Hicr Suresi 2. Ayet
Hicr · Mekke · Sure 15 · Ayet 2/99
رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ
Rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler, "Keşke müslüman olsaydık" diye çok arzu edeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir zeman olur küfredenler arzu çekerler ki müsliman olsa idiler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir zaman gelecek, küfredenler, müslüman olsaydılar diye arzu çekecekler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O küfredenler zaman zaman (nedametle) temenni edecek (ler): "(Ah vaktiyle) müslüman olaymışlar"
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir zaman gelir ki nankörlük edenler, "Keşke müslüman olsaydılar" diye arzu ederler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bir zaman olur kafirler, "Keşke vaktiyle Müslüman olmuş olsaydık!" diye çok hasret çekerler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
O inkar edenler müslüman olmayı nice kereler dileyecekler.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bir vakit gelecek ki, (şimdi) bu gerçeği inkara kalkışanlar, keşke (dünya hayatındayken) Allah'a boyun eğip teslim olsaydık diye yerinecekler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Kafirler bir zaman gelir ki müslüman olmayı şiddetle isterler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Gün gelecek, Kafirler[1]: "Keşke Müslim olsaydık." diye yakınacaklar.
Tefsir / dipnot (1)
Bkz. 14:2. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenler, teslim olmuş olmayı dileyeceklerdir.
İbni Kesir
Kafirler bir zaman gelir ki müslüman olmayı isteyeceklerdir.
Gültekin Onan
O küfredenler müslüman olmayı nice kereler dileyecekler.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kıyamet günü durum onlar için açıkça ortaya çıkınca ve dünyada içinde bulundukları küfrün batıl olduğu aşikâr olunca, kâfirler Müslüman olmayı temenni edecekler.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Kafirler bir zaman gelir ki müslüman olmayı isteyeceklerdir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
1- Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar, Kitab’ın ve apaçık Kur’an’ın âyetleridir. 2- Bir zaman gelir kafirler, keşke müslüman olsaymışlar diye temenni ederler. 3- Bırak onları, yesinler, faydalansınlar ve (dünyevi) emeller onları oyalayadursun. Zira yakında bilecekler. 4- Biz, hiçbir kasabayı belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik. 5- Hiçbir ümmet ne ecelinin önüne geçebilir, ne de onu geciktirebilir.
(Mekke’de inmiştir, 99 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1. Yüce Allah Kitâb-ı Kerîm’ini tazim ederek ve överek şöyle buyurmaktadır:“İşte bunlar, Kitab’ın ve apaçık Kur’an’ın âyetleridir.” Bunlar, gerçekleri en güzel ve açık ifadelerle, maksada en açık delil teşkil eden buyruklarla, en güzel anlamlara ve en üstün gayelere delalet eden apaçık Kur’an’ın âyetleridir.
2. Bu da insanların bu Kitab-ı Kerîm’e itaatle bağlanmalarını, onun hükmüne teslimiyet gösterip onu sevinç ve neşe ile kabul etmelerini gerektirir. Bu büyük nimete inkar ve küfür ile karşılık verenlere gelince onlar yalanlayıcı ve sapık kimselerdir. Bu yalanlayıcı ve sapık kimselerin “keşke müslüman olsaymışlar”, yani onun hükmüne uysaymışlar diye temenni edecekleri bir zaman gelecektir. Bu, perdenin açılacağı ve âhiretin ilk aşamalarının görülüp ölümün belirtilerinin ortaya çıkacağı vakit olacaktır. Yine onlar, bütün âhiret hallerinde keşke müslüman olsaymışlar, diye temenni edeceklerdir. Fakat böyle bir temenninin gerçekleşmesi artık imkansızdır. Yine de onlar bu dünya hayatında bir aldanış içerisindedirler.
3. O nedenle “Bırak onları, yesinler” zevk aldıkları şeylerle “faydalansınlar ve (dünyevi) emeller onları oyalayadursun.” Onlar dünya hayatında ebedi kalacaklarının hayalini kuruyorlar ve bu da onları âhiretle ilgilenmekten alıkoyup oyalıyor. “Zira yakında” izledikleri yolun bâtıl olduğunu ve amellerinin aleyhlerinde hüsrana dönüştüğünü “bilecekler.” Allah’ın onlara mühlet verişine de aldanmasınlar. Çünkü bu, O’nun geçmiş ümmetlere uygulayageldiği sünneti/kanunudur.
4. “Biz” azabı hak etmiş “hiçbir kasabayı” helâk edilmesi için takdir olunmuş “belli bir yazısı/vadesi olmaksızın helâk etmedik.”
5. “Hiçbir ümmet, ne ecelinin önüne geçebilir, ne de geciktirebilir.” Yani geç kalmış gibi görünse dahi günahların sonuçları mutlaka ortaya çıkar.