Ana Sayfa › Kökler › لن لن “لن” Kökü Kur'an'da 104 yerde, 98 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0) Bakara Suresi, 24. ayet وَلَن Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten … Bakara Suresi, 55. ayet لَن Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzer… Bakara Suresi, 61. ayet لَن Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o biz… Bakara Suresi, 80. ayet لَن فَلَن Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "… Bakara Suresi, 95. ayet وَلَن Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah,… Bakara Suresi, 111. ayet لَن Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! D… Bakara Suresi, 120. ayet وَلَن Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Alla… Âl-i İmrân Suresi, 10. ayet لَن Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşi… Âl-i İmrân Suresi, 24. ayet لَن Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikle… Âl-i İmrân Suresi, 85. ayet فَلَن Kim İslam'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana … Âl-i İmrân Suresi, 90. ayet لَّن Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edil… Âl-i İmrân Suresi, 91. ayet فَلَن Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbiri… Âl-i İmrân Suresi, 92. ayet لَن Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah… Âl-i İmrân Suresi, 111. ayet لَن Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını… Âl-i İmrân Suresi, 115. ayet فَلَن Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan… Âl-i İmrân Suresi, 116. ayet لَن İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehenneml… Âl-i İmrân Suresi, 124. ayet أَلَن Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordu… Âl-i İmrân Suresi, 144. ayet فَلَن Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldü… Âl-i İmrân Suresi, 176. ayet لَن Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahire… Âl-i İmrân Suresi, 177. ayet لَن İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir az… Nisâ Suresi, 52. ayet فَلَن Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bula… Nisâ Suresi, 88. ayet فَلَن Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı… Nisâ Suresi, 129. ayet وَلَن Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) bü… Nisâ Suresi, 141. ayet وَلَن Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, … Nisâ Suresi, 143. ayet فَلَن Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) … Nisâ Suresi, 145. ayet وَلَن Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bula… Nisâ Suresi, 172. ayet لَّن Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmek… Mâide Suresi, 22. ayet لَن Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmad… Mâide Suresi, 24. ayet لَن Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onla… Mâide Suresi, 41. ayet فَلَن Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 42. ayet فَلَن Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver… En'âm Suresi, 124. ayet لَن Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asl… A'râf Suresi, 143. ayet لَن Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana… Enfâl Suresi, 19. ayet وَلَن (Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) va… Tevbe Suresi, 51. ayet لَّن De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyl… Tevbe Suresi, 53. ayet لَّن Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü … Tevbe Suresi, 80. ayet فَلَن Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilese… Tevbe Suresi, 83. ayet لَّن وَلَن Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için … Tevbe Suresi, 94. ayet لَن Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle… Hûd Suresi, 31. ayet لَن Size ben, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyor… Hûd Suresi, 36. ayet لَن Nuh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyece… Hûd Suresi, 81. ayet لَن Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin … Yûsuf Suresi, 66. ayet لَنْ Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına s… Yûsuf Suresi, 80. ayet فَلَنْ Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: … İsrâ Suresi, 37. ayet لَن وَلَن Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.… İsrâ Suresi, 90. ayet لَن (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşa… İsrâ Suresi, 93. ayet وَلَن (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşa… İsrâ Suresi, 97. ayet فَلَن Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O'n… Kehf Suresi, 14. ayet لَن (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa … Kehf Suresi, 17. ayet فَلَن (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dok… Kehf Suresi, 20. ayet وَلَن "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O za… Kehf Suresi, 27. ayet وَلَن Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'nda… Kehf Suresi, 41. ayet فَلَن "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."… Kehf Suresi, 57. ayet فَلَن Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutand… Kehf Suresi, 58. ayet لَّن Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çar… Kehf Suresi, 67. ayet لَن Adam, şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."… Kehf Suresi, 72. ayet لَن Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.… Kehf Suresi, 75. ayet لَن Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.… Meryem Suresi, 26. ayet فَلَنْ "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadı… Tâhâ Suresi, 72. ayet لَن Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceği… Tâhâ Suresi, 91. ayet لَن Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.… Tâhâ Suresi, 97. ayet لَّن Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için… Enbiyâ Suresi, 87. ayet لَّن Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağ… Hac Suresi, 15. ayet لَّن Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen ta… Hac Suresi, 37. ayet لَن Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten s… Hac Suresi, 47. ayet وَلَن Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde… Hac Suresi, 73. ayet لَن Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız … Kasas Suresi, 17. ayet فَلَنْ "Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım" dedi.… Ahzâb Suresi, 16. ayet لَّن De ki: "Eğer siz ölümden ya da öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermeyecektir. O t… Ahzâb Suresi, 62. ayet وَلَن Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulam… Sebe' Suresi, 31. ayet لَن İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler, Rabl… Fâtır Suresi, 29. ayet لَّن Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyler… Fâtır Suresi, 43. ayet فَلَن وَلَن Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, anc… Mü'min Suresi, 34. ayet لَن Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüp… Zuhruf Suresi, 39. ayet وَلَن Onlara, "(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız"… Câsiye Suresi, 19. ayet لَن Çünkü onlar, Allah'a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıd… Muhammed Suresi, 4. ayet فَلَن (Savaşta) inkar edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz h… Muhammed Suresi, 29. ayet لَّن Yoksa, kalplerinde hastalık olanlar Allah'ın, kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?… Muhammed Suresi, 32. ayet لَن İnkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber… Muhammed Suresi, 34. ayet فَلَن İnkar eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkarcılar olarak ölenler var ya, Allah onları asla ba… Muhammed Suresi, 35. ayet وَلَن Sakın za'f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin ame… Fetih Suresi, 12. ayet لَّن (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini s… Fetih Suresi, 15. ayet لَّن Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, "Bırakın biz de sizinle gelelim" diyece… Fetih Suresi, 23. ayet وَلَن Allah'ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın… Mücâdele Suresi, 17. ayet لَّن Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehenne… Mümtehine Suresi, 3. ayet لَن Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. … Münâfikûn Suresi, 6. ayet لَن Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Ç… Münâfikûn Suresi, 11. ayet وَلَن Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.… Tegâbün Suresi, 7. ayet لَّن İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle d… Cin Suresi, 2. ayet وَلَن (1-2) (Ey Muhammed!) De ki: "Bana cinlerden bir topluluğun (Kur'an'ı) dinleyip şöyle dedikleri vahye… Cin Suresi, 5. ayet لَّن "Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk."… Cin Suresi, 7. ayet لَّن "Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğ… Cin Suresi, 12. ayet لَّن وَلَن "Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı … Cin Suresi, 22. ayet لَن وَلَنْ De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak ki… Müzzemmil Suresi, 20. ayet لَّن (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini i… Nebe Suresi, 30. ayet فَلَن Kafirlere şöyle denilir: "Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız."… İnşikâk Suresi, 14. ayet لَّن Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.… Beled Suresi, 5. ayet لَّن İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?…