Nûr Suresi 32. Ayet
Işık · Medine · Sure 24 · Ayet 32/64
وَأَنكِحُوا۟ ٱلْأَيَـٰمَىٰ مِنكُمْ وَٱلصَّـٰلِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَآئِكُمْ ۚ إِن يَكُونُوا۟ فُقَرَآءَ يُغْنِهِمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ
Ve enkihul eyama minkum ves salihine min ibadikum ve imaikum, in yekunu fukarae yugnihimullahu min fadlih, vallahu vasiun alim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nûr Suresi 32. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salihleri evlendirin, eğer fukara iseler Allah, onlara fazlından gına verir, Allah, vasi'dir, alimdir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden doğru gidenleri evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onlara fazlından zenginlik verir. Allah, nimeti bol olan, herşeyi bilendir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden saalih (mü'min) olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları (evlenmeleri sayesinde) fazl (-u kerem) iyle zengin yapar. Allah (ın lütfü) boldur, (O, her şey'i) hakkıyle bilendir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İçinizden bekarları ve köle ve cariyelerinizden iyileri evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah, lutfiyle onları zengin eder. Allah(ın mülkü) geniştir, O, (her şeyi) bilendir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden evlenmeye müsait olanları evlendirin! Eğer fakir iseler, Allah lütfu ile onların ihtiyaçlarını giderir. Çünkü Allah'ın lütfu geniştir. Her şeyi hakkıyla bilir (ihtiyaçları ve lütfa layık olanları da bilir).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve içinizden bekar olanları ve kadın ya da erkek kölelerinizden (evlenmesi) uygun olacak olanları evlendirin. (Evlenmeye niyeti olanlar) yoksul iseler, (bu sizi kaygılandırmasın,) Allah onları lütfuyla destekleyecektir. Çünkü, Allah her şeyin aslını eksiksiz bilmekte (ve bu itibarla herkesi bağış ve kayrasıyla) kuşatmaktadır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İçinizden bekarları, köle ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah, onları lütfu ile zenginleştirir. Allah, kuşatıcıdır, alimdir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Aranızdaki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih[1] olanları nikahlayın[2]. Eğer bunların durumları iyi değilse, Allah onlara lütufta bulunur. Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Tefsir / dipnot (2)
Ahlakı düzgün, iyi kimseleri. Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst.
Evlendirin.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayrıca, aranızdaki evlenmemiş olanları ve kadın-erkek hizmetçilerinizden erdemli olanları evlendirin. Eğer onlar yoksul ise Allah, Kendi lütfundan, onları varlıklı yapar. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilendir.
İbni Kesir
İçinizden bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Şayet yoksul iseler; Allah onları lutfuyla zenginleştirir. Ve Allah; Vasi'dir, Alim'dir.
Gültekin Onan
İçinizde evli olmayanları (eyama), kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları ile evlendirin. Eğer fakir iseler, Tanrı kendi fazlından onları zengin eder. Tanrı geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.
Rowad Tercüme Merkezi
İçinizden bekârları, köle ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah onları lütfu ile zenginleştirir. Allah, (hayrı, ihsanı) geniş/boldur, her şeyi hakkıyla bilendir.
Şaban Piriş
İçinizden bekârları, köle ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah, onları lütfu ile zenginleştirir. Allah, (hayrı, ihsanı) geniş/boldur, her şeyi bilendir.
Ali Özek ve diğerleri
Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfü) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Müminler! Eşleri olmayan erkekleri, kocaları olmayan hür kadınları, kadın ve erkek kölelerinizden Mümin olanları evlendirin. Eğer onlar fakir iseler Allah, onları geniş lütfundan zenginleştirir. Allah, bol rızık sahibidir. O'nun rızkı bir kimseyi zenginleştirmeyle eksilmez. O, kullarının hallerini hakkıyla bilendir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَأَنكِحُوا | نكح | وزوجوا. | |||
| ٱلْأَيَٰمَىٰ | أيم | جمع الأيم: من لا زوج له، رجلا كان أو امرأة. | |||
| مِنكُمْ | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| وَٱلصَّٰلِحِينَ | صلح | الصالحين: الذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم. | |||
| مِنْ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| عِبَادِكُمْ | عبد | عبيدكم. | |||
| وَإِمَائِكُمْ | أمو | وإمائكم: وعبداتكم المملوكات. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| يَكُونُوا | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| فُقَرَاءَ | فقر | معوزون محتاجون. | |||
| يُغْنِهِمُ | غني | يمنحهم المال والرضا. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| فَضْلِهِ | فضل | أصل الفضل: الإحسان والعطاء ابتداء بلا علة. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَٰسِعٌ | وسع | واسع: صفة لله سبحانه، والواسع: هو الذي وسع رزقه جميع خلقه. | |||
| عَلِيمٌ | علم | صفة لله تعالى، والعليم: معناه المتصف بالعلم، والذي أحاط علمه جميع الأشياء ظاهرها وباطنها، دقيقها وجليلها. والعليم: من أسماء الله الحسنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَأَنْكِحُوا} إخفاء حقيقي في النون مع الكاف وكذا {مِنْكُمْ} وفي
{وَإِمَائِكُمْ} مد متصل، وكذا {فُقَرَاءَ} وفي {مِنْ فَضْلِهِ} إخفاء حقيقي، وصلة
هاء الضمير والوقف هنا أولى من الوصل {وَاسِعٌ عَلِيمٌ} إظهار حلقي في التنوين مع
العين.