Nûr Suresi 14. Ayet

Işık · Medine · Sure 24 · Ayet 14/64

وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِى مَآ أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu fid dunya vel ahırati le messekum fi ma efadtum fihi azabun azim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Nûr Suresi 14. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

18. cüz · PDF sayfası 10

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eğer Dünya ve Ahırette Allahın fadl-ü rahmeti üzerinizde olmasa idi o daldığınız yaygarada size mutlak büyük bir azab dokunurdu

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Eğer dünyada ve ahiretde Allahın fazl-u rahmeti üstünüzde olmasaydı içine daldığınız (bu) yaygaradan dolayı sizi her halde büyük bir azab çarpardı.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Eğer size dünyada ve ahirette Allah'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Hem dünyada, hem de ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti sizinle olmasaydı, daldığınız bu yaygaradan dolayı mutlaka başınıza müthiş bir ceza gelirdi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Eğer Allah'ın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Eğer bu dünyada da, ahirette de Allah'ın fazlı ve rahmeti üzerinizde olmasaydı bulaştığınız bu (iftiradan) ötürü size gerçekten büyük bir azap dokunurdu;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Eğer Allah'ın size dünyada ve ahirette iyilikleri ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftirada size büyük bir azap dokunurdu.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Dünyada ve sonsuz yaşamda, Allah'ın lütfu ve O'nun rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız bu yaygaradan dolayı, kesinlikle size büyük bir ceza gelirdi.

İbni Kesir

Dünya ve ahirette Allah'ın lutfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız yaygaradan dolayı her halde size büyük bir azab dokunurdu.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı'nın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azab dokunurdu.

Rowad Tercüme Merkezi

Eğer size dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Şaban Piriş

Eğer Allah’ın size dünyada ve ahirette ihsanı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftirada size büyük bir azap dokunurdu.

Ali Özek ve diğerleri

Eğer dünyada ve ahirette Allah'ın lütuf ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Müminler! Eğer Allah'ın sizin üzerinizdeki lütfu ve sizi cezalandırmakta acele etmemesi sebebi ile rahmeti olmasaydı ve sizden, tövbe edenlerin tövbesini kabul etmemiş olsaydı; Müminlerin annesine atmış olduğunuz yalan ve iftira sebebi ile size büyük bir azap isabet ederdi.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَلَوْلَالولالولا: حرف يتضمن معنى الشرط، يدل على امتناع شيء لوجود غيره.
فَضْلُفضلأصل الفضل: الإحسان والعطاء ابتداء بلا علة.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
عَلَيْكُمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
وَرَحْمَتُهُرحمالرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. ‌وأصل ‌الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
ٱلدُّنْيَادنوالحياة الدنيا: المعيشة الدنيوية التي تسبق الحياة الآخرة. وأصل الحياة: النمو، والبقاء، والمنفعة للمخلوقات. ‌والحياة: نقيض الموت.
وَٱلْءَاخِرَةِأخرالآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت.
لَمَسَّكُمْمسسأصابكم.
فِيفيحرف جر يفيد معنى التعليل.
مَامايحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
أَفَضْتُمْفيضأفضتم فيه: خضتم وأكثرتم فيه من حديث الإفك.
فِيهِفيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية.
عَذَابٌعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
عَظِيمٌعظمعظيم: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوسا كان أو معقولا، عينا كان أو معنى.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

﴿وَرَحْمَتُهُ﴾ صلة قصيرة ﴿فِي مَا أَفَضْتُمْ﴾ مد منفصل، ويراعى إظهار مخرج الضاد واستطالتها بين حرفين مرققين، وفي الميم مع الفاء إظهار حقيقي، وفى ﴿عَذَابٌ عَظِيمٌ﴾ إظهار حلقي.