.
مَنِمَنيحتمل أن تكون إستفهامية أو موصولة.
ٱتَّخَذَأخذجعل. و‌‌الاتخاذ: ‌الجعل، تقول: اتخذت فلاناً صديقاً؛ أي: جعلته صديقاً.
إِلَٰهَهُألهالإله: كل ما اتخذ معبودا.
هَوَىٰهُهويما تهواه نفسه وتميل إليه.
أَفَأَنتَأنتأنت: ضمير رفع منفصل للمخاطب الواحد.
تَكُونُكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
عَلَيْهِعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
وَكِيلًاوكلحافظا ومهيمنا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{إِلَهَهُ} صلة قصيرة في الهاء المضمومة في حالة الوصل {أَفَأَنْتَ} إخفاء

حقيقي للنون عند التاء، وفي رؤوس الآي مد عوض، بإبدال التنوين ألفًا عند الوقف يمد

حركتين.