Haşr Suresi 8. Ayet
Toplanma · Medine · Sure 59 · Ayet 8/24
لِلْفُقَرَآءِ ٱلْمُهَـٰجِرِينَ ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَـٰرِهِمْ وَأَمْوَٰلِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا وَيَنصُرُونَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلصَّـٰدِقُونَ
Lil fukarail muhacirinellezine uhricu min diyarihim ve emvalihim yebtegune fadlen minallahi ve rıdvanen ve yensurunallahe ve resuleh, ulaike humus sadikun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Haşr Suresi 8. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
O fukara muhacirler için ki yurtlarından ve mallarından çıkarıldılar, Allahdan bir fadıl ve rıdvan ararlar ve Allaha ve Resulüne hizmet ederler, ta onlardır işte sadık olanlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de (o gelirler) yoksul muhacirler içindir ki, yurtlarından ve mallarından (uzaklaştırıp) çıkarıldılar. Allah'tan bir lütuf ve hoşnutluk ararlar, Allah'a ve peygamberine hizmet ederler. İşte onlardır doğru olanlar!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Bilhassa o reyi'), hicret eden fakirlere aiddir ki onlar Allahdan fazl (-u inayet) ve hoşnudluk ararlar ve Allaha ve peygamberine (mallariyle, canlariyle) yardım ederlerken yurdlarından ve mallarından (mahrum edilerek) çıkarılmışlardır. İşte bunlar saadıkların ta kendileridir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(O mallar) Şu göçmen fakirlere aittir ki (onlar) yurtlarından ve mallarından (sürülüp) çıkarılmışlardır; Allah'ın lutuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Elçisine yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Allah'ın nasib ettiği bu ganimet malları o hicret eden fakirlere aittir ki, onlar Allah'ın lütfunu ve rızasını taleb etmek, Allah'ın dinine ve Resulüne destek vermek için yurtlarından ve mallarından edildiler. İşte imanlarında sadık ve samimi olanlar ancak onlardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
(Bundan başka bu mallar,) Hicret eden fakirleredir ki, onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) arayıp, Allah'a ve O'nun Resulü'ne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlar bunlardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Böylece, bu ganimetlerin bir kısmı) zulüm ve kötülük diyarını terk etmiş olanlar arasındaki yoksullar(a verilecektir.) Yurtlarından ve mülklerinden sürülmüş, Allah'ın lütfunu ve rızasını arayan ve Allah'a ve Elçisi(nin davası)na yardım edenler, sözlerinde duranlar işte onlardır!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bu, yurtlarından ve mallarından edilmiş, Allah'tan bir lütuf ve rıza arayarak Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirler içindir. Ki Onlar, sadıkların ta kendileridir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bu mallarda; Allah'ın lütfu ve rızasını kazanmak arzusuyla, Allah'a[1] ve Resul'üne yardım ettikleri için yurtlarından çıkarılan ve malları ellerinden alınan, hicret etmiş olan yoksulların da hakkı vardır. Çünkü onlar özü sözü bir olanlardır.
Tefsir / dipnot (1)
Allah'ın dinine.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yurtlarından ve mallarından çıkarılmaları nedeniyle göç edenler arasındaki yoksullarındır. Onlar, Allah'ın lütfunu ve O'nun hoşnutluğunu ararlar. Allah'a ve O'nun elçisine yardım ederler. Doğruyu söyleyenler, işte onlardır.
İbni Kesir
Yurtlarından ve mallarından çıkarılmış olan, Allah'tan bir lutuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve peygamberine yardım eden fakir muhacirler içindir. İşte bunlar, sadıkların kendileridir.
Gültekin Onan
(Bundan başka bu mallar) Hicret eden fakirleredir ki, onlar, Tanrı'dan bir fazl arayıp, Tanrı'ya ve O'nun Resulü'ne yardım ederlerken yurtlarından ve mallarından sürülüp çıkarılmışlardır. İşte bunlar, sadık olanlar bunlardır.
Rowad Tercüme Merkezi
(Allah'ın verdiği bu savaş malları) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir Muhacirler'indir. Ki onlar, sadıkların ta kendileridir.
Şaban Piriş
(Allah'ın verdiği bu savaş malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'a ve Rasûlüne yardım eden fakir muhacirlerindir. Ki Onlar, sadıkların ta kendileridir.
Ali Özek ve diğerleri
(Allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bu mallardan bir kısmı Allah yolunda mallarını ve evlatlarını terk etmeye mecbur kılınmış, Allah'tan dünyada rızık ve ahirette rıza dileyen, Allah yolunda cihat ile Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte gerçekten imanda kararlı ve sağlam olanlar bu sıfatlar ile sıfatlanmış olanlardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| لِلْفُقَرَاءِ | فقر | الفقراء: المعوزون المحتاجون. | |||
| ٱلْمُهَٰجِرِينَ | هجر | الذين انتقلوا من مكة إلى المدينة فرارا بدينهم. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| أُخْرِجُوا | خرج | أبعدوا. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| دِيَٰرِهِمْ | دور | الديار: جمع دار، والدار: المنزل المبني الذي يسكنه الناس. | |||
| وَأَمْوَٰلِهِمْ | مول | الأموال: جمع مال وهو ما يمتلك من متاع أو عقار أو نقود أو حيوان. | |||
| يَبْتَغُونَ | بغي | يطلبون ويلتمسون. | |||
| فَضْلًا | فضل | زيادة إحسان. | |||
| مِّنَ | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَرِضْوَٰنًا | رضو | رضوانا: رضا، وهو كل ما تحبه النفس من النعيم. | |||
| وَيَنصُرُونَ | نصر | وينصرون الله ورسوله: يخلصون لله ويطيعون رسوله وينصرون دين الله بالجهاد في سبيله، والحكم بكتابه، وامتثال أوامره، واجتناب نواهيه. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَرَسُولَهُ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| هُمُ | هم | ضمير الغائبين. | |||
| ٱلصَّٰدِقُونَ | صدق | الصادقون: الصادقون في ايمانهم. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{لِلْفُقَرَاءِ} مد متصل {مِنْ دِيَارِهِمْ} إخفاء حقيقي {يَبْتَغُونَ} قلقلة
في الباء {فَضْلًا مِّنَ} إدغام بغنة {وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ} إدغام بغنة،
ويراعى صفة الاستطالة في الضاد، وفيها إدغام بغنة للتنوين مع الواو، وفيها إخفاء
حقيقي للنون مع الصاد. وفي الوقف على {وَرِضْوَانًا} مد عوض يبدل فيه التنوين
ألفًا وقفًا {وَرَسُولَهُ أُولَئِكَ} صلة طويلة وصلًا، ومد متصل