الذاريات

Zâriyât Suresi

“Tozutup Savuranlar” · 60 ayet · Mekke'de indi · İniş sırası 67

Arapça Tilavet
Türkçe Sesli Meal
360Kelime
1521Harf
60Benzersiz ayet
منEn sık kelime
وَبِالْأَسْحَارِEn uzun kelime

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

وَٱلذَّٰرِيَـٰتِ ذَرْوًا

Vez zariyati zerven.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

2

فَٱلْحَـٰمِلَـٰتِ وِقْرًا

Fel hamilati vıkren.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

3

فَٱلْجَـٰرِيَـٰتِ يُسْرًا

Fel cariyati yusren.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

4

فَٱلْمُقَسِّمَـٰتِ أَمْرًا

Fel mukassimati, emren.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

5

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ

İnnema tuadune le sadikun.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

6

وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٌ

Ve inned dine le vakıu.

(1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

7

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْحُبُكِ

Ves semai zatil hubuki.

(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

8

إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ

İnnekum le fi kavlin muhtelifin.

(7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

11

ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍ سَاهُونَ

Ellezine hum fi gamretin sahune.

(10-11) Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

13

يَوْمَ هُمْ عَلَى ٱلنَّارِ يُفْتَنُونَ

Yevme hum alen nari yuftenune.

(13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

14

ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

Zuku fitnetekum, hazellezi kuntum bihi testa'cilun.

(13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

15

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ

İnnel muttekine fi cennatin ve uyunin.

(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

16

ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ

Ahizine ma atahum rabbuhum, innehum kanu kable zalike muhsinin.

(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

19

وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

Ve fi emvalihim hakkun lis saili vel mahrumi.

Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

20

وَفِى ٱلْأَرْضِ ءَايَـٰتٌ لِّلْمُوقِنِينَ

Ve fil ardı ayatun lil mukınine.

(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

21

وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ ۚ أَفَلَا تُبْصِرُونَ

Ve fi enfusikum, e fe la tubsirun.

(20-21) Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hala görmüyor musunuz?

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

22

وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ

Ve fis semai rızkukum ve ma tuadun.

Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

23

فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ مِّثْلَ مَآ أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ

Fe ve rabbis semai vel ardı innehu le hakkun misle ma ennekum tentıkun.

Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va'dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

24

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ

Hel etake hadisu dayfi ibrahimel mukremin.

(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

25

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَـٰمًا ۖ قَالَ سَلَـٰمٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale selam, kavmun munkerun.

Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

26

فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ

Fe raga ila ehlihi fe cae bi iclin seminin.

Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

28

فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً ۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ ۖ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَـٰمٍ عَلِيمٍ

Fe evcese minhum hifeh, kalu la tehaf, ve beşşeruhu bi gulamin alim.

(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

29

فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ

Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun.

Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

30

قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ ۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ

Kalu kezaliki kale rabbuk, innehu huvel hakimul alimu.

Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

31

۞ قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

Kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun.

İbrahim, onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

32

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimine.

(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

33

لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن طِينٍ

Li nursile aleyhim hıcareten min tinin.

(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

34

مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ

Musevvemeten inde rabbike lil musrifin.

(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

35

فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Fe ahrecna men kane fiha minel mu'minin.

Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

36

فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Fe ma vecedna fiha gayre beytin minel muslimin.

Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

37

وَتَرَكْنَا فِيهَآ ءَايَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Ve terekna fiha ayeten lillezine yahafunel azabel elim.

Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

38

وَفِى مُوسَىٰٓ إِذْ أَرْسَلْنَـٰهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ

Ve fi musa iz erselnahu ila fir'avne bi sultanin mubinin.

Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

39

فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَـٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnunun.

O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

40

فَأَخَذْنَـٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَـٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ

Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim.

Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

41

وَفِى عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلْعَقِيمَ

Ve fi adin iz erselna aleyhimur rihal akim.

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

42

مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ

Ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethu ker remim.

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

43

وَفِى ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِينٍ

Ve fi semude iz kile lehum temetteu hatta hinin.

Semud kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

44

فَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ

Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saikatu ve hum yanzurun.

Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

45

فَمَا ٱسْتَطَـٰعُوا۟ مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا۟ مُنتَصِرِينَ

Fe mestetau min kıyamin ve ma kanu muntesirine.

Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti, ne de başkasından yardım görebildiler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

46

وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَـٰسِقِينَ

Ve kavme nuhın min kabl, inne hum kanu kavmen fasıkin.

Bunlardan önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fasık bir toplum idiler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

47

وَٱلسَّمَآءَ بَنَيْنَـٰهَا بِأَيْي۟دٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

Ves semae beneynaha bi eydin ve inna le musiun.

Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

48

وَٱلْأَرْضَ فَرَشْنَـٰهَا فَنِعْمَ ٱلْمَـٰهِدُونَ

Vel arda fereşnaha fe ni'mel mahidun.

Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

49

وَمِن كُلِّ شَىْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ve min kulli şey'in halakna zevceyni leallekum tezekkerun.

Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

50

فَفِرُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Fe firru ilallah, inni lekum minhu nezirun mubin.

O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

51

وَلَا تَجْعَلُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ ۖ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar, inni lekum minhu nezirun mubin.

Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

52

كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

Kezalike ma etellezine min kablihim min resulin illa kalu sahırun ev mecnun.

İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

53

أَتَوَاصَوْا۟ بِهِۦ ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

E tevasav bih, bel hum kavmun tagun.

Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

54

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ

Fe tevelle anhum fe ma ente bi melum.

Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

55

وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Ve zekkir fe innez zikra tenfeul mu'minin.

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

56

وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ve ma halaktul cinne vel inse illa li ya'budun.

Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

57

مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ

Ma uridu minhum min rızkın ve ma uridu en yut'imuni.

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

58

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ

İnnallahe huver rezzaku zul kuvvetil metin.

Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

59

فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَـٰبِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Fe inne lillezine zalemu zenuben misle zenubi ashabihim fe la yesta'ciluni.

Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →

60

فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Fe veylun lillezine keferu min yevmihimullezi yuadun.

Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

13 meali karşılaştır → Tefsirini oku →