Mü'minûn Suresi 118. Ayet
İnananlar · Mekke · Sure 23 · Ayet 118/118
وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ
Ve kul rabbigfir verham ve ente hayrur rahımin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Hem şöyle de: "Rabbım! bana mağfiret, merhamet buyur, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve de ki: "Rabbim, beni bağışla, merhamet buyur; Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim) de ki: "Ey Rabbim, (mü'minleri) yarlığa, esirge. Sen acıyanların en hayırlısısın".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Rabbim, bağışla, acı, sen acıyanların en hayırlısısın."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Öyleyse (ey Resulüm ve ey mümin!) Sen şöyle dua et: "Ya Rabbi, Sen bizi affet, Sen bize merhamet et. Zira merhamet edenlerin en hayırlısı Sensin, Sen!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ve de ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Öyleyse, (ey inanan kişi,) de ki: "Rabbim! (Beni) bağışla, (bana) acı; çünkü gerçek acıyan, esirgeyen Sensin!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Rabbim, bağışla ve merhamet et! Merhametlilerin en hayırlısı sensin!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ve de ki: "Rabb'im! Bağışla ve merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve şunu söyle: "Efendim! Bağışla ve merhamet et. Çünkü Sen, merhamet edenlerin en iyisisin!"
İbni Kesir
De ki: Rabbım, mağfiret et, merhamet et. Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.
Gültekin Onan
Ve de ki: "Rabbim, bağışla ve merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Peygamber! De ki;"Rabbim! Benim günahlarımı bağışla ve rahmetinle bana merhamet et. Sen; merhamet edenlerin en hayırlısısın ve günah sahibinin tövbesini kabul edensin."
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
De ki: Rabbım, mağfiret et, merhamet et. Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
117- Kim hiçbir delili olmadığı halde Allah ile birlikte başka bir ilâha yalvarırsa onun hesabı ancak Rabbinin katındadır. Gerçek şu ki kâfirler kurtuluşa eremezler. 118- De ki:“Rabbim, mağfiret ve rahmet buyur. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.”
117. Yani kim bu hususta açık bir delili yokken, Allah ile birlikte birtakım ilâhlara dua ve ibadet ederse, hiç şüphesiz böyle bir kimse Rabbinin huzuruna varacaktır, Rabbi de amellerinin karşılığını ona verecektir. O hiçbir şekilde kurtuluş bulamayacaktır. Çünkü o, bir kâfirdir. “Gerçek şu ki kâfirler kurtuluşa eremezler.” Onların küfürleri kurtuluşa engeldir. Âyet-i kerimede geçen “hiçbir delili olmadığı halde” kaydı, kayd-ı mülâzimdir. Yani böyle bir şey, esasen söz konusu olamaz, demektir. Çünkü Allah ile birlikte başka bir ilaha yalvarıp dua eden hiçbir kimsenin onun ilahlığı konusunda hiçbir delili bulunamaz. Aksine bütün deliller onun bu kanatinin batıl olduğunu ortaya koymaktadır. O ise bu delillerden zalimlik ve inad ederek yüz çevirir.
118. Rabbine dini yalnız O’na halis kılarak dua edip “de ki: Rabbim” bize hoşumuza gitmeyen her bir şeyden kurtaracak şekilde “mağfiret ve” her türlü hayra rahmetinle ulaştıracak şekilde de “rahmet buyur. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” Kula, merhametli olan herkesten daha çok Allah merhamet eder. O, kuluna annenin evladına merhametinden daha merhametlidir. O’nun merhameti, kul için kulun kendi kendine merhametinden bile daha hayırlıdır.
üce Allah’ın lütuf ve ihsanı ile Mü’minûn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***