Ana Sayfa › Kökler › فضل فضل “فضل” Kökü Kur'an'da 104 yerde, 92 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0) Bakara Suresi, 47. ayet فَضَّلْتُكُمْ Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırla… Bakara Suresi, 64. ayet فَضْلُ Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğraya… Bakara Suresi, 90. ayet فَضْلِهِ Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine l… Bakara Suresi, 105. ayet ٱلْفَضْلِ Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesi… Bakara Suresi, 122. ayet فَضَّلْتُكُمْ Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün tuttuğumu hatırla… Bakara Suresi, 198. ayet فَضْلًا (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafa… Bakara Suresi, 237. ayet ٱلْفَضْلَ Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı … Bakara Suresi, 243. ayet فَضْلٍ Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "… Bakara Suresi, 251. ayet فَضْلٍ Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hük… Bakara Suresi, 253. ayet فَضَّلْنَا İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukl… Bakara Suresi, 268. ayet وَفَضْلًا Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi kat… Âl-i İmrân Suresi, 73. ayet ٱلْفَضْلَ "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetid… Âl-i İmrân Suresi, 74. ayet ٱلْفَضْلِ O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf sahibidir.… Âl-i İmrân Suresi, 152. ayet فَضْلٍ Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleşt… Âl-i İmrân Suresi, 170. ayet فَضْلِهِ (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında … Âl-i İmrân Suresi, 171. ayet وَفَضْلٍ (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.… Âl-i İmrân Suresi, 174. ayet وَفَضْلٍ فَضْلٍ Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve … Âl-i İmrân Suresi, 180. ayet فَضْلِهِ Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı ol… Nisâ Suresi, 32. ayet فَضَّلَ فَضْلِهِ Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. … Nisâ Suresi, 34. ayet فَضَّلَ Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılm… Nisâ Suresi, 37. ayet فَضْلِهِ Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nime… Nisâ Suresi, 54. ayet فَضْلِهِ Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz … Nisâ Suresi, 70. ayet ٱلْفَضْلُ Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.… Nisâ Suresi, 73. ayet فَضْلٌ Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık y… Nisâ Suresi, 83. ayet فَضْلُ Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuk… Nisâ Suresi, 95. ayet فَضَّلَ وَفَضَّلَ (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda malları… Nisâ Suresi, 113. ayet فَضْلُ فَضْلُ (Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya ça… Nisâ Suresi, 173. ayet فَضْلِهِ İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütf… Nisâ Suresi, 175. ayet وَفَضْلٍ Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak … Mâide Suresi, 2. ayet فَضْلًا Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara ta… Mâide Suresi, 54. ayet فَضْلُ Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk geti… En'âm Suresi, 86. ayet فَضَّلْنَا İsmail'i, Elyasa'ı, Yunus'u ve Lut'u da doğru yola erdirmiştik. Her birini alemlere üstün kılmıştık.… A'râf Suresi, 39. ayet فَضْلٍ Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere k… A'râf Suresi, 140. ayet فَضَّلَكُمْ "Sizi alemlere üstün kılmış iken, Allah'tan başka ilah mı araştırayım size?"… Enfâl Suresi, 29. ayet ٱلْفَضْلِ Ey iman edenler! Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir a… Tevbe Suresi, 28. ayet فَضْلِهِ Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, M… Tevbe Suresi, 59. ayet فَضْلِهِ Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla… Tevbe Suresi, 74. ayet فَضْلِهِ Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) … Tevbe Suresi, 75. ayet فَضْلِهِ İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka … Tevbe Suresi, 76. ayet فَضْلِهِ Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittil… Yûnus Suresi, 58. ayet بِفَضْلِ De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduk… Yûnus Suresi, 60. ayet فَضْلٍ Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara ka… Yûnus Suresi, 107. ayet لِفَضْلِهِ Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğ… Hûd Suresi, 3. ayet فَضْلٍ فَضْلَهُ Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün s… Hûd Suresi, 27. ayet فَضْلٍ Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk … Yûsuf Suresi, 38. ayet فَضْلِ "Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (… Ra'd Suresi, 4. ayet وَنُفَضِّلُ Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve