الانسان

İnsân Suresi

“İnsan” · 31 ayet · Medine'de indi · İniş sırası 98

Arapça Tilavet
Türkçe Sesli Meal

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

هَلْ أَتَىٰ عَلَى ٱلْإِنسَـٰنِ حِينٌ مِّنَ ٱلدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْـًٔا مَّذْكُورًا

Hel eta alel insani hinun mined dehri lem yekun şey'en mezkura.

İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَـٰهُ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

İnna halaknel insane min nutfetin emşacin nebtelihi fe cealnahu semian basira.

Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا هَدَيْنَـٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا

İnna hedeynahus sebile imma şakiren ve imma kefura.

Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَـٰفِرِينَ سَلَـٰسِلَا۟ وَأَغْلَـٰلًا وَسَعِيرًا

İnna a'tedna lil kafirine selasile ve ağlalen ve seira.

Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِن كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًا

İnnel ebrara yeşrebune min ke'sin kane mizacuha kafura.

İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ ٱللَّهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْجِيرًا

Aynen yeşrebu biha ibadullahi yufecciruneha tefcira.

Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا

Yufune bin nezri ve yehafune yevmen kane şerruhu mustetira.

O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

Ve yut'imunet taame ala hubbihi miskinen ve yetimen ve esira

Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمْ جَزَآءً وَلَا شُكُورًا

İnnema nut'imukum li vechillahi la nuridu minkum cezaen ve la şukura.

(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا نَخَافُ مِن رَّبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

İnna nehafu min rabbina yevmen abusen kamtarira.

"Çünkü biz, asık suratlı, çetin bir günden (o günün azabından dolayı) Rabbimizden korkarız."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَوَقَىٰهُمُ ٱللَّهُ شَرَّ ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمِ وَلَقَّىٰهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

Fe vekahumullahu şerra zalikel yevmi ve lakkahum nadreten ve surura.

Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا

Ve cezahum bima saberu cenneten ve harira.

Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

Muttekiine fiha alel eraik, la yeravne fiha şemsen ve la zemherira.

Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَـٰلُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْلِيلًا

Ve daniyeten aleyhim zılaluha ve zullilet kutufuha tezlila.

Üzerlerine cennetin gölgeleri sarkmış, cennetin meyveleri (kolayca alınacak şekilde) yakınlaştırılarak hazırlanmıştır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَيُطَافُ عَلَيْهِم بِـَٔانِيَةٍ مِّن فِضَّةٍ وَأَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَارِيرَا۠

Ve yutafu aleyhim bi aniyetin min fıddatin ve ekvabin kanet kavarira.

Etraflarında gümüş kaplar, şeffaf kadehler dolaştırılır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

Kavarira min fıddatin kadderuha takdira.

Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَيُسْقَوْنَ فِيهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنجَبِيلًا

Ve yuskavne fiha ke'sen kane mizacuha zencebila.

Orada kendilerine, katkısı zencefil olan içecekle dolu bir kaseden içirilir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

۞ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَّنثُورًا

Ve yetufu aleyhim vildanun muhalledun, iza reeytehum hasibtehum lu'luen mensura.

Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

Ve iza reeyte semme reeyte naimen ve mulken kebira.

Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

عَـٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ ۖ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

Aliyehum siyabu sundusin hudrun ve istebrakun ve hullu esavira min fıddah, ve sekahum rabbuhum şaraben tahura.

Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ هَـٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَآءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا

İnne haza kane lekum cezaen ve kane sa'yukum meşkura.

Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ تَنزِيلًا

İnna nahnu nezzelna aleykel kur'ane tenzila.

Şüphe yok ki, Kur'an'ı sana elbette biz indirdik biz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ ءَاثِمًا أَوْ كَفُورًا

Fasbir li hukmi rabbike ve la tutı'minhum asimen ev kefura.

O halde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkara ve hiçbir nanköre itaat etme.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَٱسْجُدْ لَهُۥ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

Ve minel leyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavila.

Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

İnne haulai yuhıbbunel acilete ve yezerune veraehum yevmen sekila.

Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

نَّحْنُ خَلَقْنَـٰهُمْ وَشَدَدْنَآ أَسْرَهُمْ ۖ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَآ أَمْثَـٰلَهُمْ تَبْدِيلًا

Nahnu halaknahum ve şededna esrehum, ve iza şi'na beddelna emsalehum tebdila.

Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ هَـٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

İnne hazihi tezkireh, fe men şaettehaze ila rabbihi sebila.

İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

Ve ma teşaune illa en yeşaallah, innallahe kane alimen hakima.

Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

يُدْخِلُ مَن يَشَآءُ فِى رَحْمَتِهِۦ ۚ وَٱلظَّـٰلِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًۢا

Yudhilu men yeşau fi rahmetih, vez zalimine eadde lehum azaben elima.

O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →