Neml Suresi 16. Ayet

Dişi Karınca · Mekke · Sure 27 · Ayet 16/93

وَوَرِثَ سُلَيْمَـٰنُ دَاوُۥدَ ۖ وَقَالَ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمْنَا مَنطِقَ ٱلطَّيْرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَىْءٍ ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْفَضْلُ ٱلْمُبِينُ

Ve varise suleymanu davude ve kale ya eyyuhen nasu ullimna mentıkat tayrı, ve utina min kulli şey', inne haza le huvel fadlul mubin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Neml Suresi 16. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

19. cüz · PDF sayfası 17

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve Süleyman Davuda varis olup ey nas, didi: bize mantıkuttayr (kuş dili) ta'lim buyuruldu, hem bize her şeyden verildi, şübhesiz ki bu her halde o fazlı mübin

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Süleyman Davud'un yerine geçip dedi ki: "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden verildi. Şüphesiz ki bu apaçık bir lütufdur."

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Süleyman Davuda mirascı oldu. Dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Bize her şeyden (behre) verildi. Şübhesiz ki bu, apaçık bir üstünlüğün ta kendisidir".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi. Ve bize her şeyden (bolca) bir pay verildi. İşte bu, açık bir lutuftur."

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Süleyman Davud'a varis oldu ve "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve daha her şeyden bolca nasip verildi. Gerçekten bunlar aşikar lütuflardır." dedi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve (bu bakımdan) Süleyman Davud'un (gerçek) varisi idi; öyle ki, o şöyle derdi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi; (güzel ve iyi) şeylerin hepsinden (cömertçe) bahşedildi; bu (bize Allah'ın) apaçık bir lütfudur!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Süleyman, Davud'a mirasçı olmuş ve: -Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi, demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu.[1] Süleyman: "Ey İnsanlar! Bize kuşdili[2] öğretildi. Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır." dedi.

Tefsir / dipnot (2)

Davud'tan sonra onun yerine geçti.

Ses ve hareketlerinden ne demek istediklerini anlama bilgisi, yetisi.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve Süleyman, Davut'a kalıtçı oldu. Şöyle dedi: "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Aslında, işte bu, apaçık bir lütuftur!"[306]

Tefsir / dipnot (1)

İşte, bir bilgi ayeti: Kuşların kendi aralarında bir anlaşma dili kullandıkları, yapılan araştırmalarla kesin olarak anlaşılmıştır. Kuşlar, çıkardıkları sesler ve beden dilleri aracılığıyla iletişim sağlarlar. Yönlerini şaşırmadan çok uzak yerlere gidebilme ve tekrar aynı yerlere dönebilme yetenekleri, uçuş düzenleri ve gelişmiş takım anlayışına örnek olan edimleri ise nasıl yaptıkları anlaşılamayan ve insanlara olağanüstü gelen özellikleridir.

İbni Kesir

Süleyman da Davud'a varis oldu ve dedi ki: Ey insanlar; bize, kuş dili öğretildi. Ve bize, her şeyden bolca verildi. Doğrusu bu; apaçık bir lutuftur.

Gültekin Onan

Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma dili öğretildi ve bize her şeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."

Rowad Tercüme Merkezi

Süleyman, Dâvud’a mirasçı olmuş; "Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi." demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.

Şaban Piriş

Süleyman, Davud’a mirasçı olmuş, ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize her şey verildi, demişti. İşte bu apaçık bir lütuftur.

Ali Özek ve diğerleri

Süleyman Davud'a vâris oldu ve dedi ki: Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden (nasip) verildi. Doğrusu bu apaçık bir lütuftur.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Süleyman, babası Dâvûd'a peygamberlikte, ilimde ve krallıkta mirasçı oldu. Allah Teâlâ'nın kendisine ve babasına olan nimetinden bahsederek şöyle dedi: "Ey insanlar! Allah bize kuşların dilini öğretti ve bize peygamberlere ve krallara verdiği her şeyden verdi. Şüphesiz her noksanlıktan münezzeh olan Allah Teâlâ'nın bize bahşetmiş olduğu bu şey apaçık bir lütfudur."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَوَرِثَورثوورث سليمان داوود: وورث سليمان أباه داود في النبوة والعلم والملك.
سُلَيْمَٰنُسليمان‏سليمان‏: هو نبي الله سليمان بن نبي الله داود - عليهما السلام، ‏آتاه الله العلم والحكمة، وعلمه منطق الطير، وسخر له الريح والجن، وآتاه ملكا لم يؤته أحدا من بعده.
دَاوُدَداودنبي من أنبياء الله، آتاه الله الحكمة وفصل الخطاب، وسخر له الجبال والطير يسبحن معه، وألان له الحديد، كان عبدا لله شكورا، وكان يصوم يوما ويفطر يوما يقوم نصف الليل وينام ثلثه ويقوم سدسه، أنزل الله عليه الزبور، وقد أوتي ملكا عظيما، وأمره الله أن يحكم بالعدل.
وَقَالَقولوتكلم.
يَٰأَيُّهَا—يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلنَّاسُنوسالناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه. وقد يطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم.
عُلِّمْنَاعلمعرفنا وفهمنا.
مَنطِقَنطقمنطق الطير: لغته.
ٱلطَّيْرِطيرالطير: اسم جنس لما يطير، واحده طائر.
وَأُوتِينَاأتيوأعطينا.
مِنمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
كُلِّكلللفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا.
شَيْءٍشيأ‌الشيء: لفظ ‌عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
هَٰذَاذااسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه.
لَهُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
ٱلْفَضْلُفضلزيادة الإحسان.
ٱلْمُبِينُبينالواضح أو الموضح.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {النَّاسُ} غنة {مَنْطِقَ} إخفاء حقيقي في النون مع

الطاء، والغنة مفخمة {وَأُوتِينَا} مد بدل {مِنْ كُلِّ} إخفاء حقيقي في النون مع

الكاف {إِنَّ} حرف غنة {الْفَضْلُ} الضاد مفخمة واللام مرققة وكذا الفاء

Benzer Ayetler müteşabihat · 4 ayet

Neml Suresi, 82. ayet (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratı… Neml Suresi, 83. ayet Her ümmetten ayetlerimizi yalanlayanlarından bir grubu toplayacağımız ve bunların (topluca hesap yerine) sevk … Fussilet Suresi, 18. ayet İnananları ve Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.… Fussilet Suresi, 19. ayet Allah'ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla!…