الأعلى
A'lâ Suresi
“Yüce” · 19 ayet · Mekke'de indi · İniş sırası 8
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
Sebbihısme rabbikel a'la.
Yüce Rabbinin adını tespih et.
ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
Ellezi halaka fesevva.
O, yaratıp şekillendiren, ahenk veren ve düzene koyandır.
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
Vellezi kaddere fe heda.
O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
Vellezi ahrecel mer'a.
(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Fe cealehu gusaen ahva.
(4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
Senukriuke fe la tensa.
Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
İlla ma şaallah, innehu ya'lemul cehre ve ma yahfa.
Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
Ve nuyessiruke lil yusra.
Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
Fe zekkir in nefeatiz zikra.
O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
Seyezzekkeru men yahşa.
Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
Ve yetecennebuhel eşka.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
Ellezi yaslen narel kubra.
(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
Summe la yemutu fiha ve la yahya.
Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
Kad efleha men tezekka.
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
Ve zekeresme rabbihi fe salla.
(14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Bel tu'sırunel hayated dunya.
Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
Vel ahıretu hayrun ve ebka.
Oysa ahiret, daha hayırlı ve süreklidir.
إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
İnne haza le fis suhufil ula.
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
Suhufi ibrahime ve musa.
(18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.