A'lâ Suresi الأعلى

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى ۝١ ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ ۝٢ وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ ۝٣ وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ ۝٤ فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ ۝٥ سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ ۝٦ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ ۝٧ وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ ۝٨ فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ ۝٩ سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ ۝١٠ وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى ۝١١ ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ ۝١٢ ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ ۝١٣ قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ ۝١٤ وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ ۝١٥ بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ۝١٦ وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ ۝١٧ إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ ۝١٨ صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ ۝١٩

Gâşiye Suresi الغاشية

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَـٰشِيَةِ ۝١ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَـٰشِعَةٌ ۝٢ عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ ۝٣ تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً ۝٤ تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ ۝٥ لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ ۝٦ لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ ۝٧ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ ۝٨ لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ ۝٩ فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ ۝١٠ لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَـٰغِيَةً ۝١١

Cüz 30 ٥٩١ Sayfa 591

A'lâ 1 Yüce Rabbinin adını tespih et.

A'lâ 2 O, yaratıp şekillendiren, ahenk veren ve düzene koyandır.

A'lâ 3 O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.

A'lâ 4 (4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

A'lâ 5 (4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.

A'lâ 6 Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

A'lâ 7 Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

A'lâ 8 Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

A'lâ 9 O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.

A'lâ 10 Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.

A'lâ 11 (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

A'lâ 12 (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

A'lâ 13 Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.

A'lâ 14 (14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

A'lâ 15 (14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

A'lâ 16 Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.

A'lâ 17 Oysa ahiret, daha hayırlı ve süreklidir.

A'lâ 18 (18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.

A'lâ 19 (18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.

Gâşiye 1 Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

Gâşiye 2 O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

Gâşiye 3 Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

Gâşiye 4 Kızgın ateşe girerler.

Gâşiye 5 Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

Gâşiye 6 Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

Gâşiye 7 O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

Gâşiye 8 O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

Gâşiye 9 Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.

Gâşiye 10 Yüksek bir cennettedirler.

Gâşiye 11 Orada hiçbir boş söz işitmezler.