İnsân Suresi 3. Ayet
İnsan · Medine · Sure 76 · Ayet 3/31
إِنَّا هَدَيْنَـٰهُ ٱلسَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا
İnna hedeynahus sebile imma şakiren ve imma kefura.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şakir olsun ister nankör kafir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Gerçek, biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici (olsun o), ister nankör (kafir).
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nankör olur.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ona yolu da gösterdik: Artık ister şükreder, ister nankör ve kafir olur.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır).
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister nankörlük.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, ona yolu gösterdik; artık şükreder veya nankörlük eder.
İbni Kesir
Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.
Gültekin Onan
Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da (pek) kafir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz ona, peygamberlerimizin dilleriyle hidayet yolunu açıkladık. Bundan sonra o, ya dosdoğru yolu bularak Allah’a şükreden Mümin bir kul olur ya da yoldan saparak Allah’ın ayetlerini inkâr eden kâfir bir kul olur.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- İnsan üzerinden öyle uzun bir süre geçti ki o, (bu süre zarfında) anılmaya değer bir şey değildi. 2- Şüphesiz Biz insanı imtihan etmek üzere karışık bir sudan yarattık ve bu sebeple onu işiten ve gören bir varlık kıldık. 3- Gerçekten Biz ona doğru yolu gösterdik. Artık ya şükreden biri olur ya da bir nankör/kafir!
(Mekke’de inmiştir. 31 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah, bu sûrede insanın ilk durumunu, sonunu ve orta dönemlerdeki halini söz konusu ederek; onun üzerinden “uzun bir süre” geçtiğini bildirmektedir. Bu süre, o daha var olmadan önce, yokluk halinde ikenki dönemini dile getirmektedir. “Ki o” bu süre zarfında “anılmaya değer bir şey değildi.”
2. Yüce Allah, insanı yaratmayı dileyince babası Âdem’i çamurdan yarattı, sonra da ardı arkasına onun neslini var etti:“Gerçekten Biz insanı… karışık bir sudan” hakir ve tiksinti veren bir sudan “yarattık.” “imtihan etmek üzere” Acaba ilk halini düşünüp bunun farkına mı varacak yoksa nefsi onu kandırıp aldatacak mı, ortaya çıkaralım diye. Yüce Allah insanı yaratmış, ona görme, işitme ve diğer azalar gibi gizli ve açık güçler vermiştir. Bunları da tam ve sağlıklı bir şekilde maksatlarını elde etmesine imkân verecek şekilde yaratmıştır.
3. Sonra da ona peygamberler göndermiş, peygamberlere de Kitaplar indirmiştir. Kendisine ulaştıran yolunu gösterip açıklamış ve bu yolu izlemeye teşvik etmiştir. Huzuruna varacağı vakit nezdinde kendisine neler saklamış olduğunu da haber vermiştir. Diğer taraftan helâke götüren yolu da bildirip bu yolu izlemekten sakındırmıştır. Bu yolu izlediği takdirde nelerle karşılaşacağını da bildirmiş ve bu şekilde onu imtihana tabi tutmuştur. Bunun sonucunda da insanlar iki kısma ayrılmışlardır: Biri, Allah’ın nimetlerine şükreden ve O’nun yerine getirilmesini istediği hakları ifa eden kimselerdir. Diğeri de Allah’ın kendisine ihsan etmiş olduğu dinî ve dünyevî nimetlere nankörlük edip Rabbini inkar eden ve helâke götüren yola giren kimselerdir.