لكنّ

“لكنّ” Kökü

Kur'an'da 64 yerde, 62 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Bakara Suresi, 102. ayet وَلَٰكِنَّ "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanlar… Bakara Suresi, 177. ayet وَلَٰكِنَّ İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 189. ayet وَلَٰكِنَّ Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere ar… Bakara Suresi, 243. ayet وَلَٰكِنَّ Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "… Bakara Suresi, 251. ayet وَلَٰكِنَّ Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hük… Bakara Suresi, 253. ayet وَلَٰكِنَّ İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukl… Bakara Suresi, 272. ayet وَلَٰكِنَّ Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak n… Âl-i İmrân Suresi, 179. ayet وَلَٰكِنَّ Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. … Mâide Suresi, 81. ayet وَلَٰكِنَّ Eğer Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilene (Kur'an'a) inanıyor olsalardı, onları (müşrikleri) dost … Mâide Suresi, 103. ayet وَلَٰكِنَّ Allah, ne "Bahire", ne "Saibe", ne "Vasile", ne de "Ham" diye bir şey meşru kılmamıştır. Fakat, inka… En'âm Suresi, 33. ayet وَلَٰكِنَّ Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalan… En'âm Suresi, 37. ayet وَلَٰكِنَّ Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" (Ey Muhammed!) De ki: "Şüphesiz Allah'ın, bir m… En'âm Suresi, 111. ayet وَلَٰكِنَّ Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hak… A'râf Suresi, 61. ayet وَلَٰكِنِّي (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi ta… A'râf Suresi, 67. ayet وَلَٰكِنِّي Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilm… A'râf Suresi, 131. ayet وَلَٰكِنَّ Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir … A'râf Suresi, 176. ayet وَلَٰكِنَّهُ Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hev… A'râf Suresi, 187. ayet وَلَٰكِنَّ Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu v… Enfâl Suresi, 17. ayet وَلَٰكِنَّ وَلَٰكِنَّ (Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat A… Enfâl Suresi, 34. ayet وَلَٰكِنَّ Onlar Mescid-i Haram'dan (mü'minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onla… Enfâl Suresi, 43. ayet وَلَٰكِنَّ Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz… Enfâl Suresi, 63. ayet وَلَٰكِنَّ (62-63) Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah'tır. O, seni bizzat kendi yard… Tevbe Suresi, 56. ayet وَلَٰكِنَّهُمْ Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar… Yûnus Suresi, 44. ayet وَلَٰكِنَّ Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmederler.… Yûnus Suresi, 55. ayet وَلَٰكِنَّ Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di hak… Yûnus Suresi, 60. ayet وَلَٰكِنَّ Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara ka… Hûd Suresi, 17. ayet وَلَٰكِنَّ Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu… Hûd Suresi, 29. ayet وَلَٰكِنِّي "Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a ait… Yûsuf Suresi, 21. ayet وَلَٰكِنَّ Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evla… Yûsuf Suresi, 38. ayet وَلَٰكِنَّ "Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (… Yûsuf Suresi, 40. ayet وَلَٰكِنَّ "Siz Allah'ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilahlara) tapı… Yûsuf Suresi, 68. ayet وَلَٰكِنَّ Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şe… Ra'd Suresi, 1. ayet وَلَٰكِنَّ Elif Lam Mim Ra. İşte bunlar Kitab'ın ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir, fakat insanla… İbrâhîm Suresi, 11. ayet وَلَٰكِنَّ Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğ… Nahl Suresi, 38. ayet وَلَٰكِنَّ Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, dirilte… Tâhâ Suresi, 87. ayet وَلَٰكِنَّا Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mü… Hac Suresi, 2. ayet وَلَٰكِنَّ Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da kar… Nûr Suresi, 21. ayet وَلَٰكِنَّ Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayasızlığ… Neml Suresi, 73. ayet وَلَٰكِنَّ Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.… Kasas Suresi, 13. ayet وَلَٰكِنَّ Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu … Kasas Suresi, 45. ayet وَلَٰكِنَّا وَلَٰكِنَّا Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Med… Kasas Suresi, 56. ayet وَلَٰكِنَّ Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola erişt… Kasas Suresi, 57. ayet وَلَٰكِنَّ Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz o… Rûm Suresi, 6. ayet وَلَٰكِنَّ Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların ço… Rûm Suresi, 30. ayet وَلَٰكِنَّ Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sıms… Rûm Suresi, 56. ayet وَلَٰكِنَّكُمْ Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise onlara şöyle diyeceklerdir: "Andolsun, siz, Allah'ın y… Sebe' Suresi, 28. ayet وَلَٰكِنَّ Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilme… Sebe' Suresi, 36. ayet وَلَٰكِنَّ Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanl… Zümer Suresi, 49. ayet وَلَٰكِنَّ İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, ban… Mü'min Suresi, 57. ayet وَلَٰكِنَّ Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insan… Mü'min Suresi, 59. ayet وَلَٰكِنَّ Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.… Mü'min Suresi, 61. ayet وَلَٰكِنَّ Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yarata… Zuhruf Suresi, 78. ayet وَلَٰكِنَّ Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.… Duhân Suresi, 39. ayet وَلَٰكِنَّ Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.… Câsiye Suresi, 26. ayet وَلَٰكِنَّ De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününd… Ahkâf Suresi, 23. ayet وَلَٰكِنِّي Hud, "(Bu konudaki) bilgi ancak Allah katındadır. Ben size, benimle gönderileni tebliğ ediyorum. Fak… Hucurât Suresi, 7. ayet وَلَٰكِنَّ Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düş… Tûr Suresi, 47. ayet وَلَٰكِنَّ Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.… Hadîd Suresi, 14. ayet وَلَٰكِنَّكُمْ (Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minl… Haşr Suresi, 6. ayet وَلَٰكِنَّ Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da de… Münâfikûn Suresi, 7. ayet وَلَٰكِنَّ Onlar, "Allah Resulü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" di… Münâfikûn Suresi, 8. ayet وَلَٰكِنَّ Onlar, "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, üstün olan, zayıf olanı oradan mutlaka çıkaracaktır" diyo…