Tevbe Suresi 75. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 75/129

۞ وَمِنْهُم مَّنْ عَـٰهَدَ ٱللَّهَ لَئِنْ ءَاتَىٰنَا مِن فَضْلِهِۦ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Ve minhum men ahedallahe le in atana min fadlihi Le nessaddekanne ve le nekunenne mines salihin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 75. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

10. cüz · PDF sayfası 18

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yine onlardan kimi de Allaha şöyle ahdetmişlerdi: "eğer bize fadlından ihsan ederse her halde zekatını veririz ve her halde salihinden oluruz"

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine onlardan bir takımı "Allah bize bol lütufta bulunursa mutlaka zekatını veririz ve dürüstlerden oluruz!" diye söz vermişlerdi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İçlerinden kimi de Allaha (şöyle) ahdetmişdi: "eğer bize lütf-ü, kereminden ihsan ederse, andolsun, zekatını vereceğiz, muhakkak saalihlerden olacağız".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kimileri de: "Eğer Allah, lutfundan bize verirse elbette sadaka vereceğiz ve yararlı insanlardan olacağız!" diye Allah'a and içtiler.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Onlardan kimi de Allah'a şöyle kesin söz vermişlerdi:"Eğer Allah bize lütfundan verirse, biz de mutlaka zekat ve teberruda bulunacak ve elbette iyi insanlardan olacağız."

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Allah'a ahdetmiştir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve onlar arasında, "Doğrusu, eğer Allah bize cömertliğinden (bir şeyler) bahşederse, kuşkusuz biz de hayır için harcar (sadaka verir) ve hiç kuşkusuz dürüst ve erdemli kimselerden oluruz!" diye Allaha yemin edenler var.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İçlerinde 'Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız.' diye O'na and verenler vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Onlardan kimi de "Eğer lütfundan bize verirse, ant olsun sadaka vereceğiz ve ant olsun salihlerden[1] olacağız." diye Allah'a söz vermişlerdi.

Tefsir / dipnot (1)

Kötülükle mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Oysa onlardan kimisi, Allah'a, şöyle söz vermişlerdi: "Kendi lütfundan bize verirse, kesinlikle karşılıksız yardımda bulunuruz ve kesinlikle erdemli olanlar arasında oluruz!"

İbni Kesir

İçlerinden kimi de: Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse; andolsun ki, muhakkak tasadduk edeceğiz ve muhakkak salihlerden olacağız, diye Allah'a ahdetmişlerdi.

Gültekin Onan

Onlardan kimi de: "Andolsun, eğer bize bol ihsanından verirse gerçekten sadaka vereceğiz ve salihlerden olacağız" diye Tanrı'ya ahdetmiştir.

Rowad Tercüme Merkezi

İçlerinde; "Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız." diye O’na söz verenler vardır.

Şaban Piriş

İçlerinde; "Allah bize bol nimetinden verirse, kesinlikle sadaka vereceğiz ve doğru kimselerden olacağız" diye O’na söz verenler vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Onlardan kimi de, «Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz sâlihlerden olacağız!» diye Allah'a and içti.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Münafıklardan şöyle diyerek Yüce Allah'a söz verenler oldu: "Eğer Allah bize lütfundan verirse muhtaç olan kimselere vereceğiz ve amelleri düzgün olan salih kimselerden olacağız."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَمِنْهُممِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
مَّنْمَنيحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة.
عَٰهَدَعهدعاهد الله: التزم له وواثقه.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
لَئِنْإنإن: حرف شرط جازم.
ءَاتَىٰنَاأتيأعطانا.
مِنمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
فَضْلِهِفضلأصل الفضل: الإحسان والعطاء ابتداء بلا علة.
لَنَصَّدَّقَنَّصدقلنؤدين الصدقة، والصدقة: ما يجب أداؤه من الزكاة، وما يتقرب به.
وَلَنَكُونَنَّكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
مِنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلصَّٰلِحِينَصلحالذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَمِنْهُمْ مَنْ} إظهار حلقي للهاء بعد النون، يليه إدغام تماثل صغير

{لَئِنْ آتَانَا} إظهار حلقي. يليه مد بدل {مِنْ فَضْلِهِ} إخفاء حقيقي، يليه صلة

صغرى {لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ} النون المشددة فيهما فيها غنة بمقدار

حركتين وصلًا ووقفًا.