Zâriyât Suresi 57. Ayet
Tozutup Savuranlar · Mekke · Sure 51 · Ayet 57/60
مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ
Ma uridu minhum min rızkın ve ma uridu en yut'imuni.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ben onlardan bir rızk istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana (yemek) yedirmelerini de istemiyorum!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(57-58) Onlardan nafaka istemiyorum, beni yedirip beslemelerini de istemiyorum. Asıl bütün mahlukların rızıklarını veren, kamil kuvvet ve tam iktidar sahibi olan Allah Teala'dır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ama dikkat edin,) Ben onlardan ne bir rızık istiyorum ne de Beni gözetip beslemelerini.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onlardan geçimlik istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
İbni Kesir
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Gültekin Onan
Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
56- Ben cinleri ve insanları başka bir şey için değil sırf bana ibadet/kulluk etsinler diye yarattım. 57- Onlardan rızık da istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum. 58- Çünkü rızık veren yalnız Allah’tır. Hem O, pek güçlü ve çetin bir kudret sahibidir.
56. İşte Yüce Allah’ın cinleri ve insanları kendisi için yarattığı ve bütün peygamberleri kendisine davet etmek üzere gönderdiği gaye budur: ibadet/kulluk. İbadetin kapsamına ise O’nu bilip tanımak, O’nu sevmek, O’na yönelmek, O’na doğru gitmek, O’nun dışındaki şeylerden yüz çevirmek girmektedir. Bu da Yüce Allah’ı gereği gibi tanımaya bağlıdır. Çünkü ibadetin tam ve eksiksiz olması, Allah’ı gereği gibi tanımakla mümkündür. Hatta kulun Rabbini tanıması arttıkça ibadeti de kemale erer. İşte Yüce Allah’ın mükellef kullarını yaratmasının maksadı, budur. Onları kendilerine bir ihtiyacı bulunduğundan dolayı yaratmış değildir.
57. Yüce Allah, hiçbir şekilde hiçbir kimseye muhtaç değildir. Aksine bütün yaratıklar O’na muhtaçtırlar. Zorunlu olsun olmasın ihtiyaç duydukları bütün hususlarda O’na muhtaçtırlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
58. “Çünkü rızık veren” hem yerde hem gökte ne kadar canlı varsa hepsinin rızkını hem de bol bol veren “yalnız Allah’tır. Hem O, pek güçlü ve çetin bir kudret sahibidir.” Kuvvet ve kudret tümüyle kendisinin olandır O. Bu kuvvet ve kudreti ile ulvi ve süfli âlemdeki pek büyük varlıkları var etmiştir. Bu kuvvet ve kudreti ile o varlıklarda görünen ve görünmeyen pek çok tasarruflarda bulunur. Meşîeti/dilemesi, bütün yaratıklar hakkında geçerlidir: Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz. Kaçan O’nu âciz bırakamaz, kimse O’nun hükümranlığına karşı çıkamaz, egemenliğinin dışına çıkamaz. Rızkı bütün varlıklara ulaştırmış olması da O’nun bu kuvvetinin bir tecellisidir. Çürüyüp dağılmalarından, rüzgarların etrafa savurmasından, kuşlar ve yırtıcı hayvanların yiyip yutmasından, paramparça olup çöllerde ve denizlerin dalgaları arasında darmadağın olmalarından sonra bütün insanları diriltecek olması da O’nun kuvvet ve kudretinin bir tecellisidir. Kimse O’nun elinden kurtulamayacaktır. Yeryüzünün onlardan neleri eksilttiğini O çok iyi bilir. Pek güçlü ve pek kudretli olanın şanı ne yücedir!