Yûnus Suresi 58. Ayet
Yunus · Mekke · Sure 10 · Ayet 58/109
قُلْ بِفَضْلِ ٱللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِۦ فَبِذَٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا۟ هُوَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ
Kul bi fadlillahi ve bi rahmetihi fe bi zalike felyefrehu, huve hayrun mimma yecmeun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Yûnus Suresi 58. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: Allahın fadlile, rahmetile, ancak onunla artık ferahlanın, o onların toplayıb durduklarından hayırlıdır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle; yalnızca O'nunla sevinç duyun! O, onların toplayıp durduklarından hayırlıdır!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
De ki: "Ancak Allahın fazl (-u keremi) ile, rahmetiyle, işte yalınız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıb durdukları (bütün dünyalıklar) ından hayırlıdır".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
De ki: "Allah'ın lutfiyle, rahmetiyle (evet) ancak onunla ferahlansınlar. O onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
De ki: "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle, evet sadece bununla sevinin!Çünkü bu, insanların dünya malı olarak topladıkları bütün şeylerden daha hayırlıdır."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
De ki: "Allah'ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Söyle (onlara), Allah'ın bu cömertliği ve rahmetiyle işte böylece sevinsinler: (sevinsinler ki,) bu onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstün, daha iyidir!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
De ki: -Bunlar, Allah'ın fazlı ve O'nun rahmetiyledir. İşte buna sevinsinler. Bu onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
De ki: "Allah'ın fazlı[1] ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."
Tefsir / dipnot (1)
Lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
De ki: "Allah'ın lütfu ve O'nun rahmetiyle, işte artık sevinsinler!" Bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha iyidir.
İbni Kesir
De ki: Bunlar Allah'ın lütfu ve rahmeti iledir. Sadece bunlarla sevinsinler. O, bütün toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.
Gültekin Onan
De ki: "Tanrı'nın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."
Rowad Tercüme Merkezi
De ki: Ancak Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.
Şaban Piriş
De ki: Bunlar, Allah’ın fazlı ve O’nun rahmetiyledir. İşte buna sevinsinler. Bu onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.
Ali Özek ve diğerleri
De ki: Ancak Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- İnsanlara de ki; size Kur'an ile getirdiklerim Allah'tan bir lütuf ve rahmettir. O halde sizler, Allah'ın size karşı lütfu ve O'ndan bir rahmet olan bu Kur'an'ın inişi ile sevinin, bu ikisi dışında başka bir şey ile değil. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden size getirmiş olduğu, sizin toplamış olduğunuz fani dünya metasından/malından daha hayırlıdır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| بِفَضْلِ | فضل | أصل الفضل: الإحسان والعطاء ابتداء بلا علة. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَبِرَحْمَتِهِ | رحم | الرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. وأصل الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها. | |||
| فَبِذَٰلِكَ | ذا | ذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد المذكر. | |||
| فَلْيَفْرَحُوا | فرح | فليسروا ويبتهجوا. | |||
| هُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| خَيْرٌ | خير | اسم تفضيل وأصله أخير بمعنى أكثر نفعا وصلاحا. | |||
| مِّمَّا | — | أصلها "من ما" المحتوية على: من التفضيلية و ما الموصولة أو الموصوفة. | |||
| يَجْمَعُونَ | جمع | يحوزون من أموال ومتاع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَبِرَحْمَتِهِ} صلة صغرى وصلًا، وتسكن الهاء وقفًا {خَيْرٌ مِمَّا} إدغام
بغنة، يليه غنة في الميم الثانية، وفي جيم {يَجْمَعُونَ} قلقلة.