الحجر

Hicr Suresi

“Hicr” · 99 ayet · Mekke'de indi · İniş sırası 54

Arapça Tilavet
Türkçe Sesli Meal

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْكِتَـٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ

Elif lam ra tilke ayatul kitabi ve kur'anin mubin.

Elif Lam Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

Rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin.

İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Zerhum ye'kulu ve yetemetteu ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemun.

Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

Ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum.

Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

Ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hırun.

Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَقَالُوا۟ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

Ve kalu ya eyyuhellezi nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun.

Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Lev ma te'tina bil melaiketi in kunte minas sadıkin.

"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ

Ma nunezzilul melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izen munzarin.

Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَـٰفِظُونَ

İnna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizun.

Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

Ve le kad erselna min kablike fi şiyaıl evvelin.

Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Ve ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun.

Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Kezalike neslukuhu fi kulubil mucrimin.

Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

La yu'minune bihi ve kad halet sunnetul evvelin.

Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

Ve lev fetahna aleyhim baben mines semai fe zallu fihi ya'rucun.

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَـٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

Le kalu innema sukkiret ebsaruna bel nahnu kavmun meshurun.

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّـٰهَا لِلنَّـٰظِرِينَ

Ve le kad cealna fis semai burucen ve zeyyennaha lin nazırin.

Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَحَفِظْنَـٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَـٰنٍ رَّجِيمٍ

Ve hafıznaha min kulli şeytanin recim.

Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

İlla menisterakas sem'a fe etbeahu şihabun mubin.

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَـٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun.

Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَـٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

Ve cealna lekum fiha meayişe ve men lestum lehu bi razıkin.

Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

Ve in min şey'in illa indena hazainuhu ve ma nunezziluhu illa bi kaderin ma'lum.

Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَـٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَـٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَـٰزِنِينَ

Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakumuh, ve ma entum lehu bi hazinin.

Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

Ve inna le nahnu nuhyi ve numitu ve nahnul varisun.

Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

Ve le kad alimnel mustakdimine minkum ve le kad alimnel muste'hırin.

Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakimun alim.

Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Ve le kad halaknel insane min salsalin min hamein mesnun.

Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَـٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

Vel canne halaknahu min kablu min naris semum.

Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ إِنِّى خَـٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Ve iz kale rabbuke lil melaiketi inni halikun beşeren min salsalin min hamein mesnun.

(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَـٰجِدِينَ

Fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fekau lehu sacidin.

(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَسَجَدَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun.

Bunun üzerine bütün melekler saygı ile eğildiler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

İlla iblis, eba en yekune meas sacidin.

Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ يَـٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

Kale ya iblisu ma leke ella tekune meas sacidin.

Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَـٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Kale lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsalin min hamein mesnun.

İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

Kale fahruc minha fe inneke recim.

(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

Ve inne aleykel la'nete ila yevmid din.

(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Kale rabbi fe enzırni ila yevmi yub'asun.

İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

Kale fe inneke minel munzarin.

(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

İla yevmil vaktil ma'lum.

(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Kale rabbi bi ma agveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmein.

(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

İlla ıbadeke minhumul muhlasin.

(39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ هَـٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

Kale haza sıratun aleyye mustekim.

(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَـٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

İnne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel gavin.

(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

Ve inne cehenneme le mev'ıduhum ecmain.

Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

Leha seb'atu ebvab, likulli babin minhum cuz'un maksum.

Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

İnnel muttekine fi cennatin ve uyun.

Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ

Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin.

Biz, onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde, kardeşler olarak karşılıklı otururlar.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

La yemessuhum fiha nasabun ve ma hum minha bi muhrecin.

Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Nebbi' ibadi enni enel gafurur rahim.

(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

Ve enne azabi huvel azabul elim.

(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale inna minkum vecilun.

Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ

Kalu la tevcel inna nubeşşiruke bi gulamin alim.

Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

Kale e beşşertumuni ala en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirun.

İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالُوا۟ بَشَّرْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَـٰنِطِينَ

Kalu beşşernake bil hakkı fe la tekun minel kanıtin.

"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

Kale ve men yaknetu min rahmeti rabbihi illad dallun.

Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

Kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun.

İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimin.

Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

İlla ale lut, inna le muneccuhum ecma'in.

(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ ۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ

İllemre'etehu kadderna inneha le minel gabirin.

(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

Fe lemma cae ale lutınil murselun.

(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

Kale innekum kavmun munkerun.

(61-62) Elçiler (melekler) Lut'un ailesine gelince, Lut onlara, "Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَـٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.

Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَأَتَيْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ

Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun.

"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَـٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun.

"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin.

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

Kale inne haulai dayfi fe la tefdahun.

Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kalu e ve lem nenheke anil alemin.

Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ

Kale haulai benati in kuntum failin.

Lut: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

Le amruke innehum le fi sekretihim ya'mehun.

(Melekler, Lut'a:) "Ömrüne andolsun ki onlar (şehvetten) gözleri dönmüş halde, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlar (Bu durumda asla seni dinlemezler)" dediler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

Fe ehazethumus sayhatu muşrikin.

Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَجَعَلْنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

Fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil.

Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

İnne fi zalike le ayatin lil mutevessimin .

Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

Ve inneha le bi sebilin mukim.

O şehrin kalıntıları hala mevcut olan bir yol üstünde duruyor.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

İnne fi zalike le ayeten lil mu'minin.

Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَإِن كَانَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَـٰلِمِينَ

Ve in kane ashabul eyketi le zalimin .

"Eyke" halkı da şüphesiz zalim idiler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

Fentekamna minhum, ve innehuma le bi imamin mubin.

Onlardan da intikam aldık. İkisi de (Lut kavminin yaşadığı Sodom ile Şu'ayb kavminin yaşadığı Eyke) belirgin bir anayol üzerinde idiler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Ve le kad kezzebe ashabul hıcril murselin.

Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَءَاتَيْنَـٰهُمْ ءَايَـٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Ve ateynahum ayatina fe kanu anha mu'rıdin.

Biz, onlara ayetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

Ve kanu yanhıtune minel cibali buyuten aminin.

Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

Fe ehazethumus sayhatu musbıhin.

Onları da sabaha çıkarlarken o korkunç uğultulu ses yakalayıverdi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Fe ma agna anhum ma kanu yeksibun.

Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

Ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma illa bil hakk, ve innes saate le atiyetun fasfehıs safhal cemil.

Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları ancak hakka ve hikmete uygun olarak yarattık. Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Sen şimdi güzel bir şekilde hoşgörü ile muamele et.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّـٰقُ ٱلْعَلِيمُ

İnne rabbeke huvel hallakul alim.

Şüphesiz, Rabbin hakkıyla yaratanın (ve her şeyi) bilenin ta kendisidir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَـٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

Ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azim.

Andolsun, biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve büyük Kur'an'ı verdik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

La temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mu'minin.

Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

Ve kul inni enen nezirul mubin.

De ki: "Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım."

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

Ke ma enzelna alel muktesimin.

Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

Ellezine cealul kur'ane ıdin.

Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar ederek) Kur'an'ı da parça parça edenlerdir.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Fe ve rabbike le nes'elennehum ecmain.

(92-93) Rabbine andolsun, onların hepsine yapmakta olduklarını mutlaka soracağız.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

Fasda' bi ma tu'meru ve a'rıd anil muşrikin.

Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah'a ortak koşanlara aldırış etme.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

إِنَّا كَفَيْنَـٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

İnna kefeynakel mustehziin.

(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Ellezine yec'alune meallahi ilahen ahar, fe sevfe ya'lemun.

(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

Ve le kad na'lemu enneke yadiku sadruke bi ma yekulun.

Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin.

O halde, Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →

وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

Va'bud rabbeke hatta ye'tiyekel yakin.

Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

13 meali ve tefsiri karşılaştır →