İnsân Suresi 7. Ayet

İnsan · Medine · Sure 76 · Ayet 7/31

يُوفُونَ بِٱلنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُۥ مُسْتَطِيرًا

Yufune bin nezri ve yehafune yevmen kane şerruhu mustetira.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

İnsân Suresi 7. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

29. cüz · PDF sayfası 18

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan günden korkarlar.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(Onlar) adağını yerine getirirler (di), şerri yaygın (ve salgın) olan günden korkarlar (dı).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Adaklarını yerine getirirler ve şerri salgın olan bir günden korkarlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bu kullar, dünya hayatında iken sözlerinde durur, adadıkları şeyi yerine getirir ve felaketi bütün ufukları tutan kıyamet gününden endişe ederlerdi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

(Gerçek erdem sahipleri) onlar(dır ki,) sözlerini yerine getirirler ve şiddeti yayılıp genişleyen bir Gün'ün korkusunu duyarlar.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü salgın olan günden korkarlar.[557]

Tefsir / dipnot (1)

Adak adayarak Allah'tan dileklerde bulunulduğunda, adakların öncelikle yerine getirilmesi gerekir. Dileklerin gerçekleşmesi koşuluna bağlı olarak adak adanması doğru bir edim değildir. Adak konusu, Tevrat ve Zebur ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Tevrat, Yasanın Tekrarı 23:21-23; "Tanrınız Rabbe bir dilek adağı adadığınızda, yerine getirmeyi savsaklamayın. Tanrınız Rab, bunu sizden kesinlikle isteyecektir. Yerine getirmezseniz günah sayılacaktır. Fakat adak adamaktan çekinirseniz günah yoktur. Ağzınızdan çıkanı yapmaya dikkat edin. Çünkü Tanrınız Rabbe, adağı gönülden adadınız." Zebur, Mezmurlar 50:14; "Allah'a şükran kurbanı sun; Yüceler Yücesi'ne adaklarını yerine getir." Zebur, Vaiz 5:4,5; "Allah'a adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O, akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir; adak adamamak, adayıp da yerine getirmemekten iyidir."

İbni Kesir

Onlar; adağı yerine getirirler. Ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar.

Gültekin Onan

Adaklarını yerine getirirler ve şerri (kötülüğü) yaygın olan bir günden korkarlar.

Rowad Tercüme Merkezi

Onlar adakları yerine getirirler ve kötülüğü yaygın bir günden korkarlar.

Şaban Piriş

Adaklarını yerine getirenler ve şerri çok yaygın olan bir günden korkarlar.

Ali Özek ve diğerleri

O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

O pınardan su içecek olan kulların özellikleri ise, onlar kendilerine zorunlu kıldıkları ibadetlere vefa gösterirler. Kötülüğü her yana yayılmış acımasız bir gün olan kıyamet gününden de korkarlar.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يُوفُونَوفييوفون بالنذر: يؤدون ويوفون بما أوجبوا على أنفسهم من طاعة الله.
بِٱلنَّذْرِنذرالنذر: ما أوجبه الإنسان على نفسه من صدقة أو عبادة.
وَيَخَافُونَخوفالخوف: انفعال يبعث الفزع في النفس لتوقع مكروه.
يَوْمًايومالمراد يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام.
كَانَكونفعل ماضٍ ناسخ ناقص
شَرُّهُشررسوؤه وأذاه.
مُسْتَطِيرًاطيرمتفشيا منتشرا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

، {عَيْنًا يَشْرَبُ}

إدغام بغنة {تَفْجِيرًا () يُوفُونَ} إدغام بغنة {بِالنَّذْرِ} غنة، والراء مفخمة

وقفًا، مرققة وصلًا {يَوْمًا كَانَ} إخفاء حقيقي.