Bakara Suresi 272. Ayet
Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 272/286
۞ لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ ۗ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ ۚ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ ۚ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onların yola gelmesi senin üzerine değil velakin Allahdır ki dilediğini yola getirir, ve hayır namına her ne infak ederseniz hep kendi lehinizedir, ancak sırf Allah yüzünü gözeterek verirsiniz, bu vechile hayra dair her ne verirseniz karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onların yola gelmesi senin üzerine vazife değildir. Ancak Allah, dilediğini yola getirir. Hayır adına ne verirseniz, hep kendi lehinizedir. Ancak sizler, yalnız Allah rızası için verirsiniz. Bu şekilde hayır için her ne verirseniz, karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim) onları (İnsanları) hidayete erdirmek senin üstüne borç değil. Ancak Allah hidayeti kime dilerse ona verir (nasıyb eder). Infak edeceğiniz hayır (mal) kendi faidenizedir. Zaten siz, (Ey mü'minler) Allahın rızaasını aramakdan başka bir suretle infak da etmezsiniz ya. (Allah yolunda) maldan harcedeceğiniz (in mükafatı) size fazlasıyle ödenecekdir. Siz (bu hususda da) haksızlığa uğratılmayacaksınız.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
(Ey Muhammed) Onları yola iletmek sana düşmez, dilediğini doğru yola ileten Allah'tır. Verdiğiniz her hayır, kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için veriyorsunuz. Verdiğiniz her hayır, size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onları hak yola getirmek senin görevin değil, lakin Allah dilediğini doğru yola getirir. Hayır olarak yaptığınız her harcama sadece kendiniz içindir. Zaten siz Allah rızasını aramaktan başka bir gaye ile infak etmezsiniz. İşlediğiniz her hayrın mükafatı size tamamen verilir ve sizin hakkınız yenmez.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ey Peygamber,) İnsanları hidayete erdirmek senin işin değil, zira ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için harcamanız şartıyla, başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır: Çünkü yapacağınız her iyilik size olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni[1] doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak[2] ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.
Tefsir / dipnot (2)
Bkz. 2:142. ayetin dipnotu.
Karşılıksız olarak yapılan yardım, bağış.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onları doğru yola eriştirmek, senin görevin değildir. Tam tersine, Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, kendiniz içindir. Zaten paylaştıklarınız, yalnızca, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, haksızlık yapılmadan tümüyle size geri verilir.
İbni Kesir
Onları hidayete erdirmek sana düşmez. ALlah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır namına ne infak ederseniz kendinizedir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.
Gültekin Onan
Onların hidayete ermesi senin üzerine (bir yükümlülük) değildir. Ancak Tanrı dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Tanrı'nın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -zulme uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey peygamber! İnsanların hakkı kabul etmeleri, hakka boyun eğmeleri ve buna gelmeleri için onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Sana düşen ancak onlara bu hakkı göstermen ve onlara hakkı öğretmendir. Hakkı kabul hususundaki muvaffakiyet ve hidayete iletilmek Allah'ın elindedir. Allah, dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınızın iyiliği size döner. Çünkü Allah'ın buna ihtiyacı yoktur. Yapacağınız hayırlar ancak Allah'ın rızasını kazanmak için olmalıdır. Gerçek müminler, sadece Allah'ın rızasını kazanmak için infak ederler. Hayır olarak verdiğiniz az ya da çok ne varsa; karşılığı size tam olarak eksiksiz bir şekilde verilir. Muhakkak ki Allah hiç kimseye zulmetmez.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Onları hidayete erdirmek sana düşmez. ALlah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır namına ne infak ederseniz kendinizedir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
272- Onları hidâyete erdirmek senin üzerine (vazife) değildir. Fakat Allah dilediği kimseyi hidâyete erdirir. Her ne hayır infak ederseniz kendi faydanızadır. Zaten siz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için infak edersiniz. Hayır türünden her neyi infak ederseniz, (karşılığı) size eksiksiz verilir ve size asla zulmedilmez.
272. Yani ey peygamber, sana düşen ancak tebliğ, insanları hayra teşvik etmek ve kötülüklerden de sakındırmaktır. Hidâyete erdirmeye gelince bu, Allah’ın elindedir. Ayrıca Yüce Allah gerçek mü’minlerden de şöylece haber vermektedir: Gerçek mü’minler ancak Rablerinin rızasını isteyerek, onun mükâfaatını umarak infak ederler. Çünkü imanları buna davet eder. Bu ise mü’minler için bir hayırdır, bir tezkiyedir. Ayrıca bu buyruk, onlara ihlâslı olmayı da hatırlatmktadır. Yüce Allah yaptıkları infakları bildiğini bir kez daha tekrarlamakta böylece nezdinde zerre ağırlığı kadar bir hayrın dahi asla kaybolmayacağını onlara bildirmektedir:“Allah şüphesiz zerre ağırlığı kadar zulmetmez. (Yapılan) bir iyilik olursa onu da kat kat artırır ve lütfundan büyük bir mükâfat verir.”(en-Nisâ, 4/40)“Hayır türünden her neyi infak ederseniz (karşılığı) size eksiksiz verilir” kıyamet gününde ecirlerinizi tastamam alırsınız. “ve size asla zulmedilmez.” İyiliklerinizden hiçbir şey hatta zerre kadar bile eksiltilmez, kötülüklerinize de hiçbir şey eklenmez.