te… Nahl Suresi, 14. ayet فَضْلِهِ O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Ge… Nahl Suresi, 71. ayet فَضَّلَ فُضِّلُوا Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altı… İsrâ Suresi, 12. ayet فَضْلًا Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alamet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılla… İsrâ Suresi, 21. ayet فَضَّلْنَا تَفْضِيلًا Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükl… İsrâ Suresi, 55. ayet فَضَّلْنَا Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısm… İsrâ Suresi, 66. ayet فَضْلِهِ Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size ka… İsrâ Suresi, 70. ayet وَفَضَّلْنَٰهُمْ تَفْضِيلًا Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve … İsrâ Suresi, 87. ayet فَضْلَهُ Ancak Rabbin'den bir rahmet olarak böyle yapmadık. Çünkü O'nun sana olan lütfu büyüktür.… Mü'minûn Suresi, 24. ayet يَتَفَضَّلَ Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşe… Nûr Suresi, 10. ayet فَضْلُ Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olm… Nûr Suresi, 14. ayet فَضْلُ Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolay… Nûr Suresi, 20. ayet فَضْلُ Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasa… Nûr Suresi, 21. ayet فَضْلُ Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığ… Nûr Suresi, 22. ayet ٱلْفَضْلِ İçinizden varlık ve servet sahibi kimseler yakınlarına, düşkünlere ve Allah yolunda hicret edenlere … Nûr Suresi, 32. ayet فَضْلِهِ Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bun… Nûr Suresi, 33. ayet فَضْلِهِ Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korus… Nûr Suresi, 38. ayet فَضْلِهِ (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara … Neml Suresi, 15. ayet فَضَّلَنَا Andolsun! Biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar, "Hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üs… Neml Suresi, 16. ayet ٱلْفَضْلُ Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüph… Neml Suresi, 40. ayet فَضْلِ Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, ta… Neml Suresi, 73. ayet فَضْلٍ Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.… Kasas Suresi, 73. ayet فَضْلِهِ Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesin… Rûm Suresi, 23. ayet فَضْلِهِ Geceleyin uyumanız ve gündüzün O'nun lütfundan istemeniz de O'nun (varlığının ve kudretinin) delille… Rûm Suresi, 45. ayet فَضْلِهِ Bu hazırlığı Allah'ın; iman edip salih amel işleyenleri kendi lütfundan mükafatlandırması için yapar… Rûm Suresi, 46. ayet فَضْلِهِ Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir… Ahzâb Suresi, 47. ayet فَضْلًا Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.… Sebe' Suresi, 10. ayet فَضْلًا (10-11) Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birli… Fâtır Suresi, 12. ayet فَضْلِهِ İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bunun… Fâtır Suresi, 30. ayet فَضْلِهِ Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle y… Fâtır Suresi, 32. ayet ٱلْفَضْلُ Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. O… Fâtır Suresi, 35. ayet فَضْلِهِ "O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usan… Mü'min Suresi, 61. ayet فَضْلٍ Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yarata… Şûrâ Suresi, 22. ayet ٱلْفَضْلُ Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. … Şûrâ Suresi, 26. ayet فَضْلِهِ Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da … Duhân Suresi, 57. ayet فَضْلًا Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.… Câsiye Suresi, 12. ayet فَضْلِهِ Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O'nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi siz… Câsiye Suresi, 16. ayet وَفَضَّلْنَٰهُمْ Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiye… Fetih Suresi, 29. ayet فَضْلًا Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da… Hucurât Suresi, 8. ayet فَضْلًا Allah, kendi katından bir lütuf ve nimet olarak böyle yaptı. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikm… Hadîd Suresi, 21. ayet فَضْلُ ٱلْفَضْلِ Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar… Hadîd Suresi, 29. ayet فَضْلِ ٱلْفَضْلَ ٱلْفَضْلِ Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin … Haşr Suresi, 8. ayet فَضْلًا Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yar… Cuma Suresi, 4. ayet فَضْلُ ٱلْفَضْلِ İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.… Cuma Suresi, 10. ayet فَضْلِ Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredi… Müzzemmil Suresi, 20. ayet فَضْلِ (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini i…