Kasas Suresi 56. Ayet
Tarihi Vakalar · Mekke · Sure 28 · Ayet 56/88
إِنَّكَ لَا تَهْدِى مَنْ أَحْبَبْتَ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ
İnneke la tehdi men ahbebte ve lakinnallahe yehdi men yeşa', ve huve a'lemu bil muhtedin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Kasas Suresi 56. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Doğrusu sen sevdiğine hidayet veremezsin ve lakin Allah, kimi dilerse hidayet verir ve hidayete irecekleri o, daha iyi bilir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu sen, sevdiğini doğru yola iletemezsin; fakat Allah dilediğini doğru yola iletir ve doğru yola erecekleri o daha iyi bilir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Hakıykat sen (Habibim, her) sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin. Fakat Allahdır ki kimi dilerse ona hidayet verir ve O, hidayete erecekleri daha iyi bilendir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Ey Muhammed), sen, sevdiğini doğru yola iletemezsin, fakat Allah, dilediğini doğru yola iletir. O, yola gelecek olanları daha iyi bilir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sen dilediğin kimseyi doğru yola eriştiremezsin, lakin ancak Allah dilediğini doğruya ulaştırır. O, hidayete gelecek olanları pek iyi bilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir; O, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçek şu ki, sen her sevdiğini doğru yola yöneltemezsin; fakat Allah'tır, (yönelmek) isteyeni doğru yola yönelten; ve yine O'dur, doğru yola girecek olanları en iyi bilen.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sen, sevdiğini doğru yola iletemezsin. Fakat, Allah, dilediğini doğru yola iletir. Çünkü hidayete layık olanları en iyi o bilir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sen, sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin; ama Allah hak edeni[1] doğru yola iletir. O, doğru yolu seçenleri iyi bilir.
Tefsir / dipnot (1)
Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" İnsanın "dilemesine", "İnsanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim İnsana aittir ve belirleyici olan İnsanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3).
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Aslında, sen, sevdiğini doğru yola eriştiremezsin. Ancak Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. Çünkü O, doğru yola erişecek olanları bilir.
İbni Kesir
Muhakkak ki sen; her sevdiğini hidayete erdiremezsin. Ama Allah; dilediğini hidayete erdirir. Ve hidayete erecekleri en iyi O, bilir.
Gültekin Onan
Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Tanrı, dilediğini hidayete erdirir; O, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Şüphesiz sen, sevdiklerine hidayet edemezsin. Fakat Allah, dilediğine hidayet eder. Hidayete erecek olanları en iyi O bilir.
Şaban Piriş
Sen, sevdiğine hidayet edemezsin. Fakat Allah, dilediğine hidayet eder. Çünkü hidayeti bulacakları en iyi o bilir.
Ali Özek ve diğerleri
(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Muhakkak sen, Ebû Tâlib ve onun dışındaki sevdiklerini iman etmeye muvaffak kılarak hidayet edemezsin. Fakat tek olarak Yüce Allah, dilediği kimseleri hidayete muvaffak kılar. O, geçmiş ilmiyle kimin dosdoğru yola hidayet olacağını en iyi bilendir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنَّكَ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| تَهْدِي | هدي | لا تهدي: لا ترشد ولا تدل. | |||
| مَنْ | مَن | يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| أَحْبَبْتَ | حبب | محبة الشيء: وده وميل النفس إليه. | |||
| وَلَٰكِنَّ | لكنّ | لكن: حرف ابتداء غير عامل يفيد الاستدراك والتوكيد. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| يَهْدِي | هدي | يرشد إلى الإيمان ويوفق إليه. | |||
| مَن | مَن | يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| يَشَاءُ | شيأ | من المشيئة، وهي: صفة ثابتة لله على ما يليق به. | |||
| وَهُوَ | هو | ضمير للغائب المفرد المذكر. | |||
| أَعْلَمُ | علم | أكثر علما وإحاطة. والعلم: من صفات الله عز وجل. | |||
| بِٱلْمُهْتَدِينَ | هدي | بالمستجيبين للهداية. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّكَ} غنة {أَحْبَبْتَ} قلقلة في الباء {وَلَكِنَّ} غنة مشددة في النون.
وفي {مَنْ يَشَاءُ} إدغام بغنة في النون مع الياء، ومد متصل