Fâtır Suresi 32. Ayet

Yaratan · Mekke · Sure 35 · Ayet 32/45

ثُمَّ أَوْرَثْنَا ٱلْكِتَـٰبَ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا ۖ فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ وَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌۢ بِٱلْخَيْرَٰتِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَضْلُ ٱلْكَبِيرُ

Summe evresnel kitabellezinastafeyna min ibadina, fe minhum zalimun li nefsih, ve minhum muktesid, ve minhum sabikun bil hayrati bi iznillah, zalike huvel fadlul kebir.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Fâtır Suresi 32. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

22. cüz · PDF sayfası 17

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed'in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah'ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonra biz o kitabı kullarımızdan süzdüklerimize miras kıldık, onlardan da nefislerine zulmeden var, muktesıd, orta giden var, Allahın izniyle hayırlarda ileri geçenler var, işte büyük fadl o

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra Biz, o kitabı kullarımızdan süzüp seçtiklerimize miras kıldık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta giden yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler var. İşte büyük lütuf odur.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Sonra bir o kitabı kullarımızdan (beğenib) seçdiklerimize miras bırakdık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir, onların ba'zısı mu'tedildir, onlardan bir kısmı da Allahın izniyle hayrat (ve hasenat yarışların) da öncü ol (up kazan) andır. İşte bu, büyük fazl (-u kerem) in ta kendisidir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi orta gidendir, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçendir. İşte büyük lutuf budur.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Sonra Biz, kitabı seçtiğimiz kullarımıza miras verdik. Kullarımızdan kimi nefsine zulmeder. Kimi mutedildir, orta yolu tutar. Kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda öne geçer. İşte büyük lütuf budur.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Biz, bu ilahi vahyi kullarımızdan seçtiklerimize miras olarak bahşettik. Onlardan bazısı kendilerine zulmeder, bazısı (doğru ile eğri arasında) ara yolu tercih eder, bir kısmı da Allah'ın izniyle iyilikte başı çekenlerden olur. Bu (ise) en büyük fazilettir.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan kendine zulmeden de olur, onu tasdik eden de. Onların arasında Allah'ın izniyle hayırlarda yarışanlar vardır. En büyük fazilet budur.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Sonra kullarımızdan seçtiğimiz kimselere Kitap'ı miras bıraktık. Onlardan bir kısmı kendilerine zulmederler, onlardan bir kısmı ortalama bir yol tutarlar, onlardan bir kısmı da Allah'ın izniyle hayırlarda önde giderler.[1] İşte büyük fazilet budur.

Tefsir / dipnot (1)

Bazıları Kitap'ın buyruklarına, yaradılış amaçlarına uygun davranmamakla aslında kendi kendilerine zulmetmiş olurlar, bazıları Kitap'ın buyruklarına uymada yeterli ve gerekli özeni göstermemekte, ortalama bir yol tutmakta, bazıları ise tam bir uygunluk ve uyum içinde Kitap'ın buyruklarını yerine getirmektedirler. Hayırlı işlerde öncülük etmektedirler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sonra, kullarımızdan seçtiklerimizi, Kitap'a kalıtçı yaptık. Böylece, onlardan bir bölümü kendisine yazık eder, bir bölümü orta yolda gider; bir bölümü de Allah'ın izniyle, iyiliklerde öne geçer. İşte bu, büyük lütuftur.

İbni Kesir

Sonra Biz; kitabı, kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Onlardan kimi nefsine zulmedicidir, kimi de muktesiddir. Kimi ise Allah'ın izni ile hayırlara koşandır. İşte bu; büyük lutfun kendisidir.

Gültekin Onan

Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Tanrı'nın izniyle hayırlarda yarışır, öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

Rowad Tercüme Merkezi

Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.

Şaban Piriş

Sonra bu kitaba, kullarımızdan seçtiğimizi mirasçı kılarız. Onlardan kendine zulmeden var, muktesıd/orta giden var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler vardır. İşte en büyük fazilet budur.

Ali Özek ve diğerleri

Sonra Kitab'ı, kullarımız arasından seçtiklerimize verdik. Onlardan (insanlardan) kimi kendisine zulmeder, kimi ortadadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Sonra Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, diğer ümmetlerin üzerinde seçmiş olduğumuz ümmetine Kur'an'ı verdik. Onlardan kimi haramları işleyip vacipleri terk ederek kendilerine zulmeder. Kimileri vacipleri yapıp haramlardan uzaklaşmanın yanında; bazı müstehapları terk edip bazı mekruhları işlemek suretiyle ortadadır. Kimileri ise Allah'ın izni ile hayırlı amellerde yarışır. Bu; vaciplerin ve müstehapların yerine getirilmesi, haramların ve mekruhların terk edilmesi ile olur. Burada zikredilen -bu ümmetin seçkin kılınması ve kendilerine Kur'an'ın gönderilmesi- hiçbir faziletin ve ihsanın kendisine yakınlaşamayacağı şekilde Allah'tan büyük bir ihsandır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
ثُمَّثمحرف عطف بمعنى "و".
أَوْرَثْنَاورثملكنا وآتينا.
ٱلْكِتَٰبَكتبالقرآن.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ٱصْطَفَيْنَاصفواخترنا.
مِنْمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
عِبَادِنَاعبدخلقنا.
فَمِنْهُمْمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
ظَالِمٌظلمظالم لنفسه: مسيء إليها.
لِّنَفْسِهِنفسلذاته، والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا.
وَمِنْهُممِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
مُّقْتَصِدٌقصدمقتصد: متوسط لم يقم بشكر الله على وجه الكمال.
وَمِنْهُمْمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
سَابِقٌسبقمتقدم على غيره.
بِٱلْخَيْرَٰتِخيرالأعمال الصالحة.
بِإِذْنِأذنبإذن الله: بمشيئته وأمره.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
ٱلْفَضْلُفضلزيادة الإحسان.
ٱلْكَبِيرُكبرالكبير: تستعمل في وصف كثرة الكمية المتصلة للأعيان، وقد استعيرت للمعاني أحيانا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{ثُمَّ} غنة في الميم المشددة {ظَالِمٌ لِنَفْسِهِ} إدغام بغير غنة في

التنوين مع اللام، وفي الهاء صلة وصلًا {وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌ} إدغام تماثل صغير

{سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ} إقلاب، ويعتنى بالتفخيم والترقيق في نحو {الْفَضْلُ}.

فتفخم الضاد ويرقق الباقي.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Kehf Suresi, 30. ayet Gerçek şu ki, iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.… Hac Suresi, 22. ayet Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın aza…